Advert
Advert
‘700 TANE TERÖRİST ÖLDÜRECEĞİZ!’
Kemal ÖZCAN...

‘700 TANE TERÖRİST ÖLDÜRECEĞİZ!’

Bu içerik 1019 kez okundu.

Sevgili dostlar gene kelimelerin kifayetsiz kaldığı anlardan birini yaşıyoruz. 
Dün yine 8 ailenin evine ateş düştü.
Yetkililer ve sorumlular yine terörü kınayacak, 
yine tekbirler arasında ‘şehitler ölmez, vatan bölünmez’ sloganları atılacak.
Sonra da oturduğumuz yerden basında veya sosyal medyada en vatansever halimizle açıklamalar yapıp, 
en milliyetçi paylaşımlarımızı sıralayacağız. 
İşte bizde her şey bu kadar basit, bu kadar kolay.
Peki ya sonra, sonrası herkes kendi işinde gücünde hayat öylesine devam edecek.
Olan o gencecik insanlara oldu, hayatlarının en güzel çağında yitip gittiler.
Onların canı devlete emanetti ama devlet onları koruyamadı.
Siyasi iktidarın veya iktidarların kararsız ve ikircikli politikalarının sonuçlarını yaşıyoruz.
Terörün nedenleriyle değil, sonuçlarıyla boğuşuyoruz.
Ve dün dünya liderimiz çıktı dedi ki,
‘Onlar bizden 7 şehit alacak, biz onlardan 700 tane terörist öldüreceğiz!’
Yani bu demek oluyor ki, bir şehide karşılık 100 terörist.
Eskiden özenle ‘etkisiz hale getireceğiz’ diye ifade edilirdi, 
şimdi direk öldüreceğiz kelimesini kullanıyoruz. 
Bu açıklama halkın öfkesini bir nebze olsun dindirir ama anaların gözyaşlarını asla dindiremez.
16 yıldır terörle mücadele öyle mi olmalı, böyle mi yapılmalı?
Aslında nasıl yapılmaması gerektiğini gösterdiler bize.
Yöntem hep şu oldu, sen benim canımı yakarsan, ben seninkini fazlasıyla yakarım.
Bu politikalarla geri dönüşü olmayan, eğitilemez bir topluma dönüştük.
O değil de, 700 terörist öldürünce her şey bitecek mi?
Anaların gözyaşları dinecek mi?
Bataklığı kurutmadıkça hayır!
700 terörist öldürmek için, 7 şehit mi verilmesi gerekiyordu?
Elinizden tutan mı vardı şimdiye kadar niye öldürmediniz?
Dünya liderimiz bu açıklamayı yaparken şehit sayısı 8’e çıktı.
Karşılaştırmaya bakar mısınız?
700 yetmez, 7 bin olmalı, olmadı 7 milyon, bu hesabın sonu yok.
16 yıldır kaç kişi öldü bilen var mı?
Bitti mi? 
Bitmedi, bitmez! 
Çünkü bu ülkede terörden, kandan beslenen siyasi bir güruh var.
Bu ülkede şehit cenazesinde tabuta yaslanıp elde mikrofon oy istendi.
Cami avlusunda cenaze mitingi yapıldı.
Bunları gördük biz!
Oysa o tabutların içinde yaşanmamış hayatlar vardı.
Hiç kimse de ‘sen ne yapıyorsun?’ demedi, diyemedi.
Yanındaki imam, sağındaki solundaki özel güvenlik, korumalar, polisler, askerler, hiç kimse.
Ve karşıda ağlaşan şehidin akrabaları ve yakınları bile…
Hiç kimseden tık yok.
Herkes sustu, sadece dünya liderimiz konuştu.
‘Şehadet makamına ulaşmış olan bu şehidi uğurluyoruz. 
Peygamberlikten sonra en yüce makamdır. 
Ne mutlu onun ailesine, ne mutlu onun tüm yakınlarına!’

