Advert
Advert
Seçim Sürecinin Kazandırdıkları
Prof. Dr. Adnan ERKUŞ...

Seçim Sürecinin Kazandırdıkları

Bu içerik 727 kez okundu.

Yalanların, tehditlerin, karalamaların, nefret dilinin ortalığı toz duman ettiği bu seçim ortamında, bardağın dolu tarafından bakıp biraz rahatlamaya çalışalım.

Dolu taraftaki güzel gelişmelerden ilki, gerçek demokrasi için çekirdek yönetim yeri olması gereken mahallelerin öneminin anlaşılması ve pek çok aday tarafından mahalle meclislerinin etkin duruma getirileceği sözlerinin verilmesidir. Bu, geleceğimiz açısından oldukça sevindiricidir. Söz ve karara halkın katılımının sağlanması, uzun yıllardır kemikleşen siyasi kast sistemini derinden sarsacak; halkın aidiyet duygusunu geliştirecek, özgüvenini artıracak, halkı edilgenlikten çıkaracaktır. Bunu başaran yerel yönetimler, gerçek demokrasiyi de yeşertmeye başlayacaklardır.

Bir başka olumlu gelişme de üretim ve tüketim kooperatiflerinin öneminin anlaşılması ve yine pek çok adayın bu vaatlerde bulunmasıdır. Ovacık, Hopa, Bademler Köyü gibi güzel kooperatifçilik örnekleri; aracı tefeciyi ve spekülatör büyük tüccarları aradan çıkarmanın, üreticinin emeğinin karşılığını almasının ve tüketicinin de sağlıklı ve ucuz ürün satın almasının önünü açmıştır. Bu güzel uygulamaların çoğalması, kırdan kente olan göçü durduracak ve hatta tersine çevirecektir. Büyükşehir yasasının çıkmasıyla köyler mahalle statüsüne dönüştürülmüştü, ama belediyeler bu kırsal alanlara ne yapacağını bilemez durumdaydı. Benzer üretim yapan yakın köyleri bir araya getiren bu tür üretici kooperatifleri, hatta küçük de olsa bu ürünleri işleyen işletmelerin belediyeler öncülüğünde oluşturulması yerinde olacaktır. Üretilen ürünler de kentlerde kurulacak olan tüketim kooperatifleri aracılığıyla ucuz bir şekilde doğrudan tüketiciye ulaştırılabilir ve hatta ihraç edilebilir. Ancak, bununla birlikte, köy yollarının, içme ve atık su altyapılarının belediye tarafından temelden iyileştirilmesi; sağlık ocağı, okul ve spor-kültür alanlarının yanında köylüye aydınlanmacı eğitimin götürülmesi gerekir; bunlar da tüm ülkenin yüzünü değiştirir.

Bir başka sevindirici gelişme ise, din-ticaret-siyaset üçlüsünün ipliğinin iyice ortaya dökülmüş olmasıdır. Bizim gibi insanların bir türlü anlatmayı beceremediği bu üçlü ilişki, bizzat iktidardakilerin ve yandaşlarının söylemleri ve eylemleriyle artık tüm çıplaklığıyla ortaya serilmiş durumdadır. Bu süreç, ahlaklı olanla olmayanı, dürüst olanla olmayanı, yalancıyı, iftiracıyı, bilumum çirkin şeyleri; bunları örtmek için insanların dini duygularının nasıl sömürüldüğünü açıkça göstermiştir. Camiler siyasi propaganda için kullanılmış, cennet bile vaat edilmiş, sahte afişler bastırılmış, duvarlara provokatif yazılar yazılmış, her türlü iftiralarla halk birbirine düşürülmeye çalışılmıştır. Ama aynı zamanda bunun panzehirinin sıcak bir gülüş olduğu da görülmüştür.

Artık korku duvarı da yıkılmıştır. Açlık, ekonomik durum, korkuyu aşmayı hızlandırmıştır. Artık düşten uyanma zamanı gelmiştir. Kendilerine kutsallık atfedilenlerin boyaları hızla dökülmektedir.

Haydi hep birlikte; sömürüye, talana, yalana, zulme karşı inadına bu gülüşleri, yerel demokrasileri çoğaltalım; üreten biz yöneten de biz olalım; kardeşçe bir ülke ve bir dünya kuralım. İspanya Sevilla’da bir çiçek gibi parlayan Marinaleda’ları Ovacık’la, Hopa’yla ve yenileriyle buluşturalım; Terzi Fikrilerle Fatih Maçoğlularını çoğaltalım. Bu zor ama imkânsız değil, bunun için önümüzde de örnekler var, öncelikle yapabileceğimize inanalım. Bakın hiç ummadığımız adaylar bile, yalancıktan da olsa mahalle meclisleri, kooperatifler demeye başladı bile…

Karşılaştığımız insanlara, “günaydın- merhaba- kolay gelsin” demekle işe başlayabiliriz. Ne kadar çok olduğunuzu ve çoğaldığınızı hemen duyumsayacaksınız. Sımsıcak bir gülüşle hepinize “merhaba”!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Asuman Ağtaş     2019-03-27 Çok güzel tespitler. Herkesin okuması dileğimle " merhaba".
Asuman Ağtaş     2019-03-27 Çok güzel tespitler. Herkesin okuması dileğimle " merhaba".