Advert
Advert
KİM BU SARI YELEKLİLER?
Kemal ÖZCAN...

KİM BU SARI YELEKLİLER?

Bu içerik 614 kez okundu.

Hükümet akaryakıta vergi koydu Fransa karıştı.

Akaryakıt vergisinin artması bardağı taşıran son damla oldu.

Fransa’yı yaklaşık bir aydır kasıp kavuran,

kitlesel eylemlerin nerede duracağı da belirsiz.

2 Kişi hayatını kaybetti, binin üstünde yaralı, bir o kadar da gözaltına alınan insan var.

Olaylar sırasında panikleyen bir sürücünün çarptığı bir gösterici,

Ve ‘Sarı Yeleklerin’ kurduğu barikatı aşmaya çalışırken,

kaza yapan bir motosiklet sürücüsü hayatını kaybetti.

Gözaltılar oldukça olaylar daha da büyüyecek gibi.

Bütün dünya izliyor, en küçük detayları bile görüyoruz.

Çünkü yayın yasağı yok.

Penguen belgeseli de izletmiyorlar mesela.

Görünen o ki, durum gerçekten çok ciddi.

Dikkatimi çeken ise ‘Sarı Yelekli’ insanlar oldu.

Her yerde onları görüyoruz.

Nedir bu sarı yeleğin esprisi?

Sarı yelek Fransa’da her arabada bulunması yasal zorunluluk olan bir giysiymiş.

Fosforlu olduğu için gece ve uzak mesafeden kolaylıkla farkediliyor.

Tek tük yol kapamayla başlayan hareket öncü bir örgütlenme olmaksızın tüm Fransa’yı sardı.

Çoğunluğu daha önce hiçbir gösteri ve eyleme katılmamış.

Bu yanıyla Gezi Direnişiyle benzer yanları olsa da, başkaldırının özünde taşralı Fransızlar var.

Sendikalardan ve siyasi partilerden çok büyük destek görüyor.

Macron bu tepkiye nasıl karşılık vereceğini bilmiyor.

Halk arabasında zorunlu bulundurduğu fosforlu sarı güvenlik yeleklerini üzerlerine geçirip,

arkalarında hiçbir siyasal veya sendikal örgütlenme olmadan,

ve kısa sürede tüm Fransa’ya yayılan eylemleri başlattı.

Kim bu sarı yelekliler?

Macron’un kibirli kibirli üstten baktığı, doğrudan haysiyetini zedelediği, onurunu kırdığı insanlar.

Sarı Yelekler hareketinin özü büyük ölçüde taşralı, göçmen ve ortalama kırk yaşlarında.

Yaklaşık asgari ücretli bir işe sahip, Fransa’daki eski bir tabirle ‘aşağı Fransa’ halkı.

Kimse söz konusu kesimden böyle bir kalkışmayı beklemiyordu.

Elitist solcular sarı yeleklilere mesafeli duruyor.

Hatta bir çoğu kınama mesajları yayınlıyor.

‘Mesele gerekçeleriniz veya talepleriniz değil, mesele başkaldırmanız.’

‘Uslu uslu oturmayı reddetmeniz.’ gibi eleştiriler yapılıyor.

Sarı Yelekliler hareketi kontrolsüz.

Çünkü hareket adına konuşabilecek ve müzakere yürütebilecek sorumlular yok.

Geleceğin eylemleri de hep böyle plansız programsız olacak.

Müthiş ve çok değişik eylemlere imza atıyorlar.

Mesela özelleştirilen paralı otobanların bariyerlerini sökerek bedava geçiş sağlıyorlar.

Nereye girersen gir bedava.

Kamyonlarla kavşakları kapatıp trafiği felç ediyorlar.

Valiliğin izin vermediği lüks caddelerde yürüyüş yapıyorlar.

Anketlere göre halkın yüzde 84’ü destek veriyormuş.

Kimse onlara satırla saldırmıyor, terörist demiyor, linç etmeye kalkmıyor.

En önemlisi dış güçler, Siyonistler, Soros, pkk, fetö,zart zurt diyen de yok.

