Advert
Advert
SEVGİ DİLİ!..
Gülden SÖKELİOĞLU...

SEVGİ DİLİ!..

Bu içerik 698 kez okundu.

Hayatın her alanında, şiddet her yerde karşımıza çıkıyor.

Genelde gücü yeten yetene şiddet uyguluyor: işyerinde şiddete uğrayan evde eşine, o da çocuklarına, çocuklar da evde, ya da sokaktaki kedi ve köpeğe şiddet uyguluyor.

Küçük çocuklara, genç kızlara ve kadınlara evde, sokakta, metroda, otobüste uygulanan her türlü taciz, tecavüz ve şiddet de her geçen gün yayılıyor, ne yazık ki çoğu zaman cezasız kalıyor.

Hayvanlara uygulanan çeşitli şiddet uygulamaları da hayvanseverleri çileden çıkarıyor. Oysa bu evrende insanların yanında diğer canlıların da yaşama hakkı vardır.

Ancak geçtiğimiz günlerde Ankara-Çubuk'ta, şehit cenazesinde Anamuhalefet lideri, CHP genel başkanı, Sn. Kemal Kılıçdaroğlu'na; kadınlı, erkekli bir grup tarafından düzenlenen linç girişimi ise şiddetin doruk noktasıydı...

Şehit cenazesinde olmaması gereken görüntüler yaşandı;taşlı, demir sopalı, keserli, yumruklu, tekmeli ve şemsiyeli saldırı görüntüleri...

Sn. Kılıçdaroğlu'nun 1,5 saat boyunca rehin kaldığı evin etrafında "evi yakın" diye bağıran kadın ve elindeki kaya parçasını makam arabasına fırlatan kadın görüntüleri çok korkunçtu.

Orada Sn. Kılıçdaroğlu'nu TBMM Başkanvekili Levent Gök, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya ve korumaları koruyor; oysa askerlerden güvenlik koridoru oluşturulabilirdi.

Ve... sonunda...

 Sn. Kılıçdaroğlu zırhlı araçla kurtarılıyor ve daha sonra linç girişiminde bulunmak isteyen kalabalık, biber gazı kullanılarak dağıtılıyor; 9 kişi gözaltına alınıyor ama hepsi de serbest bırakılıyor.

Sürü psikolojisiyle hareket eden grup zamanında dağıtılamıyor ve cesaretlendiriliyor.

Yumruk atan Osman Sarıgün serbest kaldıktan sonra, ellerinin öpüldüğü fotoğrafların yayınlanması ise toplum vicdanını daha da yaraladı ve bu olaydan sonra, "suçlu bizdense cezası yoktur" algısı zihinlere yerleştirildi.

En tehlikeli olan da budur, çünkü suç cezasız kalır ve övüldüğü zaman bir virüs gibi yayılır ve toplumu etkisi altına alır.

O zaman da kaba kuvvet, güç, kin ve nefretin hakim olduğu cehalet grubu nazik, kültürlü, sevecen, hoşgörülü, eğitimli insanlara karşı terör estirir ve sonuçta tam bir kaos yaşanır.

Devleti yöneten kişilerin toplumu bölen kin ve nefret dili yerine, sevgi ve barış mesajları vermesi gerekir. Aksi takdirde sonumuz Irak ve Suriye gibi olur.

Bu linç olayının yaşandığı Çubuk Ovası'nda, 1402 yılında, Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid ile Timur İmparatorluğu hükümdarı Timur arasında, Ankara savaşı yaşandı.  Yıldırım Bayezid savaşı kaybetti ve oğulları arasında 11 yıl süren (1402-1413) taht kavgaları yaşandı. (Fetret/Buhran dönemi)

Anadolu'da hakimiyet büyük ölçüde Timur'un eline geçti.  Kardeş kavgalarının yaşandığı bu döneme Yıldırım Bayezid'in oğlu Çelebi Mehmet son verdi, Anadolu'da birliği ve düzeni sağladı.

Tarih boyunca, 16 tane Türk Devleti kuruldu ve kardeş kavgalarına sebep olan iktidar ve hırs uğruna yıkıldılar.

Son Türk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sonsuza dek yaşaması için,

'Sevgi Dili'nin kullanılması çok önemlidir.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bisal Kale     2019-05-02 Güzel bir yazı olmuş.TEBRİKLER. Şimdi birlik olma zamanı.
Visal Kale     2019-05-02 Güzel bir yazı olmuş.TEBRİKLER. Şimdi birlik olma zamanı.