Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
‘BAŞLARIM SİZİN KÜRDİSTAN DAVANIZA!’
Kemal ÖZCAN...

‘BAŞLARIM SİZİN KÜRDİSTAN DAVANIZA!’

Bu içerik 222 kez okundu.

Analar Diyarbakır HDP il binası önünde kaybolan çocuklarını arıyor.

Neden HDP?

Çünkü çocuklarını HDP’nin dağa kaçırdığını düşünüyorlar.

Analar devletin korumasında feryat ediyor.

‘Başlarım sizin Kürdistan davanıza!’ diyerek partinin camını çerçevesini kırıyor.

70 yaşındakiHacire Akar 2 gündür haber alamadığı oğlunu aramaya gelmiş.

Oğlu HDP il binasına girmiş, bir daha çıkmamış.

Daha önce de 2 oğlunu kaçırmışlar, sonuncuyu kurtarmaya çalışıyor.

Oğlunun videosu çıkıyor ortaya, ’ailem beni zorla evlendirecekti ben de evden kaçtım’ diyor.

Yaklaşık 4 ay önce halasının torunuyla zorla nişanlamışlar.

Evlenmek istemediği için evden kaçmış.

‘Ben dağa kaçmadım, buradayım!’diyor.

Çocuğumu bulun diye hükümete tepki gösterilmesi gerekir.

Hükümetinkoruması altında bulunan bir çocuğu örgüt dağa kaldırıyor.

Kınayarak geçiştirilmeye çalışılıyor.

Üstelik hükümet hiç üstüne alınmadığı gibi suçu sürekli muhalefete atmak ile meşgul...

Halbuki o bina 24 saat kameralarla gözetleniyor.

Hem çocuğu kaçırılan veya kaybolan ana babalar, çocuklarının bulunması için karakola giderler.

Ya da iktidar partisinin il binasının önünde otururlar.

Devlet devletliğini yapacak çıkacak ortaya,

ve bu annemin çocuğunu yer yarılmışsa da girip bulup getirecek.

Normalde halkın duyarlı olduğu demokratik ülkelerde,

böyle bir şey olsa İçişleri bakanı istifaederdi..

PKK'nın elinde esir tutulan askerlerin anneleri,

‘başlarım sizin terörle mücadelenize!’ diyerek AKP önünde oturursa ne yapacaksınız?

13 asker ve polisin PKK’nın elinde esir tutulduğu biliniyor.

Eylem AKP önünde olsaydı bu anaları o evlatları doğurduklarına bin pişman ederlerdi.

Eylem HDP önünde olunca bakanların biri gidiyor diğeri geliyor.

Mesela görevlerinden biri terörü bitirmek olan İçişleri bakanı,

hiç utanıp sıkılmadan anaları ziyaret edebiliyor.

Üstelik bunu başka bir partinin kapısının önünde yapıyor.

Devlet adına şimdiye kadar yaşanmamış çok üzücü ve küçük düşürücü bir olaydır.

Adam içişleri bakanı, olayı araştırıp gerçeği ortaya çıkaracağına HDP önündeki eyleme destek veriyor.

Örgüt çocukları geri getirsin diye oradaki eyleme katılıyor.

İnsanlar size terörü bitirin diye oy veriyor, eylem yapın diye değil!

Terör örgütünün insafından medet umuluyor.

Kayyum protestolarının yapıldığı bir ortamda gündem olması tesadüf müdür?

Halkın ilgisi kayyum atamalarından başka yere çekiliyor.

Sanki bunun yeni bir şeymiş gibi lanse edilmesi de çok garip.

Hem 20-25 yaşlarında üniversite okurken okulu, hayatı ve ailesini bırakıp,

bildiğin sonu ölümle bitecek bir yere kimse zorla götürülemez anca kendi isteğiyle gider.

Kim kimi zor kullanarak savaştırabilir ki?

Eğer bu ülkenin bir vatandaşı terörist olmaya karar veriyorsa,

bunun en birinci sebebi vatandaşına refah getiremeyen, sömürüyü katmerleştiren hükümetlerdir.

Oğlu kaçırılan baba ‘polisler bana HDP kaçırdı dedi’ diyor.

HDP Diyarbakır il binası önünde oğlunu isteyen bir anne ise,

'oğlum 16 gündür kayıptı. Emniyete gittim vali'de oradaydı. Kendisi ile görüştüm.’

‘Bana 'git HDP il binası önüne çocuğunu onlar bulur' dedi.

'çocuğumun HDP tarafından kaçırılmadığını biliyordum.

Emniyette herkes 'PKK dağa adam topluyor, HDP'de onlara bu konuda yardımcı oluyor'dediler.

Çok şükür oğlum geldi. Benim oğlumu devlet bulması gerekirken,

beni HDP'ye gönderdiler, oğlum kendisi evine döndü.’diyor.

AKP eline ne geçirdiyse onunla algı yürütmeye çalışan bir  iktidar.

Kaçırılan çocukları HDP'den istiyoruz, çünkü HDP eşittir PKK algısı oluşması lazım.

Bu işlerden sorumlu İçişleri bakanı da Diyarbakır HDP İl binasına geldi.

