Advert
Advert
Advert
BOTOKSLU EKONOMİ
Kemal ÖZCAN...

BOTOKSLU EKONOMİ

Bu içerik 235 kez okundu.

Devlet onu satmaz, belediye bunu satmaz diye diye,
memlekette satmadık kurum bırakmadılar. 
Babalar gibi sattılar!
Gece yarıları yataklarından kalkıp pijamalarıyla sattılar!
Kendi ülkesini pazarlamakla övündüler, bundan gurur duydular.
Ülkenin geldiği hale bir bakın dostlar.
Daha dün devlet et,süt, yem, pabuç, kumaş üretir mi? diyen anlayış, 
bugün domates biber satmaya kadar düşürdü işi.
Ancak halkımızın 90 küsur yıl boyunca dişinden tırnağından artırarak kurduğu,
o devasa üretim tesislerini yandaşa kaynak yaptılar.
Telekom'u, Tüpraş'ı, Tekel'i, Şeker fabrikalarını, Enerjiyi, Madenleri yok pahasına sat, 
sonra da yokluktan biber, patlıcan satmaya başla.
Tam bir Züğürt ağa filmi çevriliyor.
Ülkede her şeyi satar,özelleştirir, peşkeş cekerseniz, 
birgün gelir halkın temel ihtiyaçlarını, eti, sütü, sebze ve meyveyi karşılayamazsınız.
Sonra da böyle tıpış tıpış geri adım atarsınız!
O çukur, pislik, çöp dedikleri, CHP zihniyetinin ürünü olan belediye tanzim mağazaları geri geliyor.
O beğenmedikleri İnönü döneminde belediyeler her şeyi satıyordu.
Gene taşıma suyla değirmen döndürecekler.
Yerel seçim yatırımı..
Sebze meyve fiyatlarındaki artış tarımın bittiğinin göstergesidir.
Eğer bir suçlu arıyorsanız, suçlu 16 yıldır iktidar olan AKP’dir. 
Üretici, komisyoncu, pazarcı hain demelerine az kaldı.
Daha önce et sıkıntısına el attılar yüzlerine, gözlerine bulaştırdılar.
Aldıkları eti geri satmaya başladılar.
İzmir Belediye başkanı İhsan Alyanak’ın kurduğu Tanzim Satış,
Tansa yani Tansaş bugün Migros olarak faaliyetini sürdürüyor.
Dış güçler, fetö, pkk gibi vatan hainlerinden sonra, lobiler çıktı piyasaya.
Soğan, patates lobisi, 
Domates, biber, patlıcan lobisi, 
Her elinde salatalık olana bir avuç tuzla koşanlar lobisi.
Artık seçim bitene kadar bu lobilerin sonu gelmez.
AKP ve destekçileri beka, lobi derken belki istedikleri oyu alacaklardır,
ama seçimden sonra tarihin en ağır ekonomik krizi ile yüzleşeceklerdir.
İnşaat sektörüne verdikleri desteği tarıma vermediler.
Türkiye İran olmayacak diye bağırırken, bir de baktık ki Venezuela olmuşuz..
2023’ te süper güç yapacağız dedikleri ülkeyi düşürdükleri duruma bakın!
Serbest piyasa kabızlık yaptı.
Liberalizm kansızlık yaptı.
Siyasal İslam gazla birlikte bünyede şişkinlik yarattı.
Yellenmek için ıkınıp duruz!
Belediyelerin halk pazarı tadındaki tanzim satışlarını yeniden açmayı planlıyorlar.
Sevsinler sizin kooperatifçi, tanzimci satış yanınızı.
Günü kurtarma politikalarınızı.
Bir zamanlar Turgut Özal’ın dediği gibi, 
‘bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler’ deme lüksümüz de yok!
Çünkü deniz bitti kara göründü.
Ayyaş ve müsrif mirasyedi bir evlat gibi evin bütün eşyalarını sattılar, şimdi sıra geldi evi kökten satmaya.
Bakın Sakarya’daki Tank palet fabrikasını göz diktiler.
Neymiş satış değilmiş de, 25 yıllık işletme hakkı devriymiş!
Bu bal gibi özelleştirmedir, babalar gibi bir satıştır!
Kimi kandırıyorsunuz siz? 
Mafya artığının birini kürsüye çıkarmışlar ‘silahlanın’ diye hönkürüyor.
Daha önceki seçimlerde ‘oluk oluk kan akıtacağız, akan kanlarıyla duş alacağız’ diyen siyasetçi mafyası.
Metin Akpınar’ın faşizm tarifini kendisi için tehdit algılayanlar,
açık açık iç savaş hazırlığı söylemi olan ‘silahlanın’ diyen, 
‘kanla duş alacağız’ diyen bu herifin söylediklerini duymamazlıktan geliyor.
Asıl tehlike bu!
Duydum soruşturma filan açılmış ama göreceksiniz hiçbir şey çıkmaz bundan.
1 Kasım 2015 erken genel seçimler öncesi MHP Kayseri İl başkanı Baki Ersoy
Rize’de AKP’ye oy isteyen Sedat Peker için şöyle demişti.
'Eski bir mafya bozuntusu, botokslu sosyal medya kabadayısı' 
O gün botokslu mafya dediğiyle, bugün  bir eli bozkurt, diğer eli Rabialı can ciğer kuzu sarma!
Neyse dostlar olayın ve gidişatın vahametini artık siz anlayın!
Artık sadece mafyamız değil, ekonomi botokslu, siyaset botokslu.
Bu ülke bu tip kör, sağır ve karanlık dehlizlerden bir an önce kurtulmalıdır!
Ya arkadaş biriniz çıkın da 'keşke Yunan galip gelseydi, bu ülke batsın' diyen,

Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı şu Maraş dondurmacısı kılıklı fesli Kadir'le,

botokslu mayfacıya bir şeyler söyleyin, uyarın.
Yok olmaz, söyleyen kendilerinden oldu mu plaket bile verirler.
Hayırsever iş adamı Reza Zarrap'a verdikleri gibi.
Bedava kek, çay, kahve veriyorlardı sahiden ne oldu o iş?
Hani yatıp yuvarlanıp, ağnanacaktık!
Kesin bu işin içinden yine bir rant cıkar ya da mağduriyet.
Bilemedin, ‘kandırıldık’ der geçersiniz.

Ülkemiz hem sosyal ve hem de ekonomik olarak çok kötü yönetiliyor.

Cumhurbaşkanı bir partinin genel başkanı olarak konuşuyor,

ama  tüm halkı kucakladığını filan zannediyor.

Ekonomi ve siyaset iki aile efradının eline kaldı.

Cumhurbaşkanı olan kayınpeder topu oyuna sokuyor,

bakan olan damat ise sahada top gezdiriyor.

Oyun dar alanda kısa paslaşmalar şeklinde sürüp gidiyor.

Bu ülkenin kurucu partisi CHP’nin 6 okundan biri Halkçılıktır.

AKP’nin gıda fiyatları, Tanzim satış derken,

geldiği nokta aslında üstü örtülü Halkçılık ilkesidir.

Belediyeler Tanzim satışlar vasıtasıyla piyasa fiyatlarını disipline ediyordu.

Komünizme hizmet ediyor mantığıyla saldırdılar.

Köy Enstitülerinin başına gelenlerin aynısı,

Tansa’ların, üretici birliklerinin ve kooperatiflerin başına geldi.

Bu Cumhuriyet Amerikancı liboşların terk ettiği o 6 ok ilkesine birer birer geri dönecektir.

Halkçılıktan sonra sıranın Devletçiliğe geleceği günler yakın.

AKP genel başkanı dün Sivas meydanında şöyle çemkiriyordu,

 ‘Domates diyorlar, patates diyorlar, biber diyorlar.

Biz Kandil’de savaşıyoruz, düşünün bir merminin fiyatı nedir?’

Ne yani domates bulamıyorsak, mermi mi yiyelim?

Ya sarayın giderleri nedir, hiç düşünüyor mu ki?

Merminin sarayın elektrik giderinden daha az olduğunu düşünüyorum.

2002’ de sıfır terörle aldıkları ülke halkına 16 yıl sonra söylediklerine bakın!

'Vatan, Millet, Sakarya edebiyatı’ ile yönetiyorlar.

İş arayan genç bir anne feryat ediyor.

‘Açım aç, ekmek alamıyorum, çocuk doymuyor!’

Arkadan karaktersizin biri acılı anneye ‘terbiyesiz’ diye bağırıyor .

Millet domates, biber, patlıcan diyor,

O bir mermi kaç para biliyor musunuz? diyor.

Yedi düvele karşı savaşıyoruz ve beka masalları.

Tepeden tırnağa her şey botokslu.

Cumhurbaşkanı olan Kayınpeder ‘domates, biberle gelmeyin, savaşıyoruz’ dedi.

Bakan olan damat ise ‘gıda olmasa enflasyon olmazdı’ dedi..
Sanki yavaş yavaş milleti açlığa mı alıştırıyorlarne?

Kriz ancak böyle aşılabilir.

Millet açım aç diye bağıracak.

Cihan liderimiz  ‘kes sesini savaşıyoruz!’

Biz de sarayın o alttan ısıtmalı hurma ağaçlarını,

ejder meyveli içecekleri düşünelim.

Düşünelim ki, yüreğimiz sallansın!

Düşünelim ki, o an güzel günlere inanan.

Mutlu bir Yusufçuk havalansın!

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-09-02-2019

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500