Advert
Advert
Advert
​SATAMADIKLARIMIZ...
Hüseyin DAMGALI...

​SATAMADIKLARIMIZ...

Bu içerik 631 kez okundu.

Belki de bu başlığı görünce son 20 yılda uygulanan özelleştirmelerin ardından halâ daha satmadığımız ya da satamadığımız bir şeyler mi kaldı diye sitem edesi geliyor insanın. Fakat bu sefer satamadığımız şey, aslında çok öncelerden satılması gereken bir şey. Binlerce kişiye iş imkânı sağlayan, kimisi ülkemizin kimisi ise dünyanın büyük şirketlerin birisi değil, bu sefer satamadığımız şey dünyaya duyuramadığımız dünya güzelliklerimiz…

Dünyaya pazarlayamadıklarımız…

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi. 1995 yılında Avrupa’da yılın müzesi yarışmasında özel övgü ödülüne layık görülmüş, bugün halen daha Akdeniz’in en iyi batık eserler müzesi olarak bilinen, dünyanın en değerli sualtı araştırmaları müzelerinden birisi olan bu değerli yapı, maalesef dünya halkları arasında hak ettiği şöhrete bir türlü kavuşamamıştır.

1406-1523 yılları arasında inşa edilen, üc tarafı denizlerle çevrili tarihi Bodrum Kalesi içinde yer alan müze, kalenin restorasyonuna başlanılan 1960 yılından sonra gündeme gelmiş ve 1964 yılında açılmıştır.

Müze, yalnızca Bodrum ve çevresinin değil Akdeniz coğrafyasının yaşayan geçmişidir. İlk defa duyanlar için inanması güç olsa da dünyada bugüne kadar çıkarılmış en eski(*) batik gemi burada sergilenmektedir. Arkeologların 1984- 1995 yılları arasında Marmaris’in Uluburun açıklarında başlattığı çalışmalar yıllarca devam etmiş ve neticesinde 90’li yıllara gelindiğinde, 32 metre derinlikte bin yıldır sessizce yatmakta olan batik gemi üzerinde taşıdığı üç tona yakın pek çoğu sağlam essiz cam eserler ve bazı amphoralar ile gün yüzüne çıkarılmıştır.

Yapılan incelemelerde 1025 yılında battığı tespit edilen bu muazzam batık, üzerinde ve çevresinde bulunan eserler ile birlikte Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmeye başlanılmıştır. Bu müzeyi dünyadaki benzerlerinden ayıran ana özellik de bu batık geminin büyük bir kısmının olduğu gibi çıkarılarak sergilenmesidir, benzer müzelerde ise maalesef bu kadar iyi korunabilmiş tarihi kalıntılar mevcut olmadığı için ancak batık gemilerin büyük ölçüde replikleri sergilenebilmektedir. Yüzlerce farklı batıktan çıkarılmış binlerce tarihi eser arasında bugün bilinen en eski sağlam cam külçeler, Mısır kraliçesi Nefertiti’nin mührü gibi, fil dişi, su aygırı dişi gibi essiz eserler de yer almaktadır. 1960’larin sonunda yapılan Bodrum Yarımadası su altı çalışmalarının birisinde ise MS 4-5 yy’a ait olduğu düşünülen sağlam tek parça sürahi halen müzenin Cam Salonu’nda sergilenmektedir.

Müzeyi bu kadar değerli kılan bir diğer özelliği ise dünyanın en büyük İslam cam koleksiyonunun da burada sergileniyor olmasıdır.

Bodrum’da ya da Türkiye’nin herhangi bir yerinde tanıştığım yabancı turistler ile sohbetlerimde bu önemli kaleyi ve müzeyi ziyaret edip etmediklerini hep sorarım. Aldığım cevaplar ise maalesef üzücü; hem bu yüzden hem de bu toprakların çocuğu olduğum için bu muazzam eserimizi, dünyaya iyi pazarlayamadıklarımız listemde hep en üstte yer veririm. Bodrum’u ziyaret etmesine rağmen müzeyi görmeden giden pek çok misafirimiz var, onlara müze ile ilgili, bir kısmını yukarıda derlemeye çalıştığım bilgileri aktarınca büyük hayal kırıklığı yaşıyor ve görmedikleri için pişman oluyorlar. Müzeyi ziyaret edenler ise daha önce böylesi bilgilere sahip olmadığını müzeyi gezip gördükten sonra öğrendiklerini belirtiyorlar. Oysaki New York için Özgürlük Anıtı ne ise Paris için Eyfel Kulesi ne anlam ifade ediyorsa Bodrum için de Bodrum Kalesi aynıdır. Her nasıl ki o iki şehri ziyaret edenler bu iki yapıyı görmeden o şehirlerden ayrılmıyorlar ise Bodrum Kalesi ve Sualtı Arkeoloji Müzesi de görmeden geçilemeyecek bir yapılar bütünüdür.  

Müzeye giriş bu yıl 30 TL olarak belirlenmiştir. Turizm Bakanlığı’nın Müzekart uygulaması ile bir yıl boyunca sınırsız giriş yapılabilir. 2018 yılı için 70 TL’ye temin edilebilen bu kart ile Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ta 300’ü aşkın müze ve ören yerine ücretsiz giriş yapılabilir ayrıca pek çok özel müzede de 25%’e varan indirimlerden de faydalanılabilinir.

(*)2014 yılında Urla açıklarında da bir batık gemi kalıntısına ulaşılmış ve bu geminin tahmini 4000 yıllık olduğu belirtilmişidir. Su altında varlığı tespit edilmiş, özellikle Hint Okyanusu’nda binlerce yıllık gemi kalıntıları mevcuttur ancak Bodrum sualtı müzesinde yer alan, 1025 yılında battığı tespit edilen gemi şu an tam olarak sergilenenler arasında en eski olanıdır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Nevzat Çağlar Tüfekçi     0000-00-00 Hoşgeldin aramıza Hüseyin Damgalı.