Advert
Advert
1 MAYIS TAKSİM’DİR!
Kemal ÖZCAN...

1 MAYIS TAKSİM’DİR!

Bu içerik 335 kez okundu.

Her şey 8 saatlik iş günü talebiyle başladı.

İlk kez 1856’da Avustralya’nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri bu taleple yürüdü.

8 saat çalışma,

8 saat dinlenme,

8 saat canımız ne isterse…

İşte 1 Mayıs’ın ortaya çıkmasına neden olan slogan bu.

Asıl mücadele 133 yıl önce 1886 yılında Amerika’da başladı.

Amerika’da 350 bin işçinin katıldığı bir genel grev örgütlendi.

Amerikan sermayesi, burjuvası iyice korkmuştu işçilerden.

Chicago’da grev yapan Mc Cormic işçileri ile grev kırıcılar arasındaki çatışmayı bastırmak bahanesiyle,

3 Mayıs günü polis tarafından grevcilere ateş açıldı.

4 işçi öldürüldü.

Ertesi gün 4 Mayıs’ta Haymarket Alanı’nda bir protesto gösterisi düzenlendi.

Alanda patlayan bombalarla 7 polis hayatını kaybetti.

Geride kalan polisler protestoculara rastgele ateş açtı.

Belirsiz sayıda protestocu öldü ve yaralandı.

Saldırının ardından 30 işçi lideri gözaltına alındı.

Amaç, 8 saatlik iş günü mücadelesinin öncülerini yok etmek için kullanılacak deliller elde etmektir.

Hakkında dava açılanlar, 8 saatlik iş günü mücadelesinin öncüleriydi.

Tutuklanan 8 işçi önderinden yedisi o gün Haymarket Meydanı’nda hiç bulunmamışlardı.

8’ncisi ise olay sırasında kürsüde konuşuyordu.

7’si hakkında idam, 1’i içinse 15 yıl hapis cezası kararı verildi.

Birinin idam edilmesine 4 gün kala hapishanede ağzında dinamit patlatılarak öldürüldü.

1 Mayıs bedeli ödenmiş bir mücadele günüdür.

Sömürü ve zulüm ortadan kalkana kadar işçi ve emekçilerin kavga günü olarak kalacaktır..

Chicago'dan İstanbul'a, Haymarket'ten Taksim'e sürüyor bu kavga!

1977 yılının 1 Mayıs’ında Taksim meydanında 500 bin emekçi toplanmıştı.

Taksim çevresindeki binaların çatılarından üzerlerine ateş açıldı.

Ve önce üç el silah patladı...

Üç el silahın sesi sanki birkaç saniye havada asılı kaldı.

Bu uzun saniyeleri yeni silah sesleri bozdu.

İşaret fişeğinin ardından patlayan tüfekler gibi aynı anda alanın dört bir yanından mermi yağmaya başladı.

İnsanların kaçabileceği çıkış noktalarını araçlarla kapatmışlardı.

İzdiham oldu ve kimi ezilerek, kimi kurşunlarla öldürüldü.

O gün Taksim Meydanı’nda 36 insanımız hayatını kaybetti.

77 1 Mayıs’ı, 1 Mayıs’lar tarihinde yaşanan en büyük katliam olarak geçti tarihe.

Ülkemizde 1 Mayıs denilince akla ilk Taksim meydanı gelir.

Çünkü bedeli kan ve can ile ödenerek kazanılmıştır.

Taksim’i kazanmak, 1 Mayıs’ı kazanmakla eşdeğerdir.

Siyasi iktidar ve sermaye el ele vermiş haklarımıza saldırıyor.

Hükümetin açıkladığı programa göre, kıdem tazminatlarımız fona devredilecek.

BES’ten çıkmanın önü kapatılacak.

EYT’lilere ‘türedi’ diyen bir hükümet, SGK batar diye halkı yalanlarla aldatmaya devam ediyor!

 Hayat pahalılığı ve ekonomik krizin faturasını da bize ödetecekler! 

1 Mayıs coşku dolu, umut dolu, özlem dolu bir gündür.

Hangi koşullarda olursak olalım, bu duyguları yaşatır emekçilere.

Çünkü 1 Mayıs, bu düzenin böyle sürüp gitmeyeceğinin,

sömürünün devam etmeyeceğinin, ezilenler tarafından en açık şekilde ilanıdır.

