Advert
Advert
TARİH SİZİ YAZACAK!
Kemal ÖZCAN...

TARİH SİZİ YAZACAK!

Bu içerik 857 kez okundu.

Bu ülkenin siyasetinde anlayamadığım bir gariplik var.

Tayyip Erdoğan‘Mart yerel seçimleri ana muhalefetin sonu olacak’ diyor.

Ne gariptir ki, CHP’deki parti içi muhalefet de 24 Hazirandan beri aynı şeyleri söylüyor.

Dinleyen kim?

Ana muhalefet ise kendi sonu olacak seçime aylar öncesinden hazırlanıyor.

Adam ‘CHP pisliktir, CHP çöplüktür’ diyor.

Ağzına geleni söylüyor, ‘sen ne anlarsın ezandan, Kuran’dan’, ‘camileri ahır yaptınız’ diyor,

Diyanet işleri başkanının hoşuna gidiyor alkışlıyor.

İnönü ile ilgili yalan yanlış konuşuyor,

CHP'li bir Allah’ın kulu da çıkıp o lafları onun ağzına tıkayacak tek söz etmiyor edemiyor.

İş Bankasındaki CHP hisselerini hazineye devredeceğini söylüyor,

Ortalığı ayağa kaldırmaları lazım, gene tık yok.

CHP’lilerin ağzını bıçak açmıyor.

Ayağa kalkmanız için adamın daha ne yapması lazım onu çok merak ediyorum.

Ne ıscak, ne rahat koltuklarmış o koltuklar arkadaş!

Ülkede kriz var.

Krizden, enflasyondan, doların yükselmesinden medet uman bir ana muhalefet var.

Ancak iktidar darbede olduğu gibi krizi de fırsata çevirirken seyrediyorlar.

Dünyanın her yerinde krizi yaratan iktidar ilk seçimde seçimleri kaybeder,

ve muhalefet partileri iktidara gelir.

Bizde krizi yaratan, cemaatçi darbeye davetiye çıkaran iktidar oyunu arttırıyor.

Üstelik önümüzdeki yerel seçim muhalefetin sonu olacak diye de dalga geçiliyor.

Çünkü CHP politikasını kazanmak üzerine kurmuyor.

Otura otura mabatlarını büyütüp, aman koltuğumdan olmayım diye her türlü parti içi entrika çeviriyorlar.

İki de bir soru önergeleri vermekle milletvekilliği yaptıklarını sanıyorlar.

Kendinize gelin beyler!

Sizin yanlış politikalarınız, oligarşik hırslarınız ve koltuk sevdalarınız yüzünden ülke bu hale geldi!

Cumhuriyet devrimlerinin sembolü bir partinin geldiği noktaya bakın!

Yıllardır milyonlarca seçmeni uyuttunuz!

O seçmen ki her seferinde yeşeren umutlarla yeniden geldi size oyunu verdi.

Siz ne yaptınız?

Değişim istedi kabul etmediniz, ön seçim istedi vakit yok dediniz, söz istedi partiden ihraç ettiniz.

Kendi partilisinden korkan, kaçan, onu yok etmeye çalışan birer oligark olup çıktınız.

Kısacası milyonlarca seçmenin umutlarının içini ettiniz.

Gerçek bir muhalefet edilmesini engellemek için elinizden geleni yaptınız.

Tarih sizi yazacak!

Milletvekilliği sıralamasıyla yapılan emek hırsızlığını yazacak.

Yerel yönetimler basiretsizliğiyle bu partiye yapılan ihaneti yazacak.

Bilerek veya bilmeyerek neye hizmet ettiğinizi yazacak!

Hem de affetmeden yazacak!

CHP’ de il ve ilçe başkanlığını ve hatta milletvekilliğini kendinizi belediye başkanı yapmak için kullandınız.

Parti, memleket filan kimsenin umurunda değil.

Belediye başkan aday adaylıklarına bakın ne demek istediğimi anlarsınız.

Muğla’da neredeyse tüm CHP ilçe başkanları belediye başkanlığına soyundu.

Kavaklıdere ilçesinde hiç aday adayı yok, ancak Yatağan’da 10’a yakın aday adayı var.

Ceketini assa kazanılacak yerlerde onlarca aday adayı.

Hiç düşünürler mi acep bağımsız aday olsalar kaç oy alırlar?

Bu partinin dibe vurması ve tamamen yenilenmesi gerekiyor.

Öyle altı oku, adı filan değil, oligarklardan temizlenmeli.

Kılıçdaroğlu ve saz ekibi gitmedikçe bu parti kurtulmaz.

Bu parti çıkarcı elitistoligarklarından kurtulmadıkça bu ülke kurtulmaz.