Kırmızı bültenle aradıkları adamın elinden tutup,

muhalefeti kötületmek için devlet kanalına çıkaran bunlar değilmiş gibi,

kalkmışlar HDP’nin  kapısında çocuk arıyorlar.

Bir devlet daha ne kadar küçük düşürülebilir ki?

Asker elinde, polis elinde, istihbarat elinde sen o çocukları bulup eve getirecek adamsın.

Yıllardır bu ülkeyi yöneten ama sorumluluk almayan bir iktidar var.

Nemalanmak, doğudaki sahipsiz oyları alabilmek için yapılan gösterişten başka bir şey değildir.

Binali Yıldırım’a oy toplamak için Öcalan ve kardeşini devreye sokanlar,

bu annelerin çocukları için neden HDP’yi adres gösterirler?

Bu anneler benzer eylemi kendi AKP il binası önünde yapsalar ne yaparlardı?

Tekel işçileri AKP genel merkezinin önüne geldiklerinde başlarına neler geldiğini gördük.

Yatağan işçileri olarak AKP İl ve ilçe binalarına gittiğimizde gördük polisin şefkatini..

Özelleştirme eylemleri sırasında parti binasının olduğu sokağa giremedik, çotak ettiler bizi.

AKP binası önünde otursak yaka paça gözaltına alırlar.

Yüzlerce faili meçhul cinayet işlendi bu ülkede,

ve her cumartesi anneler toplanıp çocuklarının nerede olduğunu haykırıyor,

bir kez olsun gerçek olan ve haklı olan o mağdurların yanında olun da inanalım İçişleri bakanı olduğunuza.

Eğer öyleyse maliye bakanı da ekonomik krizi protesto etsin, belki kriz çözülür.

Çocuğunu terör yüzünden kaybeden anaların iktidara gidip ‘17 yıldır bu terörü neden hala bitiremediniz?’ diye,

hesap sorması gerekirken, HDP’nin önünde oturmak neyi çözecek?

Çözüm olacaksa otursunlar tabi.

Eminim Öcalan hapiste olmasa o da gelirdi bu eyleme.

Koca devlet siyasi partilerin önünde eylem yapar hale geldiyse işimiz var.

Bu çocuklar kaçırılırken devlet neredeydi?

İçişleri bakanı neredeydi?

Cumartesi annelerine gazlı, coplu müdahale eden kolluk kuvvetleri,

HDP il binasında oturan annelere şefkat gösteriyor.

Polis korumasında demokratik eylem görmek benim gözlerimi yaşarttı.

Olacak iş değil, polis orada oturup eylem yapan insanlara su ve yemek veriyor.

Yarın çocukları etkisiz hale getirilse anında terörist yetiştiren birer ana olur çıkarlar.

Oğlunun cenazesini bile göstermezler, kamu hizmetlerinden men ederler.

Nedense bugün kıymete bindiler..

Analar şunu iyi bilmeleri gerekir, oğlunu dağa gönderen de, anneyi HDP önünde oturtan da kandan beslenen bu sistemdir.

Yaşanalar bir Ortadoğu cambazlığıdır.

HDP dağa çocuk kaçırıyormuş!

Peki neden tutuklamıyorsun kardeşim bu çocuk kaçıranları?

Hani başkanlık sistemi gelince Türkiye 500 kat güçlenecekti.

Daha Diyarbakır’da yolda yürüyen gence sahip çıkamıyorsun kaçırılıyor ve kimin kaçırdığını bilmiyorsun.

Kandil’e para gitmiş diye kayyum atıyorsun ama kayyumun altın kaplamalı saunasını,

baklavalarını, çerezlerini ve daha bir sürü yolsuzluğunu hırsızlığını hiç söylemiyorsunuz.

Selahattin Demirtaşannelerin sorununu çözmek için,

‘Kurun komisyonu terör araştırılsın’, ‘Anneler haklı, Öcalan’ı devreye sokalım’ dedi.

Bende gezideki gibi darbeyi filan mı gördü dedim, değilmiş!

Hükümet komisyon kurmaktan kaçar ama Öcalan’ı devreye sokalım fikrine sıcak bakar.

Arkadaş neler olubduru bu ülkede, ne dolaplar döndürüyorlar gene?

Yazık devlet analarla birlikte bir siyasi partinin il başkanlığının önünde çocuk dileniyor.

Yani bu anaların derdinin çaresinin orası olduğunun altı çiziliyor.

Sanki kanlı kirli bir oyun tezgahlanıyor gibi..

Hedef çocukları koruması, sahip çıkması gereken iktidar partisi olması gerekirken,

anaların HDP’önüne yönlendirilmesi manidardır.

Tam kayyum protestolarının üzerine olması çok daha manidardır.

Ben yaşadığımız hiç bir şeyin tesadüf olmadığına inananlardanım.

Bakalım bu çocuk isteme eylemlerinin sonu nereye varacak?

Ancak kazanan ne Cumartesi anneleri olacak ne de HDP önünde evlat nöbeti tutan anneler olacak.

Bugüne kadar tüm savaşlarda sadece ve sadece anneler kaybetmiştir.

Burada da anneler kaybedecek, kazananlar gene siyasi rantiyeciler  olacaktır.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-19/09/2019

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500