Advert
Advert
MEVZU-AT
Kemal ÖZCAN...

MEVZU-AT

Bu içerik 402 kez okundu.

Bu millet ne çektiyse bu mevzuatçılar yüzünden çekti.

Mevzuat, kamu görevi yapanların işi yokuşa sürmek için sığındıkları bir yöntemdir.

Adamlar kollarını göbeğinin üstünde bağlayıp,

‘yapcak bir şey yok, mevzuat böyle’ der geçerler.

Vatandaş nerden geliyor, nasıl geliyor, nerde kalıyor hiç umurlarında değildir.

Adam işini gücünü bırakıp, bir dünya masrafa girip gelmiştir..

Bizimki dudağını bükerek ‘yapcak bir şey yok, mevzuat böyle’ der.

Sevsinler sizin mevzuatınıza!

Mevzuat iş yapmamanın yasal dayanağıdır.

Bunu söyleyen görevlinin manevi tatminini hayal bile edemezsiniz.

Tatmini sonuna kadar yaşar.

Zavallı vatandaşımız da hakikaten yapcak bir şey olmadığına inanır ve döner gider evine.

‘Ya vardır bir yolu yardımcı olalım’ demezler!

Muğla büyükşehir ve Menteşe belediyeleri mevzuatın en güzel uygulandığı yerler.

Adamlar bildiğin mevzuatçı.

Mevzu-at yani!

Şimdi iki mevzuatçıdan bahsetmek istiyorum.

Bahattin Gümüş’ün Menteşe belediye başkanı seçildiği 2014 yılıydı.

Nişanlı gençler nikah yapacak sonra da eş durumundan tayin talebinde bulunacaklar.

Gençlerden biri Menteşe’de, diğeri ise baya uzak başka bir ilin dağ başındaki ilçesinde görev yapıyor.

Damat adayının işleri sıkı, hafta içinde kesinlikle izin alamıyor.

Hafta sonları bile gelmesi zor.

Bir gün zar zor da olsa nikah evrakları için Muğla’ya geliyor ve aynı gün geri dönüyor.

Nişanlısı Muğla’da çalışıyor, ertesi gün o evraklarla birlikte,

nikah için gün ve saat almak üzere Menteşe evlendirme memuruna gidiyor.

Sadece nikahın kıyılacağı gün ve saati alacak.

Tabi bizim memur geleneksel, ketum ve aşırı mevzuatçı bir tip.

Ali kıran baş kesen, kimseyi iplediği yok!.

‘Olmaz, damadı görmem lazım’ diyor.

Hadi bakalım döndür döndüre bilirsen!

Damat izin alamıyor, işleri yoğun izin vermiyorlar dense de nafile.

‘Yapcak bir şey yok, mevzuat böyle’

Tabi gençlerin eş durumundan tayin işi mevzuatçı nikah memuruna takılıyor.

Nikahı yapacaklar ve hemen eş durumundan tayin istenecek.

Olmaz Menteşe’nin nikah memuru damadı görecek.

Damadı görmeden kabul ettiği evraklar sonucu verdiği nikah günü,

ve saatinde nasıl bir olumsuzluk yaşadı onu çok merak ettim doğrusu.

Alt tarafı nikah günü ve saatini verecek.

Nikah günü ve saati gelip çattığında hem damat, hem de gelin orda olacak.

Olmaz beyimiz illa ki damadı görecek!

Damat bekleniyor, o da amirinden izin alıp gelemiyor.

Tabi bu arada zaman geçiyordu.

Bir gün Bencik eskibelediye başkanı Salih Haney’e denk geldim.

Kendisi o sıralar Muğla büyükşehir belediyesinde çalışıyor.

Bu mevzu-at mevzusunu ona anlattım.

‘Abi o sorun değil, ben başkan yardımcısını arar hallederim’ dedi.

Yanımdan birini aradı ve bana dedi ki,

‘tamam abi ben konuştum, kızımız evrakları alsın,

doğru başkan yardımcısının yanına gitsin.’

Haber gönderdim, nişanlı kızımız ertesi gün belediye başkan yardımcısının yanına gitti.

Başkan yardımcısı evrakları alıp nikah memurunun yanına giderek durumu izah eder.

Nikah memurunun söylediği aynen şu,

‘Yapcak bir şey yok, mevzuat böyle’

Ben başkan yardımcısı olacağım da,

nikah memuru bana mevzu-at cart curt filan diyecek.

Ya nikah memuru istifa eder gider,

ya da ben bir daha o belediyenin kapısından içeri girmem.