Yani bir çivi bir nalı, bir nal bir atı hesabı.

Ya arkadaş yıllardır Ankara’da Çankaya belediyesini Taşdelen ailesine teslim ettiler,

Sosyal demokrat bir partide babadan oğula saltanat sürmek ne demek ya?

İnsanda biraz utanma sıkılma olur, başka adam mı bulamadınız!

Ondan sonra biz sosyal demokratız, biz devrimciyiz, biz ilericiyiz ayakları.

İnsanları CHP’den soğuttunuz, partiyi darmaduman ettiniz,

üstelik insanları geri kazanmak için de hiç bir şey yapmıyorsunuz.

Bu sessizlik, bu geri çekilmişlik, bu içine kapanıklık seçmende yılgınlık yarattı.

CHP seçmeni daha sandığa gitmeden yenilgiyi kabullenmiş oluyor.

Kılıçdaroğluiktidar olacaklarını en son 9 yıl önce söylemişti.

Geçenlerde yerel seçimlerde Ankara ve İstanbul’u alacaklarını söyledi.

Bozuk plak gibi hala aynı şeyleri tekrar ediyor.

Bırakın Ankara’yı, İstanbul’u almayı da,

Muğla, Aydın, Eskişehir, İzmir kaybedilirse kimse şaşırmasın.

Bir hafta kulağının üstüne yatıp,

salı günleri ‘böyle bir şey olabilir mi?’ diye sorular sorarak,

bol bol kendisini alkışlatmayı politika zannediliyor.

Nasıl olsa arkasında sorgusuz sualsiz oy veren yüzde 20’lik bir kitle var.

Onlara tıpış tıpış oy verdirerek şimdiye kadar durumu idare etti.

Artık Kılıçdaroğlu liderlik filan yapamıyor.

Kitleleri arkasından sürükleyecek bir potansiyele sahip değil.

Mezhepsel kafadarlarıyla birlikte önüne çıkabilecek herkesi uzaklaştırarak CHP’yi tasfiye etti.

Partililere gelince herkes halinden memnun.

CHP en başta demokrat değil, en büyük sorunu da bu aslında.

Çünkü siyasetini yukarıdan aşağıya dizayn  ediyor.

Oysa siyasi partiler mekanik birer oluşum değildirler.

Yöneticiler, üyeler ve seçmenlerden oluşan biyolojik organizmalardır.

Statükocu değil, her zaman değişime ve eleştiriye açık olunmalıdır.

Şu anda Kemalizm dışında diğer partilerden pek bir farkı da kalmamıştır.

Bunu seçimlerden önce aday belirleme yöntemlerinde açıkça görebilirsiniz.

Kongrelerde partililerini konuşturmama üzerine gündem maddesi değiştiren faşizan anlayışta görürsünüz.

Emekçi halkın sıkıntıları, sorunları yeterince sahip çıkılmamıştır.

AKP Soma’da onca yaşanan olaya rağmen hala birinci parti çıkıyorsa CHP bunun sorumlusudur!

Deniz Baykal’ı milletvekili yapan bir ekibin doğru karar vermesi mümkün değildir.

Ki o Deniz Baykal  24 haziran partili Cumhurbaşkanı seçimlerinden önce,

 ‘Adayımız CHP'li olmayabilir. Abdullah Gül ismi gelirse ciddiye alırım’ diye saçmalamıştı.

‘Yüzde 49’un adayı olabilir’ diyerek disiplin suçu işlemişti ama milletin vekili oldu. 

Neyse gelelim 2019 Mart ayında yapılacak yerel seçimlere.

Herkes bir anda kendindeki cevheri görüp aday adaylığı için başvurularını yaptı.

Adaylık açıklamalarını aynı parti içinde fakat başka partilerin aday adayları gibi yaptılar.

Sanki Kırkpınar yağlı güreşlerine çıkmış pehlivanlar gibi.

Saldım çayıra mevlam kayıra anlayışı.

İşte çatışma ortamı, husumet burada başlıyor.

Partinin İl ve İlçe başkanlıkları bu konuda insiyatif koysa da,

tüm aday adaylarını aynı platforma toplayıp bir kucaklaşma içersinde açıklama yaptırsalar daha uygun olmaz mıydı?

Bir araya gelmeleri çok mu zor?

Olmaz, illa kendi bağımsız Cumhuriyetlerini ilan eder gibi açıklayacaklar,

partinin aday adayı olduklarını.

Koltuk sevdalısı olup, bu ülkeye felakete sürükleyenleri tarih unutmayacak!

Parti tarihe karıştıktan sonra o tarih bütün bunları yazacak!

O vakit iş işten geçmiş olacak!

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-24/10/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500