Advert
Advert
WASHİNGTON PORTAKALI
Kemal ÖZCAN...

WASHİNGTON PORTAKALI

Bu içerik 686 kez okundu.

Fatih Portakal geçenlerde,

‘Bu ülkede barışçıl bir eylemi bile yapmak artık mümkün değildir,

örneğin doğalgaz zamlarını protesto etmek için sokağa çıkalım, görelim’ dedi

Tayyip Erdoğan’da çıktı,Fatih Portakal’a açık açık tehdit etti.

‘Birileri çıkmış portakal mıdır, mandalina mıdır, narenciye midir?,

haddini bil, haddini bilmezsen bu millet patlatır enseni’ dedi.

Fatih portakal, anayasal güvence altına alınmış bir hakkı savunduğu için,

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından hedef gösterildi.

Bu millet patlatır enseni!

Bu saatten sonra onun başına bir şey gelirse en azından sorumlusu belli.

Halletmedikleri bir bu adam kalmıştı.

İktidardakiler mükemmel, bütün suç millette.

Bu ülkenin Cumhurbaşkanı nasıl böyle cümleler kurabilir?

Koskoca Cumhurbaşkanının üslubuna bakın.!

Lafa mı baksam, söyleyene mi baksam bende bilemedim?

Peki Cumhurbaşkanının haddini kim bildirecek?

Yok mu,bu sözlerin hesabını soracak altı okka yüreği olan bir savcı?

Sevgili dostlar siyasetin seviyesi hiç bu kadar düşmemişti.

Portakal mıdır, mandalina mıdır, yoksa narenciye midir demek, ne demek ya?

Geldiğimiz hale, milletin düştüğü duruma bakın!

Soyadı üzerinden bir insanı aşağılamak nasıl bir psikolojinin ürünüdür.

31 mart seçimleri öncesi düşmanlaştırma operasyonunun ilk hedefi Fatih Portakal oldu.

Yerel seçimleri kazanmak için kin ve nefret ile saldırmaları gerekiyor.

Mesele iktidarlarını korumak oldu mu gözleri hiçbir şey görmüyor.

En küçük bir eleştiriye dahi tahammülleri yok.

Çıkıp ileri demokrasiden,özgürlükten bahsediyorlar ya ona tav oluyorum.

Bırakın sokağa çıkmayı, fikrini söylemeye korkuyor insanlar.

Bir haberci, ülkenin Cumhurbaşkanı tarafından tehdit ediliyor, hedef gösteriliyor.

Meydandaki şakşakçılar da çığlıklar atarak ona destek veriyor.

Maalesef biz hak ettiğimiz gibi yönetiliyoruz.

Bir insanın gözü döndüğünde temsil ettiği makamın ağırlığı filan hiç umurunda olmaması vahim..

Bu derece kontrolünü kaybetmesi, olası bir seçim kaybında neleri göze alabileceğini düşünmeye sevk ediyor insanı.

Cumhurbaşkanı bir haber spikerini tehdit eder duruma gelmişse,

bir devrin sonuna gelinmiş demektir.

‘Doğalgaz zamlarını sokağa çıkıp barışçıl bir şekilde protesto bile edemiyoruz’ demenin neresi suç?

Türkiye tarihinin hiçbir döneminde gerçek bir hukuk devleti olmadı,

ama bu kadarını da yaşamadı bu ülke.

Daha önce Can Dündar’ı hedef göstererek, ‘öyle kolay bırakmam onu’ demişti.

Savcı hemen soruşturma açmış, yandaş medya vatan haini ilan etmişti.

Beyazıt Öztürk gibi bir adamı bile vatan haini ilan ettiler.

Şimdi sıra Fatih Portakal’a geldi.

Portakal geçen akşam canlı yayında,

‘başıma bir şey gelirse sebebi yandaş medyanın internet siteleri, televizyonları’ dedi

Dün de İzmir’in Karabağlar semtinde bir grup AKP’li Portakal’ı protesto etti.

