Advert
Advert
MOZART EŞLİĞİNDE BİRA İÇMEK
Kemal ÖZCAN...

MOZART EŞLİĞİNDE BİRA İÇMEK

Bu içerik 845 kez okundu.

Yılmaz Özdilbira içmeye davet etmiş, Rutkay Aziz’de Mozart dinlemeye.

Ne var bunda?

Sende kibarca  kabul etmezsin olur biter..

Yok illa ki gerecek ortamı!

Mozart dinlemeye zorladılar.

Bira içmeye zorladılar.

Faşist bunlar!

Kabataş’daki başörtülü bacım, camide içki içtiler, ayakkabılarıyla girdiler, camiler ahır.

Cumhurbaşkanı olan AKP genel başkanı gene celallendi.

‘Bu ülkenin meşrebi ve duruşu belli olan Cumhurbaşkanı'nı bira içmeye,

Mozart dinlemeye zorlamak faşistliğin dik alasıdır!’ dedi.

Cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrası sıkıysa Mozart çalsın bakalım bundan sonra.

Ya Allah Bismillah, Allahü Ekber!

İçki içmediği için bira içme davetini kabul etmeyebilir ,

amaMozart dinleme davetine neden çemkirdi onu anlayamadım?

Mozart dinlesin demenin kime ne zararı var?

Bari Mozart’ın bestelediği ‘Türk Marşı’nı dinleseydin reis.

Bak bu hoşuna giderdi, Osmanlı hücum marşından esinlenmiş.

Böyle giderse sıra bana gelecek diye korkar oldum..

Çünkü bu ara mağduriyet bulmakta baya zorlanıyor.

Kimse konuşmasın, konuştuğunuz an mağdur oluyor zatı muhterem.

Sanırsın ki, ellerinden ayaklarından tutmuşlar zorla bira içiriyorlar,

ve fonda daMozart çalıyor.

Adamlar nazikçe davet etmişler, olmaz de geç!

Zorlama kelimesi kullanılacak bir durum yok ortada.

Davet edilmeyi neden zorlamak olarak algılıyor.

Neden biliyor musunuz?

Çünkü kendisi bir şeye davet ediyorsa onu emrediyor aslında.

Bu ülkede her şeye müdahale edebilen bir adam nasıl zorlanır?

Yemişim enflasyonu, ekonomik krizi, ülke batıyormuş, batsın!

Yeter ki benim, başörtülü dindar bacılarım mağdur olmasın..
Bu CeHaPe var ya bu CeHaPe!

Bunlar hep böyle..
Bunlar din düşmanı, bunlar Allahsız, kitapsız, gomonis bunlar gomonis!

Türkiye’nin kaymağını yiyen Kadıköy’lü bunlar.
Portakal mıdır, mandalinmidir, kadın mıdır, kız mıdır belli değil?

Zart mıdır, Mozart mıdır, sanatçı müsveddesi mi nedir bunlar?
Faşist bunlar faşist, hem de dik alası..
Mağduriyet, milliyetçilik, seçim rüşveti ve kutuplaştırma, safları sıklaştırma..

Çaykovski eşliğinde çay içmeye davet etseydiniz,

veya ejder meyvesi eşliğinde Yavuz Bingöl dinlemeye.

Zorlamak istemiyorum ama hiç olmazsa bir kere deneseydi.

Belki dünyaya farklı bakardı.

Sen faşistlik görmemişsin sayın Cumhurbaşkanı.

Asıl faşistlik işçilerin haklarını ellerinden almaktır, grevlerini yasaklamaktır.

Demokratik eylem yapmalarını engellemektir.

Onların vergileriyle aile boyu krallar gibi saltanat sürmektir.

Ondan sonra bir lokma, bir hırka edebiyatı yapın siz.

İmamın maaşını alkolden, sigaradan aldığınız vergilerle öderken bir sakınca yok.

Sıkıyorsa dinen haram olan alkolün üretimini ve satışını yasaklasanıza.

Yemiyor değil mi?

Bira içseydi, Mozart dinleseydi dedin mi, hemen meşrep var, duruş var.

İçmedim içirdim, dinlemedim dinlettim..

Bu arada oyuncu Deniz Çakır’a da 'bu ülkenin başörtülü hanımlarına,

Suudi Arabistan'a gidin demek, faşistliğin en sefil halidir' dedi.

‘Adı da neymiş sanatçıymış!’ diyerek onu küçümsedi.

Hedef gösterdi.

Hadi bakalım hemen yumulun en vahşi şekilde linç edin!

Deniz Çakır bunu yalanladı,

'üzerime atılmak istenen işlenmemiş bir suçtur ve utanç vericidir' dedi.

Eğer söylediyse çok büyük ayıp etmiş.

Saygı duyamıyorsan da söke söke tahammül edeceksin.

Bu ülke senin babanın malı değil, şuraya, buraya git diyemezsin.

Hakkında soruşturma açılmış.

Aslına bakarsanız olayda bazı anlamadığımız noktalar var.

Kimse kimseye durup dururken böyle demez.

Bitmedi gitti şu başörtülü bacım mağduriyeti.

Reis başörtülü bacılarla ilgili bir konu oldu mu anında gündeme getiriyor.

Minibüste şortlu bir kadın, bir yobaz tarafından,

tekme tokat saldırıya uğradığında hiç çemkirdiğini görmedim.

Zaten başı açık ve şortlu ise hak ediyordur.

Belki de kadın mıdır, kız mıdır bilemedi?

O yobaz sırtı sıvazlana sıvazlana tahliye edildi.

Saldırıya uğrayan başörtülü bacısıysa vay ona saldıranın haline.

‘Başörtülü bacımın üzerine işedileeeer!’diye,

meydanlarda bağırıldığı Kabataş yalanı hala kulaklarımızda.

Günlerce deri pantolonlu üstü çıplak adamlar arandı her yerde.

Mini etek giydi diye tecavüzün meşrulaştırıldığı bir toplum haline geldik.

Başörtülü bacı oldu, başörtüsüz kadın.

Başı açık, başı kapalı insan değil, iyi ve kötü insan vardır.

Nedense bu kesim böyle durumlarda soluğu hemen adliyede alıyorlar.

Mağdurum da, mağdurum..

Liseli bir gencin sokak köpekleri tarafından öldürülmesi bu kadar gündem olmadı.

Deniz Çakır’ın  alkollü olduğu vurgusu yapılmış.

Eee ne olacaktı?

Mekan alkol satışı yapılan bir mekan.

Velhasıl kelam dostlar haberin kaynağı yandaş medya olunca böyle.

Düşünsenize bu haberin içine ‘dinimize ve peygamberimize küfür etti’,

falan filan da ekleyebilirlerdi.

Toplumsal infial yaratmak an meselesi.

Seçime kadar grup toplantılarında buna benzer çok malzeme bulunacak.

İspiyon makineleri harıl harıl çalışıyor. 

Bu olaydan şu sonuç çıkıyor.

Sataşılacaksa başı açık birine sataşın.

Başörtülü bacılara sataşırsanız devletin en tepesinden yersin azarı.

Bakalım önümüzdeki grup toplantılarında kimler azarlanacak?

Kimler için talimatlar verilecek?

Neyse dostlar ister bira için, ister içmeyin ama siz gene de Mozart dinleyin, o haram değil.

Onun Türk Marşını mutlaka dinleyin..

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-08/01/2019

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500