escort izmir

Advert
Advert
HIRSIZLIK VE TÜRLERİ
Prof. Dr. Adnan ERKUŞ...

HIRSIZLIK VE TÜRLERİ

Bu içerik 682 kez okundu.

Adi hırsızlığı hepimiz biliriz; birisi bir eve, işyerine, arabaya vb yere girer ve başkasına ait olan bir malı çalar. Elbette, zor durumda kalınarak yapılan hırsızlık ile profesyonel hırsızlığı da birbirinden ayırmak gerekir.

Aç birisinin bir fırından bir ekmek çalması ile bir çete kurarak kontör, bankamatik, telefon vb hırsızlığı yapması niyetler ve gereksinimler açısından aynı şey değildir. Bu ülkede baklava çalan küçücük çocukların hapislerde yatırıldığına, ama devleti dolandıranlara madalyalar takıldığına tanık olunmuştur.

Bu ülke bir mal, para, hizmet çalmanın bin bir çeşidine de tanıklık etmiştir: Hayali ihracat ile hazineden para çalanlar, bir başka ülkede “naylon” bir şirket kurup ihracat-ithalat yapıyormuş gibi vergi kaçıranlar, ihalelerden pay alan devlet yöneticileri, Fener-Bosna gibi yurttaşların dini duygularını kullanarak toplanan yardım paralarına el koyanlar, halkın malı olan fabrikaları-limanları-madenleri ‘babalar gibi’ yabancılara satanlar, “kadın” satanlar, sahte para basanlar, kendi kurduğu bankayı gece yarısı soyanlar, rüşvet alanlar, sayın da sayın…

Ancak, hırsızlığın başka türleri de vardır. Örneğin yalan söylemek, yanıltmak ve aldatmak da bir hırsızlıktır; çünkü karşınızdakinin güvenini çalmış olursunuz.

Seçimde oy alabilmek için her türlü gerçek dışı söylemler uydurmak da bir hırsızlıktır, çünkü seçmenin iyi niyetini çalmış olursunuz.

Sınavda kopya çekiyorsanız, hak etmediğinizi ve en önemlisi de öğretmeninizin güveninin çalıyorsunuz demektir.

İşçiye hakkını vermemek de hırsızlıktır, çünkü onun emeğini çalıyorsunuzdur.

İnsanları haksız yere işinden atmak da hırsızlıktır; çünkü onu ve ailesini aç bırakıyorsunuz demektir.

Bir yığın üniversite(!) açıp sonra da üniversite mezunlarına iş ortamı sağlamamak da hırsızlıktır; çünkü onların düşlerini, umutlarını ve geleceklerini çalışıyorsunuzdur.

Çiftçinin yerli tohum kullanmasını yasaklamak da hırsızlıktır; çünkü, onun ekmeğini çalıp yabancıları besliyorsunuz demektir.

İnsanların fikirlerini söylemelerinden dolayı veya uyduruk-düzmece nedenlerle tutuklanmaları da hırsızlıktır; çünkü, onların özgürlüklerini çalıyorsunuz demektir.

Çalışmadığı halde bir belediyede çalışıyor görünüp, düzenli maaş çekmek de hırsızlıktır; hem başkalarının hakkını, hem de ülkenin hazinesini çalıyorsunuz demektir.

Hak etmediğiniz (liyakatınız olmadığı) halde, torpille bir işe girmişseniz yine hırsızlık yapıyor; hakkedenlerin işini çalıyorsunuz demektir.

Her türlü hırsızlık, mağdur olana yapılan bir zulümdür; hırsıza haksız bir keyif yaşatırken, mağdurlara acı çektirir. Mağdurların çoğunda onulmaz yaralar açılır, yaşam boyu sürecek travmalara neden olunur.

Ama doğrudan zulmün kendisi de bir hırsızlıktır. Eşini, çocuğunu, gazeteciyi, siyasetçiyi vb dövmek, işkence yapmak, hayvanlara eziyet çektirmek, ağaçları kesmek, tümü bir zulümdür ve hırsızlıktır. Çünkü, onların sağlığını çalıyorsunuz demektir.

Öldürmek de hırsızlıktır. İster bir din adına, ister kutsal başka amaçlar uğruna, isterse bir öfke uğruna olsun her öldürüm bir hırsızlıktır; çünkü, yaşamı çalıyorsunuz demektir. Hele din adına yapıyorsanız, Tanrıya şirk koşuyorsunuz demektir.

Öyle bir toplum düşünün ki, baştan ayağa hırsızlığa bulanmış olsun. Ben bilmiyorum, ama herhalde böyle bağzı ülkeler vardır. Kısacası, hırsızlık yaygınlaşır ve toplumsallaşırsa ne olur? O ülkede kişiler arası ilişkilerden, devletin tüm kurumlarına kadar temel güven yok olur. Temel güven yok olursa ne olur? Bunu da bilmiyorum, ama herhalde bağzı ülkelerde yaşayanlar ne olacağını, yine yaşayarak öğrenecekler.

Sahi, yukarıdaki hırsızlıkları yapanları tanıyor musunuz; çevrenizde var mı bu tür kişiler?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Adnan Erkuş     2019-06-20 Sondan önceki paragrafta "bağzı" sözcüğü ironi yapmak için kullanılmıştır. Yazı web sayfasına aktarılınca, "baĞzı" yazımında "ğ" küçük harfe dönüşmüştür. Okuyucuya saygıyla. Yazar