Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ
Kemal ÖZCAN...

TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ

Bu içerik 298 kez okundu.

6 Mayıs  demokrasi adına bu ülkenin en kara günü olarak tarihe geçti.

Halkın iradesi gasp edildi.

Anlaşıldı ki, artık bu ülkede maçı kazanmak için hakemi de yenmek gerekiyor.

İddia ediyorum İmamoğlu yüzde 70 alsaydı bile seçimi gene iptal edeceklerdi.

Kılıflar hazırdı.

Oy farkı, oyların çalınması ve trafoya giren kediler konuşulmadı.

Neymiş?

Sandık kurulları usulsüzmüş?

YSK neden iptal edilsin mi, edilmesin mi oylaması yapıyor onu da anlamış değilim?

Kurallar ve hükümler çok net değil mi?

Seçim kanununda yoruma açık hükümler mi var?

Yoksa muallak bir durum var da YSK ondan mı oylama yapıyor?

Bu bir demokrasi tiyatrosu.

Milyonlarca insan işini gücünü bırakıyor, o kadar masraf ediliyor,

sonuçta 11 kişiden oluşan bir grup oylama yapıyor.

Yapılan oylamada 11 kişinin 7’si seçim iptal edilmesini istedi diye seçim iptal ediliyor.

Bu üyelerin atamalarını kim yaptı?

Görev sürelerini kim uzattı?

Muhalefet korkak, pısırık, koltuk düşkünü olunca istedikleri kararı alırlar tabi.

31 Marttan beri ‘iptal edilse bile daha güçlü seçimi alırız’ dediler durdular.

Tayyip Erdoğan muhalif seçmenin ne şartla olursa olsun,

sokağa çıkıp basit bir demokratik tepki bile gösteremeyeceğini çok iyi biliyor.

Elinden oyuncağı alınmış çocuklar gibi mızılanır, mızılanır otururlar.

Böyle bir karar 2013 yılında alınsaydı, sokaklara dökülürdü millet.

Sanırım artık bu ülkeye dair tüm umutlarımızı tükettik.

Siyasal İslam’ı bu sinmişlikle yenemezsiniz!

Radikal kararlar almadan kurtuluş yok!

Tüm muhalefet seçimden çekilmeli ve sine-i millete dönülmeliydi.

Tabi boykot partiler düzeyinde olmalı, yoksa bireysel boykot AKP’nin ekmeğinle yağ sürer.

Faşizmin sandıkla geleceğini ancak sandıkla gitmeyeceğini öğrenemedik..

Bu kararla mutlak Monarşiye geçtik, Cumhuriyet bitti.

Tipik bir Ortadoğu ülkesiyiz artık.

Parti devletiyiz, kabile devletiyiz.

Siyasi literatürde ne kadar olumsuz ifade varsa oyuz.

Seçme ve seçilme hakkını kendi yaptıkları usulsüzlükle kaldırdılar..

6 Mayısta sivil darbe yapılmıştır.

Darbeci kim?

Darbeyi azmettiren kim?

İktidar ve YSK güvenilir bir seçim ortamı sağlamaktan aciz olduklarını resmen kabul ettiler..

İki lafından biri sandık olan, milli irade olanların gerçek yüzünü gördük.

Takke düştü kel göründü.

Sürekli oy veriyoruz, sürekli sandık goygoyu yapıyoruz ancak ortada demokrasi filan yok!

Mesela iki takım maç yapıyor, yenilen takım hakem yeterli değildi diye itiraz ediyor.

Maç yeniden oynanmak üzere iptal ediliyor.

Sabah akşam İstanbul’u dinliyoruz gözlerimiz kapalı.

Seçimi Binali kazanmış olsaydı hiç kimse bu usulsüzlüğe akıl bile erdiremezdi.

Secim yönetmeliği en son 19 Mart 2018'de hazırlanmış.

Sandık kurulu başkanlarına memur olma zorunluluğu getirilmiş.

Muhalefet olarak siz bu mevzuatı bileceksiniz.

2 Mart tarihine kadar bu konudaki itirazınızı yapacaktınız.

CHP haksız olduğu için değil, güçsüz olduğu için seçim yenileniyor.

Aynı sandık başkanlarıyla 24 Haziran ve 31 Mart seçimleri yapıldı.

CHP 24 Haziranda bu usulsüzlüğü tespit edip itiraz etti mi?

Etmediler, adam kazandı deyip geçtiler..

31 Mart iptal olunca aynı gerekçelerle dün 24 Haziranın iptali için itiraz ettiler.

Binali seçimi kazansaydı gene adam kazandı deyip geçeceklerdi.

Adamlar kendileri yazıp kendileri oynuyorlar.

123 sandıkta sandık başkanı kamu çalışanı değilmiş.

