Advert
Advert
KADIN ÜNİVERSİTELERİ
Gülden SÖKELİOĞLU...

KADIN ÜNİVERSİTELERİ

Bu içerik 396 kez okundu.

Yıllar öncesinde bir Tv programında, ODTÜ'lü bir öğretim üyesinin konuşmalarını şaşkınlık içinde dinlemiştim.

Öğretim üyesi şöyle konuşmuştu:

"ODTÜ'lü bir grup öğretim üyesi olarak, Suudi Arabistan Üniversitelerini incele gezisi yaptık. Yaptığımız incelemede bir tuhaflık hissettik ve Suudi Üniversiteleri öğretim üyelerine " sizin hiç kız öğrencimiz yok mu? diye sorduk. Aldığımız yanıt bizi çok şaşırtmıştı.

'Var, ama kızlar ayrı üniversitede okuyorlar.

Hatta kız öğrencilerin hocaları da kadın oluyor, ama kadın hoca yoksa erkek hocalar dersleri perde arkasından anlatıyor, çünkü kızlarla erkeklerin bir arada olması günah' dediler".

Bu konuşmayı dinleyince çok garipsemiştim.

Şimdi ise, Kadın Üniversiteleri yine gündemde...

Cumhurbaşkanı Sn.Recep Tayyip Erdoğan G20 zirvesi için Japonya'ya gittiğinde, ziyaret ettiği ve Fahri Doktora ünvanı verilen, öğrencileri hep kadın olan Mukoyawa Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada ' ülkemizde de bunun adımını atacağız' der; Türkiye'ye dönünce gerekli hazırlıkları yapması için YÖK'e talimat verir.

Japonya'daki Kadın Üniversitelerinde akademik eğitimden ziyade evlenecek kızlara iyi bir eş-anne olma ve ev hizmetleri öğretiliyor.

(ev dekorasyonu, aşçılık, çocuk bakıcılığı, annelik, güzel sanatlar)

G20(Gelişmiş 20 ülke)toplantısının yapıldığı Japonya'da kadınların eğitimi kıyaslandığında sadece Güney Kore, Türkiye ve Suudi Arabistan'dan ileri, diğer 16 ülkenin gerisinde yer alıyor.

Japonya'da üniversite eğitimi alan kızların erkeklerle aynı işi yapsa da eşit ücret almadığı ve ağır iş yaşamıyla evliliğin yürümemesi nedeniyle çalışma hayatından uzaklaştıkları belirtiliyor.

Japonya eğitim modelinin ülkemizde uygulanmak istenmesi akıllara şu soruyu getiriyor?

'İslam ülkelerinde de uygulanan haremlik-selamlık eğitim modeli getirilmek suretiyle kadınlar çalışma hayatından uzaklaştırılıp, eve mi hapsedilmek isteniyor?

 

Osmanlı'da 1914 yılında, kadınlar için açılan ilk yükseköğretim kurumu olan İnas Darülfünunu, 1918-19 Öğretim yılında, İstanbul Darülfünunu binasına taşınınca, kız öğrencilerin erkeklerle aynı binada eğitim almaları karma eğitime doğru bir adım olmuştur.

(Tümer-Erdem 2007, s.368-72)

1921'de Darülfünunu Fen ve Edebiyat şubelerinde karma eğitime geçilmiştir...

1921-22 yılında Hukuk,

1922-23 yılında tıp Fakülteleri kız öğrenci almaya başlamıştır.

1924'de Tevhid-i Tedrisat kanunu ile ilköğretimde, 1926'da ortaöğretimde karma eğitime geçilmiştir.

1973 yılında kabul edilen 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ile, 'Karma Eğitim'  Türk Milli Eğitimi'nin Temel ilkesi olarak benimsenmiştir.

Günümüzden 100 yıl önce, İstanbul Darülfünunu'nda kız ve erkek öğrenciler birlikte eğitim görürken, bugün

'Kadın Üniversiteleri'ni gündeme getirmek; yüzyıllar öncesinde yakılan bilim meşalesini söndürmek ve  kadınları  cehalete teslim etmek anlamına gelir.

Kaynak: Bianet.org

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500