escort izmir

Advert
Advert
TUNÇ ELİ...
Kemal ÖZCAN...

TUNÇ ELİ...

Bu içerik 343 kez okundu.

Gündemde gene Tunceli-Dersim tartışması var.

Tunceli belediyesini, Dersim belediyesi yapmak Maçoğlu’nun ilk icraatı oldu.

Geçen dönem belediye binası girişindeki tabelada her ikisi de yazıyordu.

Kayyum atanınca silindi.

Yeniden yazılması için meclisten karar çıkardılar.

Ancak bu karar valilik onaylarsa gerçekleşecek.

Öyle velveleye verilecek kadar değil.

İstanbul seçimlerini etkiler mi bilmiyorum ama çok gereksiz bir tartışma yapılıyor.

Dersim bir bölgenin adıdır, Tunceli kentin adı.

Çukurova’da Adana gibi, Kapadokya’da Nevşehir gibi.

Dersim bölgesinde Tunceli haricinde Erzincan, Erzurum, Elazığ ve Bingöl toprakları da yer alır.

Hatta bir iddiaya göre de kuzeyden Sivas'a, doğudan Muş'a, batıdan da Malatya'ya kadar uzandığı söylenmektedir.

Dersim bölgesini tarihçiler batı Dersim, doğu Dersim olarak ayıracak kadar ileri gitmişlerdir.

23 Kasım 2011 Tarihinde,

Tayyip Erdoğan daha henüz Cumhurbaşkanı değildi.

AKP Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında konuşuyordu.

Gündeminde Dersim üzerinden hararetli bir tartışma vardı.

‘Devlet adına Dersimlilerden özür diliyorum’ dediğinde tüm salon onu ayakta alkışlamıştı.

Dersim olaylarına ilişkin bazı önemli belgeler açıkladı.

Bu arada CHP’ye, Kılıçdaroğlu’na ve Atatürk’e ince ince göndermeler yapıyordu.

‘Evet değerli arkadaşlarım, sayısı bugün dahi bilinmeyen, tahmin edilen binlerce insan,

kadın ve çocuk katlediliyor, yuvalar yıkılıyor, binlerce insan batıya göç ettiriliyor…

Dersim yakın tarihimizdeki en acı en trajik olaylardan biridir.

Bu kanlı eserin sahibi olan CHP'dir. CHP'nin Tunceli milletvekilleridir. Tunceli kökenli Genel Başkanı'dır.’

‘Kılıçdaroğlu nereye kaçıyorsun. Bunlardan nasıl sıyrılacaksın.

Ben mi özür dileyeceğim, sen mi özür dileyeceksin.

Devlet adına özür dilemek gerekiyorsa böyle bir literatür varsa, ben özür dilerim, diliyorum.

Ancak CHP zihniyeti adına özür dilemesi gereken varsa güya ‘yeni CHP'nin genel başkanıyım' diyorsun sensin.

Hadi onurunu kurtar bakalım…’

‘1936, 1937, 1938 ve 1939’da, toplam 13 bin 806 kişinin öldürüldüğü bu belgede ifade ediliyor.

Belgenin altındaki imza çok ilginç. Faik Öztrak, Dahiliye Vekili, yani İçişleri Bakanı.

Drsim Kürtçe’de ‘Gümüş Kapı’, Zazaca’da ise ‘Duvarlı’ anlamına geliyor.

Tunceli’nin önceki adı Mamiki ve Kalan’dır.

Atatürk Dersim’i Tunceli yapmadı, Mamiki’yi Tunceli yaptı.

Peki Tunceli ismi nasıl verildi?

1937’de ‘Tunç Eli’ adıyla bir operasyon yapıldı.

Bizzat Atatürk’ün emriyle Sabiha Gökçen tarafından dersim bombalandı...

İsyan çıkaranlara karşı karadan başlatılan ‘Tunç Eli’ operasyonu,

Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı gibi13 bin küsur insanın katledilmesiyle sonuçlandı.

Sonrasında Sabiha Gökçen’e madalya verildi.

Tunceli ismi hiç de parlak olmayan ‘Tunç Eli’ operasyonundan almıştır adını.

Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı belgelerin arasında öyle yürek burkan bir hikaye var ki sormayın!

O açıkladığı için gönül rahatlığı ile aktarabiliyorum.

Yoksa boynuma ne yaftalar asılır, ne damgalar basılırdı.

‘Mazgirt Tersemek nahiyesinin halkı doğranmakta.

Merhamet sahiplerinden biri, birle on yaş arasında 20 kadar çocuğu alıp bir derenin içine saklamıştır.

Vaziyet birden haber alınıyor.

Çocukların öldürülmeleri emri veriliyor.

Fakat bu emri yerine getirebilecek kimse bulunamıyor.

