escort izmir

Advert
Advert
MUĞLALI,  60 YIL SONRA “ATA PARK” INA YENİDEN KAVUŞTU…
Ünal TÜRKÖZ...

MUĞLALI, 60 YIL SONRA “ATA PARK” INA YENİDEN KAVUŞTU…

Bu içerik 911 kez okundu.

     Bu günlerde, Muğla’da dolup dolup boşalan bir mekân var sevgili okurlar… Hemen söyleyeyim: O yeni açılmış bir mekân değil aslında…  Önceden de vardı… Fakat adı farklıydı… Türkçe bir ad taşımıyordu… Geçtiğimiz yıllarda, yeni işleticisi tarafından işletilmeye başlandığında, birden, Türkçe adı değiştirilmiş “Ardore” yapılmıştı…”Ardore” ne anlama geliyordu ki?

    Bu ad, pek çok insanımız gibi -doğruyu söylemek gerekirse- bir Muğla çocuğu olduğum için, beni de çok etkilemiş ve:

   “Neden, Türkçe adı durup dururken değiştirildi de, ne anlama geldiği -pek- bilinmeyen, bu ad konuldu ki?” diye hep düşünmüşümdür… Neyse…  İşte sözünü ettiğim bu güzel mekân, on yıllar sonra, önceki ve öz “Türkçe” adı olan “Atapark” adı ile ve bazı düzenlemeler yapılarak yeniden açıldı… “İyi oldu” demeyeceğim çünkü bu söz ona az gelir:

   “Çok çok iyi oldu”…

    Bu güzel mekânı ve onun, kendi adı ile yeniden açılmış olmasını, o denli çok özlemişiz ki… Gerçekten, bu özlemi, sözcüklerle anlatmak, zor sevgili okurlar… Anlatılamaz… İşte bu güzel mekânı, 60 yıl aradan sonra, yine bir park hüviyeti ile ve yeniden, bizlere, yani Muğla insanının hizmetine sunduğu için Menteşe Belediyemize… Değerli Belediye Başkanımız Sayın Bahattin Gümüş’e ne kadar teşekkür etsek azdır… İnanın…

    Şimdi, tıpkı 1960’lı yıllardaki gibi… Muğla insanı, ama “7 den 70’e”, “Atapark”ına gelip oturabiliyor… Önceleri bu mümkün değildi… İnsanlar, dostları ya da arkadaşları ile randevulaşıp, orada buluşabiliyor, gönül huzuru içinde hoş vakit geçirebiliyorlar artık…

  “Menteşe Belediyemiz” in, o güler yüzlü personelinin, her zaman ki sıcak ve sevecen yaklaşımı ile karşılaştığı için de, bir gün sonra, yine ilk akla gelen mekân “Atapark” oluyor sevgili okurlar…

   Bundan önceleri, -pek çoklarımız için de bu geçerlidir- herhangi biri ile o tanıdık olsun ya da olmasın buluşacağımızda, randevu yeri belirlerken, zaman zaman gerçekten tereddüt içinde kalıyor, hatta rahatsızlık bile duyabiliyorduk… Çünkü Menteşe’de, rahat bir şekilde, arkadaşlarımız veya dostlarımızla oturup, gönül rahatlığı içinde bir bardak çay yahut bir fincan kahve içip sohbet edebileceğimiz, birkaç mekân dışında başka mekânlar yoktu… Her zaman olmasa da, zaman zaman, bu sözünü ettiğim mekânlara gittiğimizde, bütün masaların dolu olduğunu görüyor, hayal kırıklığı hatta daha da öte sıkıntı dahi yaşayabiliyorduk… Bugünlerde ise ne mutlu bizlere ki… Nihayet yaşlı-genç, kadın –erkek, 60 yıl aradan sonra yeniden “Ataparkımız” a kavuştuğumuz için, gerçekten mutluyuz ve gerçekten sevinçliyiz…

   Atapark’ı önemli kılan tarafı ise sevgili okurlar, hiç kuşkusuz, Menteşe’nin tam merkezinde bir mekân olması... Büyük Önder “Gazi Mustafa Kemal Atatürk” ümüzün anıtının, hemen yakınında bir yer olması… Onu tarifi etmekte kolay, ona ulaşılabilmesi de:

  ”Ataparkta buluşabiliriz…”, “Ataparka gelebilir misin?” diyebiliriz ve diyebiliyoruz da artık… Bu ne güzel…

  Atapark’ ın ilk hizmete açıldığı yılları hatırlıyorum… O yıllarda bizler, daha doğrusu benim kuşağımın insanları, ilkokuldan henüz yeni mezun olmuşlardı… Ben, ortaokula başladığımda açılmıştı Atapark… Öyle anımsıyorum… 1960’lı yılların başlarında açılmıştı… Tabii bizler, henüz çocuk olduğumuzdan, Atapark’a öyle elimizi kolumuzu sallayarak rahatça girip-çıkamaz, oturamazdık… Ancak yaz akşamlarında, ailelerimizle gelip oturabiliyorduk…

 İlk yapıldığında da, bugünkü gibi, yine sırtı arkadaki komşu duvara dayalı, yanılmıyorsam, tavanı pek yüksek olmayan yani basık da denebilen, oldukça sade bir yapıydı Atapark’ın kapalı mekânı… Eni 7-8 metre, uzunluğu da tahminen 10-15 metre kadar olan bu kapalı bölümün önünde, bir de açık alan bölümü vardı… Açık alan, yanları ve ön tarafı tamamen alçak çevre duvarları ile çevrelenmişti, içeriye, sadece “Atatürk anıtı” tarafından -şimdi tam hatırlayamıyorum- 2-3 metre genişlikte bir açıklıktan girilebiliyordu…

    Kış aylarında, kapalı bölümü her zaman açık ve çoğunlukla dolu olur, yaz aylarında ise bahçedeki masalar hiç boş kalmazdı… Genç aileler, çoluk çocuğu ile gelenler, daha ziyade kıyıda-köşede bulunan masaları tercih ederler, ortadaki masalarda daha çok erkek müşteriler otururdu…

   O günlerde… O yaz akşamlarında… Muğla’da… “Atapark” ta oturmak ne güzeldi…

                                                                                                              Esenlik dileklerimle. Hoşça kalın

 
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500