Advert
Advert
Advert
Fil Çimen ve At
Hüseyin AÇAR...

Fil Çimen ve At

Bu içerik 287 kez okundu.

Karya Sanat Atölyesi Mayıs ayında 12 günde, 12 oyuna imza atan bir etkinlik gerçekleştirdi.

Karya Tiyatro Şenliği adı altında sanat ve kültür adına yapılan bu güzel etkinlikte 12 oyunda küçükler, gençler ve büyüklerin yer aldığı tiyatro oyunlarıyla karşımıza çıkan Karya Sanat Atölyesi sanıyorum ki izleyenlerden olumlu ve tam not almışlardır.

Bu köşe yazımda siz değerli okuyucularıma Karya Sanat Atölyesinin büyüklerinin de rol aldığı ve 4 gün süresince Milaslılarla buluşan son oyunları olan Fil Çimen ve At’tan söz etmek ve oyunu değerlendirmek istiyorum.

Yazdığı oyunu aynı zamanda yöneten Dağlar Uygur Fil Çimen ve At’ta perde arkasında kalmış ve oyunu bizler gibi ancak çok daha farklı gözle izlemişti.

Fil Çimen ve At’ın ilk günkü zamanında oyuncular kadar bizlerde heyecanlıydık. Bugüne kadar açıkçası Dağlar Uygur’u yönetmenliğinin ve oyun yazarlığının yanında hep oyuncu olarak sahnede izlemiştik.

Son oyun olan Fil Çimen ve At’ta Dağlar sahnede yoktu. Dağlar’la birlikte Cansu Dere, Orkun Tepeköylü, Mert Tireli, Aslıhan Kumtepe’de oyunda yoktu.

Artık kendilerine göre tiyatroda ustalaşan bu isimlerin sahne almadığı bir oyunu izlemek ne kadar etkili ve güzel olabilir düşüncesiyle oyunu izlemeye gittim.

Antik Yunanistan’da geçen ve gerçek bir olaydan esinlenen Dağlar Fil Çimen ve At’ta Yunanlılarla, Turuvalılar arasında bir kadın yüzünden çıkan savaşın günümüze mizahi yönden uyarlaması olarak çıktı karşımıza…

Antik Yunanistan’da Olimpiyos Dağında yaşayan tanrıların tanrıçaların insanlara bakışını iki devletin arasında ki savaşa yön verme çabaları oldukça güzel ve etkili bir dille anlatılmış.

Tanrı Zeus, savaş tanrısı Ares, güzellik tanrıçası Afrodit, ve diğer tanrılar tanrıçalar toplanmışlar insanların arasında ki savaşı izlemişler..

Yunanlı Kralı nın karısını kaçıran Turuvalı Aşil’in komik hikâyesinde günümüzden yer yer müthiş esprileri oyunda bulduk.

Benin en tuttuğum espiri Aydem ile ilgili olandı. Aydemin’de Elektirik tanrısı olduğunu ve önüne geleni çarptığını duymak keyifli geldi.

Oyunda Karya Tiyatro Atölyesinin ustaları Tanrı ve Tanrıçaları oynamışlar. Ali Çoban Tanrı Zeus rolünde oldukça karizmatikti. Beyaz renk hepsine çok yakışmış.

Özgür Kesken Savaş Tanrısı Ares, Sema Aytepe Tanrı Zeus’un eşi Hera’yı canlandırdı.

Açıkçası oyunda rol alan diğer genç isimleri çok yakından tanıdığımı söyleyemem ancak hepsi üstlendikleri rolün hakkını verdiler. Yılmaz Cenk Turgay, Egesu Akdeniz, Sude Naz Karakoyun, Seda Peksoy, Emre Gümüşkesen, Deniz Kara, Abdullah Kavasoğlu, Baran Yiğit Yazıcıoğlu, Rabia Güner, Irmak Özağaç ve ilk oyunlarıyla İsmail Şimşek, İmdat Duran sahnede oldukça başarılı oldular.

Tarihten günümüze gelen ve bizleri gülme krizine tutan esprilerle renklenen oyunu genel olarak başarılı bulduğumu söyleyebilirim.

Oyunu izlemeye gidenlerin sıkılmadan oyundan çıktıklarını düşünüyorum.

28 -29-30-31 Mayıs tarihlerinde yeni sahneleri Suudi Özkan iş Merkezi Tiyatro Salonunda oynanan Karya Sanat Atölyesinin 12 oyunla ile ilgili olarak söyleyebileceğim çok fazla bir söz yok.

1 yılın emeğini 12 gün içersinde bizlerle buluşturan Karya Sanat Atölyesi'nin küçük genç ve büyük tüm oyuncularına minik sanatçılarına oyunları Milaslılarla buluşturan eğitmenlere oyunları yazan Dağlar Uygur’a oyunların gizli ve görülmeyen isimlerine teşekkürler.

Sanat, kültür ve tiyatro ile dolu dolu bir Mayıs ayı yaşadık.

Elinize, yüreğinize sağlık…..

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500