Enerjik ve coşkulu 1 Mayıs alanını gördüğümde umutlanırım hep..

Rengarenk, gökkuşağı gibi, gelincik tarlasına andıran o muhteşem alanları,

ve her yaştan, her mezhepten, her etnik gruptan insanları yılda bir kez olsa da, bir arada görmekten müthiş haz alırım.

133 yıl önce Haymarket Meydanında dünyada ilk defa siyahlarla beyazların aynı taleplerle bir araya geldiği gibi.

Biliyorum bir araya gelmekten biz ne kadar hoşnut isek, sermaye o denli mutsuzdur.

Bunu bilmenin dayanılmaz hafifliği her şeye değer doğrusu.

Bir emekçi olarak öz güvenimin tavan yaptığı günlerdendir 1 mayıs.

1 Mayıs tüm dünya çapında yüzyılı aşkın süredir böyle bir misyonu yerine getirir.

Bu yıl, 2019 1 Mayıs’ında da dünyanın hemen her yerinde,

bir kez daha çıkacağız alanlara ve bunu bir kez daha ilan edeceğiz.

Vakti zamanında gene bu AKP hükümetinde bakanlık yapan Cemil Çiçek 1 Mayıs’a ilişkin şöyle demişti,

‘Tarihi takvimlerden değil, zihinlerden çıkarmak gerekir’

Evet, onların asıl düşünceleri 1 Mayıs’ı hafızalarımızdan tamamen silmek.

Buna asla izin vermeyelim!

İnançla yürü yolunda

Özgürlük senin kanında

Aslolan yürümektir

Işık varsa sonunda

1 Mayıs’lar mücadelede kararlılığın ve ısrarın ifadesidir.

Çünkü 1 Mayıs özünde iki sınıfın iradesinin çatışmasıdır.

Yani 1 Mayıs’ın nerede ve nasıl yapılacağı tartışması gerçekte,

1 Mayıslar temelinde sınıf çatışmasının yansımasından başka bir şey değildir.

Patron işbirlikçisi iktidarın izin verildiği ölçüde ve izin verildiği kadar,

düşündüğümüz gün iflah olmaz bir yola girmişiz demektir.

1 Mayıs alanı İstanbul’da Taksim’dir..

Ankara’da Kızılay ve İzmir’de Gündoğdu meydanıdır!

1 Mayıs mahalle aralarında grupçuklar halinde kutlanılacak kendini bir tatmin günü değildir.

1 Mayıs kitlesel bir başkaldırı, kitlesel bir gövde gösterisidir.

Oligarşiye, sermayeye, emperyalizme korku salma günüdür.

İşbirlikçi iktidarlardan hesap sorma günüdür.

Bundan 163 yıl önce Avusturalyalı inşaat işçilerinin Melbourne kentinde başlattığı,

8 saat çalışma,

8 saat dinlenme,

8 saat canımız ne isterse…Yürüyüşü hala sürüyor!

Bu yıl da Yatağan enerji ve maden işçileri olarak İzmir Gündoğdu meydanında olacağız.

Haydi 1 Mayıs’a, Haydi Gündoğdu meydanına!

Ulusların gürleyen sesi, yeri göğü sarsıyor,
Halkların nasırlı yumruğu, balyoz gibi patlıyor.

Emeğe yapacakları saldırılara karşı iktidara ilk cevabımızı 1 Mayıs’ta alanlarda verelim.

Tüm emekçilerin ‘1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü Kutlu Olsun!’

Yazımı Ziya EGELİ'nin şiirinden bir bölümle sonlandırayım.

Umut ekiyoruz                                                         

Alanlara                                                                   

Sokaklara                                                                 

 Kaldırım taşlarına                                                    

Aç ve çaresiz bakışlarına çocukların

Fabrikanın tezgâhına

Dokuduğumuz kumaşa

Telefon tellerine

Nasırlı ellerine

Bükülmüş bedenlerine çalışıp aç kalanların

“Herkese iş” diye haykırıyoruz

Herkese iş olacak tohumlarımız

Umut ekiyoruz

Mısır tarlalarına

Üzümlerin şarabına

Pirincin beyazına

Ekip de dert çekenine

Saksıdaki çiçeğine

Çayın şekerine

Tütünün sarısına

Umut ekiyoruz marabanın yazısına

Toprağına topraksızın

Topraksıza toprak olacak tohumlarımız

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-26/04/2019

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500