Advert
Advert
Advert
İRLANDALI OLMAK
Kemal ÖZCAN...

İRLANDALI OLMAK

Bu içerik 150 kez okundu.

‘İçimizdeki İrlandalılar’ sözü Mustafa Denizli’nin sözüdür.
Mustafa Denizli 7 Kasım 1999 tarihinde oynanan Türkiye-İrlanda milli maçı sonrası,
‘İrlanda’yı yenmek mesele değil, mesele içimizdeki İrlandalıları yenmektir’ dedi.
Galibiyetle biten İrlanda milli maçı öncesi sert eleştirilerde bulunan futbol yorumcularına gönderme yaptı aklı sıra.
Denizli, ithaf ettiği kişinin Ali Ece olduğunu açıklamıştır ama Hıncal Uluç’ta çıkıp ‘benim o İrlandalı’ demiştir.
Her ikisi de spor yazarı ve spor yorumcusudur.
Mustafa Denizli’nin Türk siyasi literatürüne bir armağanıdır.
Zaman içersinde bu söz atasözü gibi beynimize kazındı.
Halk arasında, toplum içinde huzursuzluk çıkaran, 
sağ gösterirken sol vurmaya çalışan, muhalif insanları anlatmak için kullanılır oldu. 
İnsanların yüzüne gülerken arkadan sinsice ve çaktırmadan iş çevirme potansiyeline sahip kişiler için söylendi.
Aynı partiden olup da başka adaylara veya partilere çalışanlar için de kullanılır. 
En çok da CHP’liler kullanıyor bu müsbet tamlamayı.
Kullanımı şu an gayet yaygın ve iç-dış mihraklar edebiyatı yapmayı sevenler için bulunmaz bir nimettir.
Muharrem İnce ‘ortada bir başarı yok, içimizdeki İrlandalıları temizleyeceğiz’ demişti bir zamanlar.
Temizlenen kendisi oldu.
Tam da bu dönemde, güzel bir seçim mezesi yapabileceğimiz bir söz.
İçimizdeki İrlandalılar!
İçimizdeki hainler kelimesinin karşılığında kullanılır.
Halk arasında içimizdeki bilmem ne çocukları olarak söylenir.
Gammazcıdır bunlar.
Mesela HDP’ ye oy vermeyen Kürtler için söylenebilir.
Genelde CHP’ye oy vermeyen, diğer adaylara oy veren CHP’liler için söyleniyor.
Geçenlerde Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığını 5’nci kez kazanan,
Osman Gürün ‘biz Muğla’da 4 aday ve içimizdeki İrlandalılar ile yarıştık’ demiş.
İstiyor ki iki adaylı bir yarış olsun.
İki adayla yarışsaydı içerdeki İrlandalılar kendisine seve seve oy verecekti diye düşünüyor,

kendisine duyulan nefretin boyutundan habersiz.
İki aday olsaydı İrlandalıların diğer adaya oy vermeyeceklerini nereden biliyorsun?
İrlandalı ya bunlar kardeşim, ne yapacakları belli olmaz!
Ön seçim olsa en arkada nal toplayacak olan, hırs ve egonun Muğla’da nesli tükenen son örneği olarak konuşuyor.
Eğer ön seçime girseydin o zaman daha net görürdü millet, kimlerin İrlandalı olduğu.
Genel merkez seni aday göstermeseydi, bugün sendin o İrlandalı!
Türkiye’de yüzde 36 ile en az oyu almasına rağmen 5’nci sıradayız diyor.
İkinci sıradaki adayla arasındaki farkı gözümüzün içine sokarak.
Daha 8 ay önceki genel seçimlerden ittifaksız yüzde 50 oy olan bir partinin,
bu seçimde CHP+İYİ Parti+HDP ittifakı ile yüzde 36’yı zar zor alabildiğini,

partinin oyunu düşürdüğünü itiraf etmiyor.
Henüz dersini almış değil, ecel teriyle millete daha ders vermeye çalışıyor..
CHP'nin Muğla oligarşisinde değişen bir şey yok!
Dil pabuç gibi ve peşin satan tavırları.
Barışçıl, birleştirici ve kucaklayıcı olması gereken baştakiler böyleyse, varın siz figüranları düşünün. 
İşte bu zihniyet ‘kendi içinden İrlandalı yaratan’ zihniyetdir.
Yaratırsın ve ondan sonra da yarışırsın.
Bu şekilde zafer sarhoşu olunduğu sürece bir gün seçimi mutlaka İrlandalılar kazanır,
kazanamazsa bile kazandırır hiç merak etmeyin.

İrlandalı olmak, hain olmakla eş değer görülüyor!

Osman Gürün seçim sürecinde kendi başına bir tane miting yaptığını görmedim.

İlçe adaylarının yaptığı mitinglere katılım sağladı o kadar.

Onların gölgesinde kalabalıklarla buluştu.

Bırakın kendisi için miting yapmayı, Kılıçdaroğlu Muğla’ya geldiğinde,

Yatağan’a bile geçerken uğradı.

Oysa yüzde 3 küsur oy alan Mehmet Kocadon tüm ilçelerde binlerce insanla kitlesel mitingler yaptı.

Elindeki 4 ilçeyi kendi koltuk hırsına kurban ettiğine bakmadan,

kalkmış İrlandalı muhabbeti yapıyor.

Diyor ki, ‘CHP bayrağını Muğla’da indirtmedik’

Peki Yatağan, Ula, Dalaman ve Ortaca’da asılı olan CHP bayraklarına ne oldu?

Seçimi son 20 günde kazandım diyor Osman bey.

