Advert
Advert
YA AKP GİDERSE
Kemal ÖZCAN...

YA AKP GİDERSE

Bu içerik 494 kez okundu.

Yerel seçimler için ülkenin beka seçimi diyorlar.

Hayır efendim, 31 Mart seçimi bir kurtuluş savaşıdır.

Kurtuluş savaşını ‘keşke Yunan kazansaydı!’ diyen meczupları tarihçi olarak görenlerden,

onu sarayının baş köşesine oturtanlardan kurtulma savaşıdır.

Yerel seçimleri kaybedince başlarına geleceği iyi biliyorlar.

27 Mart 1994 tarihinde yapılan yerel seçimlerden Refah Partisi zaferle çıkmıştı.

İstanbul'da Tayyip Erdoğan, Ankara'da Melih Gökçek kazanmıştı.

Siyasal İslam'ın ayak sesleri o zaman duyulmuştu.

Türkiye'de dönüm noktası olan seçimdi.

Merkez solcular, aslan sosyal demokratlar, ortanın solcuları her zamanki gibi birlik içinde hareket edemedikleri için,

Türkiye Tayyip Erdoğan ve Melih Gökçek ile tanışmıştı.

Günümüz Türkiye'sini şekillendiren bir seçim olmuştu.

Tarih tekerrürden ibaret derler ya, bu telaş onun telaşı.

Türkiye’nin beka sorunu hep vardı, ta Menderes’ten beri var.

NATO’ya üye olmadan yaranmak için askerimizi Kore’ye gönderdiğimizden beri var.

6’ncı filoyu kıble yaparak secdeye durulduğu günden beri var.

Köy Enstitülerini kapattıkları günden beri var.

Amerika İncirlik’te üs kurduğundan beri var.

IMF ve Dünya bankası talimatlarıyla halkın 90 yıllık birikimlerinin,

özelleştirme adı altında mirasyedi bir evlat gibi peşkeş çekildiğinden beri var.

Var oğlu var!

Bu ülkede kriz ve beka sorunu hep var.

Yalnız bu seferki koltuğun, sarayın, saltanatın bekası.

Başkanlık sistemine geçince şahlanacağız diyenlerin yalanlarını örtme gayretidir beka.

Muharrem İnce’nin dediği gibi sorun beka değil, zeka sorunudur.

24 Haziranda dinledik, referandumda dinledik o beka masallarını.

Hani referandumda ‘evet’ çıkarsa ülkenin beka sorunu ortadan kalkacaktı?

Hani Tayyip başkan olunca beka sorunu tamamen bitecekti?

Yemiyor artık, başka korkular, başka sömürüler bulun.

Eğer bu ülkenin bir beka sorunu varsa,

17 yıldır iktidar olup hala beka filan diye halkı korkutarak oy devşirmeye çalışan ,

bu siyasi yapının kendisindedir sorun.

Ne haltlar yediniz de yapılan her seçim ülkenin bekasını ilgilendirir hale geldi?

Bir devletin bekası sadece bir yerel seçim sonucuna kaldıysa eğer,

seçim sonucu her ne olursa olsun o devlet bitmiş bir devlettir zaten.

Ne tuhaftır ki, ülkemiz sürekli bir beka sorunu yaşıyor ve 17 yıldır aynı parti iktidarda.

Bu durumda sorunun kim olduğu ortada.

Alt tarafı yerel seçim yapılacak, belediye başkanı ve muhtar seçilecek.

Alt geçitler, üst geçitler, parke taşları güvenliğimiz tehdit eder oldu.

Çöplerimiz her gün düzenli alınmazsa iç savaş mı çıkar?

Ülkeden geriye çok az şey kaldı.

En azından onları kurtaralım.

Memleket toptan elden gitmeden engel olalım.

Tayyip Erdoğan Erzurum İl kongresinde ne demişti?

‘AKP giderse, ülke batar!’

İşte beka dedikleri de bu zaten!

Ya AKP giderse!

Yakında biz olmazsak nefes alamazsınız diyecekler.

Giderse aç mı kalacağız, giderse işsiz mi kalacağız?

Zaten öyleyiz biz.

Sizden önce de bu millet yaşıyordu, üretiyordu, karnını doyuruyordu,

Hastanesi vardı, okulu vardı.

Arkadaş siz ne sanıyorsunuz kendinizi?

Bu ülkede hükümetler sandıkla değil, krizle gelir, krizle giderler.

Sandık işin demokratik süsü.

AKP’nin gitmesi ile hiçbir şey olmaz korkmayın, en azından Türkiye rahatlar.