Mevzuyu Salih Haney’e söyledim o da çok sinirlendi,

buraya yazamayacağım şeyler söyledi.

O gün anladım ki bizler öncelikle müdürleri, memurları sandıkta seçelim,

o seçilen müdürler kendi aralarından birini belediye başkanı atasınlar,

belediye daha iyi yönetilir.

Kendi atadıklarının sözünü dinlerler diye düşündüm.

Bir daha seçilmek için eşeği yokuşa sürmezler, belki de vatandaşa yardımcı olurlar.

Bahattin Gümüş iyi bir dosttur, iyi bir arkadaştır, iyi bir babadır, belki de iyi niyetli bir insandır o ayrı,

ama yanında bu mevzuatçı tayfa olduğu sürece,

belediye başkanlığı yapacak iradeye ve güce erişemez.

Bunu belediyede işiniz düştüğünüz gün anlarsınız.

Konu bu kadarla kalsa hiç gam yemeyeceğim.

Damadın görev yaptığı o dağ başındaki ilçenin belediye başkanı AKP’li.

Bir toplantı esnasında bu mevzuyu, mevzuatçı memuru,

ona sözünü geçiremeyen başkan yardımcısını anlatınca,

‘Evrakları kargoyla buraya göndersinler, nikahınızı ben kıyarım’ diyor.

Siz bir AKP’li belediye başkanının gösterdiği tavrı gösteremiyorsunuz!

‘Yapcak bir şey yok, mevzuat böyle’ diyorsunuz.

İşte aradaki fark bu!

Yazıklar olsun size ve mevzuatınıza!

Soru şu, bu durumda hangisi mevzuatçı, hangisinin mevzusu at?

Muğla büyükşehir' deki mevzuatçı ise evlere şenlik!

Hiç merak etmeyin onu da anlatacağım.

Bu mevzuatçı,Muğla Büyükşehirde Ulaştırma Daire başkanlığı yapıyor.

Kendisine şoför esnafı çok tepkili.

Osman Gürün gereğini yapmayınca kendisini ulaştırmanın kralı sanıyor.

Siz işçilerle ne alakası var diyeceksiniz?

Şöyle izah edeyim, Termik Santrallerde çalışan işçiler,

işverenle yaptığımız toplu sözleşme gereği işverenin araçlarıyla işe gelip giderler.

İşveren bu servis araçları için ihale yapar ve değişik firmalara verir.

Toplu sözleşmede sadece işçiler için değil,

onların eş ve çocukları için de sosyal servis,

pazar servisi ve öğrenci servisi gibi bazı haklar da var.

Mevzuatçı ulaştırma daire başkanımız

‘hadi işçiler taşınabilir ama eş ve çocukları taşıyamazsınız!’ diyerek,

Milas ve Yeniköy, Kemerköy santralleri arasında,

işçilerin eş ve çocuklarını taşıyan araçlara ceza kesti.

Muğla vilayetinde ulaştırma Alper Kolukısa’dan sorulurmuş!

O izin vermediği sürece hiçbir Allah’ın kulu insan taşıyamazmış.

Ondan izin alınması gerekiyormuş.

Yoksa korsan yolcu taşımaktan yüklü bir ceza ödersiniz.

Ama bizim toplu sözleşmemiz var, haklarımız, çıkarlarımız gasp ediliyor.

‘Yapcak bir şey yok, mevzuat böyle’

Tabi bu arada istediğiniz vakit böyle önemli adamlara da ulaşamıyorsunuz.

Başlarını kaşıyacak vakitleri yok çünkü.

Türkiye’nin her tarafında bu servisler yapılıyor.

Kimse müdahale etmiyor, çünkü onlar işçilerin toplu sözleşme,

ile alınan haklarına saygı gösteriyorlar.

Mevzuatçı Alper Kolukısa toplu sözleşmeden bihaber, sendikayı zaten tanımıyor.

Duydum ki, bugün görevinden istifa etmiş.

İsabetli olmuş, bana göre geç bile kaldı.

Osman Gürün, pardon Doktor Osman Gürün,

onu enerji işçilerinin haklarına göz diktiği gün görevden alması gerekiyordu.

Bu konuyu CHP Milletvekili Suat Özcan’a aktardığımızda,

yanımızda telefon eder de sorunumuzu çözer diye bekledik.

O da kağıda yazdı, çizdi o kadar.

Seçim öncesi bu istifayı kimse yemez.

Darısı Menteşe’nin mevzuatçı nikah memurunun başına.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-01/03/2019

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500