Bu portakalların çektiği nedir arkadaş?

Aile bakanıHollanda'dan kovulduğunda da, portakallar bıçaklanmış kıyıma uğramıştı.

Bu sefer portakalı yiyerek protesto ettiler.

Trumpiçin turp kesen,

Fatih Portakal için portakal yiyen,

İsrail için kolaları yollara döken aşırı duyarlı vatandaşlarımız bunlar.

Memlekette söz sahibi olan güruh bunlar işte.

Fatih Portakal sayesinde vücutlarına bir vitamin girişi oldu,

belki beyinlerine sirayet eder de faydası dokunur diye düşünüyorum.

Sosyal medyaya verdikleri videoya baktım, güldüm.

Bir grup AKP’li toplanmış portakal yiyor.

Biri ayakta zor duruyor, biri iki lafı bir araya getiremiyor,

bir diğeriyse hunharca elindeki ‘Washington portakalını’ yiyor.

Ulan beni güldürdünüz ya, Allah da sizi güldürsün.

En zor, en biçare günlerimizde bile her gün bir şekilde bizi güldürmeyi başarıyorlar.

Fatih Portakal'ın ‘sokağa çıkma’ çağrısını sokağa çıkarak protesto ettiler.

Cehalet bu topraklarda hep vardı ama eskiden cahil cahilliğini bilirdi.

Şimdi özgüvenleri tavan yaptı.

İşte ülkeyi 2023’ e taşıyacak vizyon bu olsa gerek.

Bu zeka seviyesiyle,bu devletin bunca sene ayakta kalması bir mucizesi olsa gerek,

Aslında ülkenin geldiği durum içler acısı.

Keşkeİzmir’i bu işe hiç bulaştırmasalardı.

Platon’un demokrasi ile ilgili şu sözü ünlüdür.

‘Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için,

yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır’

CHP Burdur milletvekili Mehmet Göker’de,

Fatih Portakal'ı savunmak için meclis kürsüsüne portakal getirmiş.

Al birini, vur ötekine!

Atatürkçüler de Kadir Mısıroğlu’nu protesto etmek isterlerse sokağa çıkıp mısır yesinler.

Mesela Kılıçdaroğlu’nu da kılıçbalığı yiyerek protesto edebilirler.

İşimiz şaka maka da siyasal İslam iktidarını gerginlikten besliyor.

Cihan liderimiz hala diyor ki, ‘camiye bira şişeleriyle girdiler’

Daha yeni Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı,

Suudi prens Selman’ın talimatıyla konsoloslukta öldürüldü.

Dünya yerinden oynadı.

Türkiye’nin itibarı iki paralık oldu.

Yarın iktidara muhalif gazetecilerin başına buna benzer bir olay gelirse işler iyice sarpa sarar.

Fatih Portakal’ı ne izlerim, ne de hayranıyım ama portakalın suyunu çıkardılar.

Yedikleri portakal Finike veya Yafa değil, Washington cinsiydi.

Hatta bir tanesi turunç ağacından kopardığı turuncu yiyordu.

Masa örtüsünü, dantelli tül perdeyi kefen gibi sarınanlarla aynı zihniyet.

Ne istediler de vermedik deyip,

sonra kendileri hariç herkesi fetö’cü ilan edenler gibi. 

Fatih Portakal‘zamları bile protesto edemiyoruz’ dedi.

Portakal ülkeyi bölmek istedi..

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etti.

Vatandaşlarımızı sokağa davet ederek kışkırtıcılık yapmıştır.

Ülkemizin birlik ve beraberliğini bozmaya çalışmıştır

Öyleyse portakal yiyelim ama Washington portakal olsun!

Sevgili dostlar anayasanın 34’üncü maddesi der ki,

‘Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir’

O da zaten yakın, yıkın dememiş.

İnsanlar sokağa çıksa öldüresiye dayak yerler, bunu ima etmeye çalışmış.

Yalan mı?

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-20/12/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500