Kim gelirse gelsin, biz emekçilere altın tepside sunulmayacak imkanlar.

Ülke bölünmez korkmayın!

Bölünse bölünse AKP’ liler bölünür.

Tayyip Erdoğan partisinin Ekim ayındaki grup toplantısında aynen şöyle demişti.

‘Tarih bizi öyle bir noktaya getirdi ki, ülkemizin kaderiyle partimizin kaderlerini birleştirdi.

Allah korusun Ak Parti'nin yıkılması, Türkiye için felaket olacaktır.’

Buyrun burdan yakın!

Parti devleti olduğumuzun itirafıdır bu.

‘Tarih bizi öyle bir noktaya getirdi ki!'

Tarih değil, bilerek ve isteyerek siz getirdiniz!

Tayyip Erdoğan adı, Türkiye Cumhuriyeti devletiyle,

vatanla, bayrakla aynı anlamdaymış gibi kullanılıyor.

Hatta daha da ileriye gidiliyor.

AKP Aydın il başkanı çıktı dedi ki,

‘bizim için 2’nci peygamber gibidir’

AKP Düzce milletvekili ise çıtayı yükseltti,

‘Bugün Türkiye'de Allahu Teala'nın bütün vasıflarını üzerinde toplayan bir lider var’

Daha pek çok şey söylendi ama onları yazmaya terbiyem elvermiyor.

Türkiye’nin nereye gittiğinin bilmem farkında mısınız?

Kabile devletlerinde bile olmayacak şeyleri yaşıyoruz.

Bir ülkenin kaderini, bekasını tek bir şahsa bağlamak o ülkeye yapılacak en büyük hakarettir.

Neymiş, AKP giderse bu ülke batarmış, yıkılırmış!

Ben gidersem kaos çıkar demek istiyor.

Millet de sanki istikrar varmış gibi buna inanıyor.

Kemal Derviş programının, 70 milyar dolarlık özelleştirme gelirlerinin,

ve deprem yaralarını sarmak için toplanan,

daha sonra ÖTV diye kalıcı hale getirilen deprem vergilerini sayesinde o istikrar.

Bugün deniz bitti kara göründü.

Ancak para edecek ne kadar değer varsa onları satmaya başladılar.

Askerliği satıyorlar, kaçak yapıların sahiplerini,

ve vergi borcunu ödemeyenleri para karşılığı affediyorlar.

Bunun da adını ‘vergi affı’, ‘imar barışı’ diyorlar. 

Temennim şu, inşallah Tayyip Erdoğan ölmeden seçimde kaybeder de,

devamında da bu ülkenin yıkılmadığını kendi gözleri ile görür.

Kimse vazgeçilmez değildir, dilerim bunu bir gün kendisi de görür.

Yalnız yarattıkları tahribatı düzeltmek en az 10-15 yıl alır.

Şurası bir gerçek ki, bu dünya Sultan Süleyman’a,

Firavun’a kalmadığı gibi Tayyip Erdoğan’a da kalmayacaktır.

AKP giderse batarız diye halkı korkutanların yanı sıra,

AKP gelirse mahvoluruz, demokratik laik Cumhuriyet yıkılır diye korkutanlar da var.

Gitmeli mi, gelmeli mi bilemedim?

Muğla özelinde olacakları söyleyeyim size.

AKP giderse ceketini asarak kazananların hırsı ve egosu daha bir artarak devam eder.

Her şeye rağmen kazanıyoruz özgüveni tavan yapar.

AKP gelirse o akşam konuşma balkon da olmaz, artık terasa filan çıkarlar.

Yani aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık

31 Mart yerel seçimleri asla bir beka seçimi değildir.

AKP giderse bekasız kalırız diye hiç korkmanıza gerek yok.

Ayrıca Rabia’dan dönüştürdükleri o tek devlet, tek bayrak, tek millet, tek vatan sloganıyla,

sanki AKP’den önce paramparça olmuşuz da, onlar iktidara gelince bizi birleştirmişler.

Sanki Türk halkına Müslümanlığı AKP bahşetmiş de,

onlardan önceki tüm hükümetler bir nevi dinsizmiş.

İşte 31 Mart seçimleri bu algıyı yaratan anlayıştan kurtulmanın başlangıcı olabilir.

Tarih bizi öyle bir noktaya getirdi ki,

belediye ile gelenleri, belediye ile götürmenin eşiğinde iken,

CeHaPe yönetiminin adeta seçimi kaybetmek için yaptığı hatalar yüzünden,

bir başka bahara kalmış oldu.

Yoksa martın sonu güle oynaya bahardı.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-11/03/2019

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500