Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
AZGINLAŞAN VE SALDIRGANLAŞAN, ‘PROVOKATİF MİLLİ DUYGULAR!‘
Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ...

AZGINLAŞAN VE SALDIRGANLAŞAN, ‘PROVOKATİF MİLLİ DUYGULAR!‘

Bu içerik 2282 kez okundu.

Bir hafta içinde iki canlı bomba eyleminde, büyük acı yaşadık. Beşiktaş'ta 46, Kayseri'de 14 insanımız yaşamını yitirdi… Bu topraklar üzerinde, “kan-gözyaşı-acı ve hüzün” hiç bitmiyor. Günün sabahında-ortasında-akşamında hep acı haberler alıyor ve bu haberler; göğsümüze bir ok gibi saplanıyor, ecelsiz ölümler kalplerimizi kanatıyor…

Terörün yarattığı bu tablo karşısında; dünya görüşü ne olursa olsun, 'ben insanım' diyen herkes üzülüyor, ağlıyor, acı duyuyor. Terörle mücadelede veya terörist eylemler sonucu hayatını kaybedenler için sağcısı-solcusu-liberali, taraflı-tarafsızı herkes; ailesinden birisini kaybetmiş gibi kahroluyor! Bu olaylar karşısında elbette teröre ve arkasındaki güçlere karşı kitlesel tepki verilecektir. Bu çok doğal. Tepkinin gösterilmemesi yanlış olur zaten…

Teröre karşı verilen bu tepkiler, bazı ‘provokatif milli duygularla!’ birleşince, saldırgan bir hal alıyor ve hedefinden şaşıyor. Bir sağ-sol veya etnik çatışmanın doğması ihtimaline neden olabiliyor. Kayseri'deki terör karşıtı gösteride, bazı kişiler CHP'lilere saldırıyor; ülke çapında HDP binaları hedef alınıyor; yakılıyor, talan ediliyor…

7 Haziran 2015 seçimlerinden bugüne dek, 1,5 yılda, terör olaylarında ölenlerin sayısı 902’ye ulaştı. Bunlardan 551’i asker, diğerleri polis-korucu ve sivil… Bu rakamlara “15 Temmuz” darbe girişiminde yaşamlarını kaybeden; 5 asker, 62 polis ve 173 sivil dahil değil. 7 Haziran 2015’ten bu yana yaşadığımız her gün; aileler ve toplumumuz için ‘azap günleri’ oldu…

Kitlelerin, teröre karşı kabaran tepkisi, kontrol edilmeli, bunların talancı ve saldırgan tavırlarına izin verilmemelidir. Bu olaylar; 1980 öncesi yaşanılan Kahramanmaraş ve Çorum olaylarına; 2 Temmuz 1993’de Sivas-Madımak otelin radikal İslamcılar tarafından yakılması sonucu 33 aydının ölümü benzeri olaylara dönüşmemeli; iktidar buna fırsat vermemeli! Biz ülke içinde, farklılıklarımızdan dolayı birbirimizle çatışır hale gelirsek; bundan en çok kazançlı çıkacak olan, pusuda bekleyen, elleri kanlı Batılı emperyalist ülkeler olacaktır. İktidar ve toplum olarak bu duruma izin vermemeliyiz. Davranışlarımızda belirleyici olan duygularımız değil; akıl ve mantığımız olmalıdır her zaman!..

Türkiye, bomba yüklü araçların kent merkezlerinde cirit attığı, sokağa her gün ölüm korkusuyla çıkıldığı ve eve her gün, “ bugün de ölmedik şükür” hissiyle dönülen(Fatih Yaşlı, BiRGün) bir yer/coğrafya olmaktan çıkarılmalı ve toplum bu psiko-sosyal endişeden kurtarılmalıdır.

Kayseri katliamının ardından ÖDP’nin, “Söz bitti ama ölüm bitmedi” başlıklı açıklaması şöyle: “Vurulan memlekettir, kardeşliğimizdir. Kayseri saldırısını kınıyoruz. Söylenmesi gereken çok şey söylendi. Söz de bitti ama ölüm bitmedi. Yoksul halk çocukları bombalarla, silahlarla ölmeye devam ediyor. Ancak bugün başka şeyle karşı karşıyayız. Ülke; bombaların, silahların, intikam kavgasının içinde adım adım etnik bir boğazlaşmaya doğru sürükleniyor.

Her saldırı, etnik karşıtlığı körüklüyor; ülkemizi, emperyalist merkezlerin tezgâhında gelişen Ortadoğu’nun etnik ve mezhepsel çatışma dalgasına daha da yaklaştırıyor. Bu saldırı, etnik ayrışmayı derinleştiren, kardeşliğimizi vuran bir saldırıdır.  Ülkeyi yöneten AKP iktidarı başta olmak üzere herkes sorumlu davranmalı; etnik bir boğazlaşmayı derinleştirecek adımlardan uzak durulmalıdır. Büyük acılar içinde bırakılan memleketimizin geleceğine, kardeşliğimize, bir arada yaşama irademize sıkı sıkıya tutunmanın zamanıdır. Bu zor günlerde, tüm gücümüzle, bunun için mücadele edelim!..”(BiRGün, 18.12.2016)

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500