Advert
Advert
Advert
Kendi Suçunu Başkasını Suçlayarak Temizlemeye Çalışma
Prof. Dr. Adnan ERKUŞ...

Kendi Suçunu Başkasını Suçlayarak Temizlemeye Çalışma

Bu içerik 520 kez okundu.

          İnsanlar, davranışlarından dolayı zor durumda kaldıklarında; ya a) başka kişileri suçlarlar ya b) dışsal olaylara atıfta bulunurlar ya da c) zor durumda kalmalarının nedeni olarak açık yüreklilikle ve öncelikle kendilerini görürler. Sonunculara “dürüst”, “özgüvenli” ve “kendisiyle barışık” vb diyoruz. İkinciler, genellikle özgüveni olmayan, başkalarına bağımlı, kendi kararlarını kendileri veremeyen, şansa-kadere gönderme yapan vb kişilik özellikleri gösterirler. Birincileri de ikiye ayırabiliriz; a) ikinciler gibi ağırlıkla dışa bağımlı olanlar, davranışlarının sonuçlarını göğüsleyemeyip “düşman dışarıda” diyenler ve b) özgüvenli olanlar, ama çok güç durumda kaldıkları için benliklerini korumak adına psikolojik yansıtma mekanizması kullananlar.

            Güç durumda kalındığında başvurulan benliği savunma mekanizmaları çok çeşitlidir. Örneğin, işyerinde patronuna kızan bir kişinin öfkesini patronuna değil de evindeki eşine yöneltmesi; kişinin kendisini haklı çıkaracak açıklamalar getirmeye çalışması, olayı inkar etmesi-yok sayması, zayıf yanını başka bir yanını öne çıkararak gidermeye çalışması vb. Elbette, bazı savunma mekanizmaları birey ve çevresi için olumlu olurken, bazıları da başkaları için olumsuz olabilir. Bu olumsuz olanlardan birisi de “yansıtma” mekanizmasıdır.

            Yansıtma mekanizması kullananlar; kendi özelliklerini ve yaptıklarını başkalarına yükleyerek rahatlamaya çalışırlar. Örneğin, kişi aslında karşısındaki kişiyi kıskanıyordur, “o beni kıskanıyor” der. Böylelikle kıskançlık durumunun kendisine verdiği rahatsızlıktan kurtulmaya çalışır. Psikolojik savunma mekanizmaları kullanan bir kişi, kendi kimliğinin, benliğinin güç durumda kaldığının farkındadır. Günlük yaşamda hepimiz bunun değişik örneklerini görmüşüzdür. Ama ya özellikle uzun yıllar yönetici konumundaki politikacılar bunu yaparsa!?

- Kendisi diktatör olan bir yönetici diğerlerine rahatlıkla ‘diktatör’ diyebilir.

- Kendisi yolsuzluk yapar, diğerlerini yolsuzlukla suçlar.

- Kendisi sürekli yalan söyler, öyle ki üç cümle önce söylediğinin tam tersini söyler; ama rakiplerini yalancılıkla suçlar.

- Ülkesinde demokrasinin d’sini bırakmamıştır, dünyanın en demokrat yönetimini sürdürdüğünü iddia eder.

- Kentleri yaşanmaz hale getirmiştir, başkalarının yaptığını söyler.

- Ülkenin doğasını mahvetmiştir, başkalarının mahvettiğini ileri sürer.

- İnsanları aşsız-işsiz bırakmıştır; ama ondan öncekiler bunu yapmıştır.

- Hukuğu guguk haline getirmiştir, ama dünyanın en iyi hakimlerinin ve bağımsız mahkemelerinin kendi ülkesinde olduğunu iddia eder.

Yansıtma mekanizmasında, bu tür bir politikacının aslında işlediği suçların farkında olduğu varsayılır. Ancak bunlar olağan bir söylem halini almışsa, bilin ki bu durum iflah olmaz bir çıkmaza işaret eder ve yalanla olan sınır ortadan kalkmıştır artık, pupa yelken patolojiye doğru yol alınır.

Neyse ki çok şanslıyız! Bereket bizde böyle politikacılar yok!

Onun için seçimde işimiz çok kolay… İyi seçimler…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Faik Binici     2019-03-23 Yazılarınızın hep devam etmesini ve şimdiye kadar olduğu gibi anlamlı ve suya sabuna dokunan, sorunları çözüm yollarını işaret eden akılcı yorumlarla bekliyorum.Saygılar aşkadaş..