escort izmir

Advert
Advert
Venezuela’da Yaşananlar ve Küresel Ayrışma
Erhan AYAZ...

Venezuela’da Yaşananlar ve Küresel Ayrışma

Bu içerik 735 kez okundu.

Türkiye yerel seçimlerin yaklaşmasıyla doğru orantılı olarak, yerel siyasetin heyecanı ve entrikası bol gündemiyle iyiden iyiye meşgul durumda. Ancak biz yerel siyaset ile meşgul durumdayken küresel gündem tüm hızı, karmaşıklığı ve öngörülemez yapısıyla hayatına devam etmekte. Suriye ve Irak gibi bölgesel konularla bizim de yakinen tanık olduğumuz bölgesel meselelerin, küresel bir hal olması durumunun en son örneğini Venezuela’da görmekteyiz.  Venezuela’da yaşananlar aslında detaylarıyla çok önemli bir analiz gerektiren durum. Düşünün dünyanın en zengin petrol ve altın yataklarına sahip bir coğrafyada halk açlık, yoksulluk ve bunlara ek olarak güvenlik endişeleriyle birlikte ülkeyi terk etmek için yarışıyor; trajikomik bir durum. Bu ortamda muhalifler de kendi örgütlenmelerini gerçekleştirdiler ve şu an ki lider Maduro’nun karşısına çıktılar. Ben de lisans yıllarımda merakla üzerine araştırmalar yaptığım Bolivarcı Devrim’in lideri, önderi “Hugo Chavez” sonrasında, bu kadar kısa sürede ülkenin uçuruma sürüklenmesini hayretle izlemekteyim. Eğer siz de Hugo Chavez’in devrimi nasıl gerçekleştirdiği merak ediyorsanız Ece Temelkuran’ın “Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita” adlı kitabını tavsiye ederim. Mutlaka okuyun ki şu an bu insanlar neden sokaktalar anlamak, anlamlandırmak daha kolay olabilir. Unutmadan belirtmek gerekir ki şu an sokakta olanlar daha önceki hareketler gibi sadece liberal yani orta ve orta üst sınıftan insanlar değiller. Aksine hareketin içerisinde Maduro’nın oy deposu olarak gördüğü banliyölerden gelenler de yer almakta. Belki de hareketin bu kadar ses getirmesi ve karşılık bulmasının en önemli nedeni de bu banliyölerden gelen muhalif katılımcılar.

Aslında uluslararası gündemi takip edenler için Venezuela’da yaşananlar sürpriz olmadı. Son yıllarda böylesine bir sosyal patlama konunun uzmanları tarafından beklen bir durumdu. Son üç yılda, yaklaşık üç milyon insan ülkeyi terk etti. Meseleyi ideolojik açıdan değerlendirmek konunun temel sorunlarını gözden kaçırmak anlamına gelecektir. Mesele sadece sosyalizm ya da anti-emperyalizm olmayabilir. Evet, ABD ve birçok batılı ülke en basit açıklamayla Maduro’ya karşı bir darbe yapıyorlar ve birçok defa başka coğrafyalarda dillendirdikleri gibi bunu “demokrasi” kisvesi altında yapıyorlar. Bu iğrenç bir durum ancak Maduro’nun da ülkeyi ne hale getirdiği, otoriter, anti-demokratik bir rejime dönüştürdüğünün tespitini de yapmak gerekir.  Bir başka yazıda size Chavez ve sonrasında ülkenin nasıl bir sefalete dönmesinin detaylarını Ece Temelkuran’ın kitabından aktarmaya çalışacağım.

Konumuza dönecek olursak, ABD’den Venezuela ile ilgili yapılan basın açıklamalarını genellikle Başkan Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton gerçekleştirdi. Siyaset algı yönetmek ve bu algıyı yönetirken stratejik iletişim araçlarını başarılı şekilde kullanmaktır. John Bolton basın önüne çıktığında arkasında bir dünya haritası ve bu harita üzerinde kırmızı ile griye boyanmış ülkeler vardı. Daha sonra aynı harita ve benzerlerini CNN, Reuters, Bloomberg, AP gibi birçok medya organının analizlerinde gördük. Burada Maduro rejimini destekleyen ülkeler ile muhalefet lideri Guiado’yu destekleyen ülkeleri işaretlenmiş şekilde görebilirsiniz. Aynı haritayı dünyanın birçok yerindeki farklı sorunda da kullanabilirsiniz. Rusya, Çin, Türkiye gibi ülkeler bir tarafta diğer tarafta ABD, AB, Kanada ve diğer batılı ülkeler. Son yıllarda yaşanan güç değişim mücadelesi küresel gündem ve sorunlarla birlikte dünyayı büyük bir ayrışmaya götürüyor. Soğuk Savaş terminolojisi ile Doğu-Batı ayrımının farklı halleriyle karşı-karşıya olabiliriz. Ülkemiz açısından değerlendirdiğimizde dış politikada her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyacağımız “denge unsuru” olabilecek adımları oluşturacak stratejiler oluşturmalıyız.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500