En katı yürekliler bile, böyle müdafaasız masumlara silah kullanamayacaklarını söylemeye mecbur kalıyorlar.

Nihayet kara suratlı bir adam bulunuyor ve bir dere içinde titreşe titreşe bekleyen 20 masumun işi bitiriliyor.

Murat suyunun, kandan kıpkızıl aktığını görenler olmuştur.

Dersim vakasının en büyük mazlumlarından Seyit Rıza’nın hikayesi ise ayrıca yürek burkucu.

Dönemin Malatya Emniyet Müdürü İhsan Sabri Çağlayangil, bir röportajda bunu şöyle anlatıyor.

‘Son sözünü sorduk? “kırk liram var, oğluma verirsiniz” dedi.

Bu sırada Fındık Hafız asılıyordu.

Asarken iki kez ip koptu.

Seyit Rıza görmesin diye ben arabanın önünü kapattım.

Fındık Hafız’ın idamı bitti.

Seyit Rıza’yı meydana çıkardık.

Soğuktu ve etrafta kimseler yoktu.

Ama Seyit Rıza, meydan insan doluymuş gibi sessizliğe ve boşluğa hitap etti.

Evlad-ı Kerbelayık! Bihatayık! Ayıptır, zulümdür, cinayettir.’

Evet değerli arkadaşlarım.

Sayısı bugün dahi bilinmeyen, tahmin edilen binlerce insan, kadın ve çocuk katlediliyor,

yuvalar yıkılıyor, binlerce insan batıya göç ettiriliyor, binlerce kız çocuğu evlatlık veriliyor.’

‘Oğlumu benden sonra asın!’ demesine rağmen,

16 yaşındaki oğlu gözlerinin önünde idam edilen,

75 yaşındaki Seyit Rıza’dan iki söz aktarmak istiyorum...

‘Ben senin yalan ve hilelerinle baş edemedim, bu bana dert oldu.

Ben senin önünde diz çökmedim, bu da sana dert olsun.’

İdam edilmeden önce söylediği son sözü şuydu;

‘Evlad-ı Kerbelayık! Bihatayık! Ayıptır, zulümdür, cinayettir.

Anlamı ise şöyle;

‘Kerbela çocuklarıyız, hatamız yok. Ayıptır, zulümdür, cinayettir.’

Belgelerle 13 bin 806 kişinin öldürüldüğü,

Murat suyunun kandan kıpkızıl aktığı itiraf edilmiş oldu.

Komünist başkana gelince,

Maçoğlu ilk günden beri Tunceli'ye Dersim demiştir.

Maçoğlu kendi içinde tutarlı biri.

İlk gün ne söylediyse bugünde onun arkasındadır.

Sırf birilerine batıyor diye, Dersim'e Tunceli demeyecektir.

Aldığı kararları başkaları istemiyor diye değiştirmeyecektir.

Bedelse öder, ödememek için kıvırmaz, eğrilmez, bükülmez.

Bu bölgede yaşayanlar yaşadıkları yere Dersim, kendilerine de Dersimli diyorlar

ve ne Cumhuriyet'le ne de Atatürk'le bir dertleri var.

Ha bu karar doğru bir karar mıdır? diye soracak olursanız.

Cevabım çok net olarak‘hayır’dır.

Maçoğlu Atatürkçü, Kemalist filan değil, adı üstünde komünisttir...

Popülizm peşinde koşacağına hepimizin takdir ettiği işleri yapmasını beklerdim kendisinden...

Sanki kentin en önemli meselesi buydu.

Sevilerek gelmişsin, Tunceli değil, tüm Türkiye seni kucaklamış

ve sen ilk fırsatta saçma sapan bir işe imza atıyorsun.

Bak Atatürkçü kisvesi ile siyaset yapan faşist, aydınlıkçı, ulusalcı otoriteyi çok kızdırdın.

Çok önemli bir ivme yakalamıştın, durma öylece devam et yoluna.

Zaten ‘Tunceli' isminin tabelada 'Dersim' olarak değiştirilmesine yönelik aldığınız karar,

valiliğin başvurusu üzerine uygulanmadan Erzincan İdare Mahkemesi'nce durduruldu.

Böylelikle bu tartışma şimdilik kapanmış oldu...

Ancak Tayyip Erdoğan’ın 23 Kasım 2011 tarihinde,

Dersimlilerden özür dilemesi ile başlayan tartışmanın ucu açık kaldı.

Tarihle yüzleşilerek bunun da sonuçlandırılması gerekiyor.

Bu çıkışı 2007-2014 tarihleri arasında Kürtleri gündeme getirip oy devşirmeden ibaret kaldı.

2014 yılından bu yana oyları Türk milliyetçiliği üzerinden devşiriyor.

Onun oy, pardon kaz gelecek yerden tavuğu esirgemeyeceğini çok iyi biliyoruz.

Hoş Kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-23/05/2019

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500