Macron şöyle bir açıklama yaptı.

‘Akaryakıt zammı yeterince anlatılamamış’

Bu demek oluyor ki, Macron geri adım atmayacak!

Tek derdi kendi cebi olan marjinal bir hareket gibi başladı.

Mevcut öfkenin sebepleri hayat pahalığı, aşırı vergi yükü ve benzine zam gibi görünse de,

bugün ‘Sarı Yeleklerin’ sokağa taşıdığı,

ve aslında neredeyse tüm ülkeyi kapsayan talepleri son derece basit.

Daha adil bir düzen ve hakça paylaşım istiyorlar..

Macron’u seçtik bizi istediği gibi yönetsin demiyorlar.

Fransa’da asgari ücret 1700 Euro civarında,

benzin fiyatı 1 buçuk Euro oldu diye kıyameti kopardılar.

Bizde asgari ücret 1600 lira benzin 6 lira kimsede tık yok.

Yoksulluk sınırı da asgari ücretin üç katı.

Bedava kömüre, makarnaya talim…

Biz hala10 kuruş zamdan sonra gelen 1 kuruşluk zamlara seviniyoruz.

Bu ülkede yapılan zamlar demek ki Fransa'da yapılsa,

adamlar komple Fransa'yı benzin döküp yakacaklar.

Macron bizim reis’ten yardım istese bir günde süt liman ederdi orayı.

Onun gibi ajitasyon yapsa da olurdu.

Mesela ‘Kilise’de içki içtiler, ayakkabılarla kiliseye girdiler.’

‘Rahibe bacılarıma saldırdılar’ deseydi tamamdı.

Hiç mi örnek almıyorsunuz ?

Gezide mesele üç beş ağaç değildi, Fransa’da mesele benzin değil.

Dünya daha büyük olaylara gebe..

Bu dünya düzeninin böyle sürmeyeceği kesin.

Bu olaylar küresel bir dip dalganın işaretidir.

2019 yılı çok daha çetin geçecek.

Olaylar takip ettiğim kadarıyla, önlenemez bir yere doğru gidiyor.

Bakalım bu isyan bir kıvılcım olup, diğer ülkelere sıçrayacak mı?

Eylemlerin Belçika ve Hollanda’ya sıçradığı bilgileri geliyor.

Avrupa’da bazı ülkelerde polislerin izinleri iptal edilmiş.

Sarı yeleğin tüm araçlarda zorunlu olmasından,

ve bir direnişin öznesi haline gelmesinden sonra,

Türkiye’de araçlara sarı yelekle ilgili yasal bir zorunluluk geleceğini zannetmiyorum.

Giyilmesini yasaklarlarsa şaşırmayın.

Hatırlarsanız bir fetö tutuklusu önünde ‘hero’ yazılı bir tişörtle mahkemeye geldi diye,

‘hero’ yazılı tişörtler yasaklanmış, giyenler gözaltına alınmıştı..

Fransa’daki eylemler henüz anti-kapitalist bir başkaldırıya dönüşmüş değil.

Sarı yelekliler Fransız sağının sokağa çıkmış halidir.

Çağrılar sosyal medya üzerinden yapılıyor.

Sarı yelekliler hareketinin çıkışı akaryakıt zammı olsa da,

farklı dinamikleri bir araya getirerek hükümet karşıtı bir kalkışmaya doğru evrildi.

Umarım sarı yeleklilerle başlayan bu hareket sefalet ekenlerin öfke biçtiği,

kerpiç evlerden gelenlerin sarayları yıktığı, tüm dünyayı etkisi altına alan bir sınıf hareketine dönüşür.

Mazlumların zalimlerden hesap sorduğu bir çağın önünü açar.

Yönetenlerin eskisi gibi yönetemediği,

yönetilenlerin ise eskisi gibi yönetilmeye razı olmadığı devrimci bir duruma ortaya çıkar.

Baskısız, sömürüsüz, sınırsız, sömürüsüz yeni bir dünya kurulur.

İsyanlar devrime gebedir.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-01/12/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500