Advert
Advert
Advert
Eğitimde Etik Olmak
Nermin KURT...

Eğitimde Etik Olmak

Bu içerik 171 kez okundu.

“Özgür bir toplum, çağdaş okullar ile kurulabilir.”

Özgür toplum, üreten, araştıran, sorgulayan, değişime açık olan, kendini gerektiği yerde yenileyebilen okulların yetiştirdiği genç ve dinamik nesille yaratılabilecek bir toplumdur.

Toplumda, eğitim kurumlarının, neredeyse her köşe başında açılan eğitim kurumlarının, asıl amacı ticaret yapmak değil, nitelikli bireyler yetiştirmek olmalıdır.

Eğitim kurumlarındaki kayıt, erken kayıt, kayıt yenileme gibi kavramları kısa bir süre sonra duymaya başlayacağımız şu dönemlerde, kurumlardaki öğrenci sayısındaki değişimler bence büyük bir sorundur. Ve sorun da teşkil etmelidir.

Öğrencilerin, velilerin sık sık okul değiştirmesi her ne kadar öğrencinin problem olduğu şeklinde konuşuluyor olsa da bu bazen kurumun eğitim felsefesinin gerçekçi ve etik değerler içerisinde de olmadığını da gösterir.

Öğrenciler, etiketlenerek eğitim kurumlarının ve öğretmenlerin deneme alanları olmamalıdır.

Gerçek kalite, kuruma başlayan öğrencinin geldiği nokta ile kurumda olduğu süre ve sürelerde ne gibi gelişimler gösterdiğidir. Bu gelişimi için okulun öğrenciye ne kadar fayda sağladığıdır.

Okullar nitelikli öğrenciyi yetiştirmekle görevlidir ancak potansiyeli üstün olan öğrenciyi alıp eğitip, belirli bir seviyeye getirmekle yetinmemeli, her türlü ihtiyacı olan öğrenciye de eşit eğitimi vermelidir.

Okullar, özüne baktığımızda okullar üstün, kaynaştırma vb. etiketlere bakmadan aldığı öğrencisine, yeten, onları nitelikli öğrenciler olarak yetiştiren bir kurum olmalıdır.

Karma sistemde okuyan her öğrencinin akranlarına öğrettiği şeyler mutlaka vardır. Üstün olan çocuğunun diğerine yaptığı katkı yanında, kaynaştırma dediğimiz ve maalesef ötekileştirdiğimiz çocukların da akranlarına kazandırdıkları vardır.

Öğrenciyi etiketlemeden yetiştirecek olan kurumlar ve öğretmenlerdir.

Kayıt endişesi ile aldığımız öğrenciyi ne yarı yolda bırakmak nede farklılığından dolayı ötekileştirmek kuruma, öğretmene yakışmaz. Yakışmamalı.

Lisesi, ortaokulu, ilkokulu, üniversitesi bir sürü devlet veya özel okul olarak kurumlar mevcut.

Benim bu yazdıklarım ilkokul için geçerli. İlkokulda sorun yaşadı diye eğitmekle uğraşmayıp, giden yerine gelen mantığı ile davranmak ne kadar etiktir?

Her bir çocuğumuzu kazanmalı, emek vermekten yana olmalıyız diye düşünüyorum açıkçası.

Hababam Sınıfı filminden duyduğumuz ve hep kulaklarımızı çınlatan Mahmut hoca söylemi geldi aklıma.

“Ben tüccar değilim, öğretmenim, eğitimciyim.”

İşimizden tabi ki nerde hangi kurumda olursak olalım kazanç elbette sağlayacağız. Hangi işi yaparsak yapalım maddi bir kazanç sağlıyoruz ancak bunu öğretmenlik veya eğitimci kimliğimizin dışına çıkmadan yapmalıyız.

Kurumların da eğitim kurumu dışına çıkmadan sürdürebilirliğini devam ettirmeye çalışması gerekmektedir. Dünyayı belki kurtarmaya gücümüz yetmez ama kendi ülkemizin geleceği ve  yetişkinleri olacak, bugünün küçüklerini doğru eğiterek başlayabiliriz.

Belki de dünyayı kurtarmaya buradan başlayabiliriz.

İşini doğru yapan, kurum olarak eğitim kurumu olduğunu unutmayan, ilkeli, kaliteli olan kurum örneklerinin artması dileğiyle.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
ünal türköz     2018-12-08 değerli öğretmenim Nermin Kurt Hanımefendi yazılarınızı beğeniyle okuyor sizi kutluyorum.