Bak bu söylediği doğru, son 20 günde belediyeden geçinen veya geçinme ihtimali olan,

sözde devrimcisi, demokratı, kasaba politikacısı, küçük burjuvası, esnafı, eşrafı,

ve bilumum liboşları ile birlikte büyük bir örgütsel performans sergilediler.

Takdire şayan bir seçim çalışmasıydı.

Gelmesi muhtemel, elleri kanlı faşizm, karanlık, bulanık, mafyatik güçlere karşı gövdelerini siper ettiler.

Seçim sürecinin başından beri Halil Arslan’la birlikte olan,

partili bir iş adamı, sanırım Osman Gürün’den etkilenerek sosyal medyada,

‘İçimizdeki İrlandalılar?’ kim diye sormuş.

Yatağan’da Haşmet Başkana karşı, ilk seçildiği dönemi saymıyorum,

son 3 dönemdir İrlandalı olanlar,

bugün birlikte yürüdükleri Halil Arslan seçimi kaybedince,

fatura kesecek İrlandalı aramaya başlamışlar.

Birilerine İrlandalı demek için önce seçimi kazanmak gerekiyor.

Mustafa Denizli’nin maçı kazanınca ‘İçimizdeki İrlandalıları da yendik’ demesi de bundandır.

Denizli o maçı kaybetseydi, yerinde yeller esiyordu.

Osman Gürün maçı kazandı, o diyebilir.

Ancak seçimi kaybedenlerin böyle bir şey demeye hakları yok.

Yatağan seçimlerinin kaybedilmesine vesile olan herkes İrlandalıdır.

Yatağan’da İrlandalı arayışına çıkanlar,

önce aynaya baksalar asıl İrlandalının kim olduğunu görürler.

Bu yenilginin sebebi işte o aynada gördükleridir.

Halil Arslan’ın adı CHP adayı olarak açıklandığında,

seçmenler daha çok adayın yanındaki o eski İrlandalılar üzerinden yorum yapmaya başladılar.

Hiç kimsenin aday Halil Arslan hakkında ileri geri konuştuğunu duymadım.

Ön yargıyı ortadan kaldırmak, atomu parçalamaktan daha zordur.

Ancak birlikte hareket ettiği, o eski İrlandalılar,

bugün birdenbire milli takım oyuncusu olarak halkın karşısına çıkınca ,

haklarında çok olumsuz tepkiler duydum.

Bu İrlandalılar her seçimden önce ortaya çıkar,

ve seçim bitince de kendi kozalarında hayatlarına devam ederler diyen çoktu.

Seçimden seçime Haşmet başkanı devirmeye yönelik planlar, projelerle geldiler,

ama şimdiye kadar başarılı olmadılar.

Haşmet başkan girdiği tüm seçimlerden galibiyetle çıkmasını bildi.

Hem rakiplerini, hem de içindeki bu İrlandalıları yenmiş oldu.

Yatağan’da seçimin kaybedilmesi üç dönemdir İrlandalı olanların eseridir.

Haşmet başkan bu İrlandalılara rağmen partinin adayı Halil Arslan’a destek verdi.

Osman Gürün, Muğla’da aday tanıtım toplantısında,

‘Ben huzurlarınızda Haşmet Işık'a gösterdiği partili duruşu,

ve bazılarına örnek olan hareketi yaptığı için çok teşekkür ediyorum’ diyerek elini havaya kaldırmıştı.

Umarım Osman Gürün bugün Haşmet başkanın İrlandalı olduğunu düşünmüyordur.

Dünün İrlandalıları, bugün kalkmışlar,

kendi eksikliklerine, yetersizliklerine bakmadan yenilgiye İrlandalı kılıfı arıyorlar.

Kimsenin bahane aramasına gerek yok!

Yatağan’daki seçimin kaybedilmesinin sorumluları,

2014 yılında Çarşamba pazarında Haşmet başkanın seçim ekibine,

pervasızca saldıranlardır.

Ben de iddia ediyor ve diyorum ki,

eğer Haşmet başkan, Osman Gürün gibi tekrar aday gösterilseydi,

ne yapar eder halkın ittifakını kurar, seçimi alır ve yeniden başkan seçilirdi.

Hesap ortada çünkü.

24 Haziran seçimlerinde Millet ittifakı toplam 18 bin 902 oy almışken,

bu sayı 31 Martta 12 bin 998 oya düşmüştür.

Cumhur İttifakı 24 Haziranda 11bin 374 oy almışken,

bu seçimde oyunu 5 bin arttırarak 16 bin 450’ye çıkarmıştır.

Yatağan’da millet ittifakının 6 bin oyu nereye gitti?

Bunların hepsi mi İrlandalı?

Aradaki bu kadar farka rağmen seçim kaybetmek her babayiğidin harcı değildir.

Zoraki ittifak yapmak zorunda kalınan,

İYİ Parti’nin üst yönetimi CHP adayına destek verdi,ona lafım sözüm yok,

ama bu ittifakın İYİ Parti tabanında kabul görmediği bir gerçek.

Tabanın geçişgenliği CHP’ye doğru değil,

Cumhur adayı Mustafa Toksöz’e doğru olduğunu düşünüyorum.

 Böylelikle 48 yıllık kale yıkıldı, herkese geçmiş olsun!

 Maçı kaybedenler içlerindeki İrlandalıyı arayana kadar,

dürüstçe bu seçimin nasıl kaybedildiğinin özeleştirisini yapsalar,

ve gelecek seçimlere kadar yapılan hataları telafi etme yoluna gitseler daha iyi olur!

Hoş Kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-13/04/2019

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500