Bu sandıklardan Binali yüzde 52, İmamoğlu’da yüzde 47 oy almış.

Hile yapıldı dedikleri 123 sandıkta Binali daha fazla oy almış.

Eğer 13 bin küsur oy farkını kapatması için Binali’nin yüzde 80 falan oy alması lazım o sandıklarda.

Bu da mümkün değil.

Bu sandıklarda toplam 42.000 oy var,  sonuçları değiştirir demek hangi akla sığıyor?

Sonucu değiştirecek bir durum yok ortada, kaybettiler sebebi o.

Adamlar işine gelince samanlıkta iğne arıyor , işine gelmeyince o samanlığı komple yakıyor.

Benim takıldığım nokta bu sandık kurullarına neden daha önce hiçbir parti itiraz etmedi?

Yasal süresi 2 Martta bitmesine rağmen itiraz etmek için seçimin kaybedilmesi mi gerekiyordu?

CHP’de kaybedince mi itiraz edecekti?

AKP’nin bu seçimi kaybetme ihtimaline karşı bir bahaneyi hazırda bulundurabileceğini neden düşünmedi?

İlk gece iddia ettikleri gibi Binali 3.000 oyla kazansaydı,

YSK bütün itirazları anında reddedecekti.

Sahi ne oldu o 3.000 oyla kazandık iddiasına?

Kabataş’taki başörtülü kardeşinin üstüne işedikleri gibi yalan mıydı?

Üç seçimdir seçimler stratejik bir savaş oyunu haline geldi.

Muhalefet ise hala buna idrak edemedi.

Sandık başında beklemekle, çuvalların üstüne yatmakla seçmenden alacakları aferinin gazı peşinde.

Bu sandık başkanları seçimi ne yönde etkilemiş olabilirler ki?

Görev yapanlar, tutanaklarda herhangi bir hata mı yapmış?

Hiç kimse sandık başkanına bakarak oy kullanmıyor ki!

Seçmenin tercihi sandığa yansımış, seçmenin attığı oy, sandıktan çıkan sonuç olmuştur.

Sonuç olarak, ortaya konan nedenlerin hiç biri,

seçimin sonucunu değiştiren ve iptal edilmesini gerektirecek bir durum değildir.

Eğer aynı usulsüzlükler AKP lehine olsaydı, YSK yine aynı kararı verir miydi?

Zannetmiyorum o iş biraz sıkardı!

İstanbul seçimlerinde yapılan incelemeler diğer seçimlerde de yapılmış olsaydı inanın hükümet düşerdi.

Artık çaldıkları minare diktikleri kılıfa sığmaz oldu.

Sandık kuruluna yapılan atamalarda, usulsüzlük varsa, iktidar yaptı!

Sandık aynı, başkan aynı, müşahitler aynı, sandıktan, çıkan oylar doğru.

Sana çıkarsa tamam da, çıkmazsa iptal.

2023 seçimlerini kaybettiklerinde oturdukları o koltuktan ineceklerine inanmıyorum artık.

Bundan sonra iktidarlar, her şehirde bir sandık kurulunu hatalı kurdurup,

kazanamazsa hatayı ortaya çıkarıp seçimi yeniletebilir. 

Her seçim bir şeyler oluyor ve biz yeni yeni bir şeyler öğreniyoruz.

Ne yaparsanız yapın, sonuçta muhalefete rağmen halk kazanacak,

ve sadece İstanbul'da değil tüm ülkede yıllardır süregelen saltanat son bulacaktır.

Ben en çok neye üzülüyorum biliyor musunuz?

Hani o ‘Her şey çok güzel olacak Ekrem Abi’ diye bağıran, Berkin kaşlı çocuk var ya işte ona.

Şimdi karşınıza çıksa ne diyeceksiniz?

Her şey çok güzel olmuştu da biz sahip çıkamadık’ mı diyeceksiniz, utanarak?

Martın sonundaki baharı ellerinden aldıranlar, şimdi Haziran sonunda gelecek yazı bekliyorlar.

Faşizmi sandıkla alt edemezsiniz!

Hele siyasal İslam’ı seçimle hiç yenemezsiniz!

Şimdi Kürt milliyetçilerinin ağzına bir parça bal çalacaklar.

Bakın 8 yıl aradan sonra Öcalan’ın avukatları ile görüşmesine seçimin iptal edildiği gün izin verildi.

İmamoğlu'nu başkanlığa Kürtler getirdi, götüren de Kürtler olacak.

Bunu bir kenara yazın!

Yazımı Meral Akşener’in bir sözüyle bitireyim.

‘Ramazanın ilk orucunu hak yiyerek açtınız, afiyet olsun’

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-11/05/2019

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500