Bu kadar rahat ve cömert bir üslupla dağıtılan şehitlik mertebesinin değerini kavramakta zorlanıyorum.
Birkaç yıl önce peşin, peşin söylemişti,
‘400 milletvekili verin ve bu iş huzur içinde çözülsün!’
Hata bizde, biz anlayamadık, vermedik!
Bu popülizme, bu hamasete sesimizi çıkarmazsak, 
eleştiremezsek terör bitmez!
Terörü bitirmek yerine, terörle idare etmek hedeflenir.
1 şehit eşittir 100 terörist.
Rakamlarla o kadar haşır neşir olmuşuz ki, gözümüz sayısal üstünlükten başka bir şey görmüyor.
Kısasa kısas!
Aslında bu sayı konusunda Atatürk vakti zamanında son noktayı koymuş.
Kurtuluş savaşı sonrası Kastamonu’ya ziyaret ettiğinde, askeri bir kışlaya uğrar.
Koğuşları gezerken, her koğuşta asılı birçok yazılı levha görmüş.
Levhalarda güzel sözler yazılıymış.
Koğuşun birinde büyükçe bir levhada şöyle yazar.,
‘Bir Türk, on düşmana bedeldir.’
Atatürk bunu görünce birdenbire durmuş, yüzü değişmiş, gözleri dalmış.
Sonra sert bir sesle, ‘Hayır, hayır!’demiş.
‘Bir Türk dünyaya bedeldir.’
Atatürk’ün bu sözü kendisi için söylediği yorumlan yapıldı.
Ancak bu sözü anlamak için çok sevdiğiniz birini alın, yani evladınızı alın ve ona bir bedel biçin bakalım.
100 terörist mi, dünyalar mı, galaksi mi?
Atatürk o gün böyle söylemişken, bugün geldiğimiz noktaya bakın!
Sayı 100’e düştü.
Saldırının hemen ardından ‘bıçak kemiğe dayandı, operasyonlar başladı, 
çembere alındılar, kırmızı bültenle aranan terörist öldürüldü’ vs vs haberleri.
Savaş uçaklarını kaldırıp kandile de bir iki bomba sallandı mı olay unutulur gider.
Yahu arkadaş biri de çıkıp demiyor ki,
‘16 yıldır her yetkiyi aldınız,neden terörü bitiremediniz?’
Herkes vah vah, tüh tüh, yazık oldu ayaklarında.
Bu 1’e 100 oranını gidin bir de o analara, babalara sorun bakalım.
Bu ülkenin sayısal olarak mukayese yapanlara değil, 
kimsenin burnu dahi kanamasın diyenlere ihtiyacı var.
Terör konusunda yazar Nilgün Bodur’un ilginç bulduğum bir yazısından bir bölümü sizinle paylaşmak istiyorum.
‘Terör züccaciye dükkanına girmiş sinek gibidir, kendi başına dükkana bir etkisi olamaz.
Bir boğa bulur, kulağında vızıldanır ve dükkanı yerle bir etmeyi hedefler, 
ve bugünlerde şova hevesli bir çok hükümet boğası mevcut... 
Terörizm bir savaş mekanizması değil, tiyatral bir sunudur. 
Devletler de bu oyuna, aynı tiyatral nameyle karşılık verir, 
dev askeri harcamalar ve kontrolsüz güç ile 'intikam' adı altında,
halkı tatmin etmeye yönelik amaçsız oyunlar sergiler. 
Bu sayede terör bitmediği gibi devlet ekonomisi de zarar görmüş olur.’

Evet dün 8 ocağa daha ateş düştü.
Taşları eriten, yürekleri dağlayan bu ateşin çıkardığı ısıyı,
evladını askere göndermemiş olanlar bilemez.
7’ye karşı, 700 almadan önde, önce adam gibi 7’yi korumasını bilmeliyiz.
Ne zaman bir şehit cenazesi Zincirlikuyu mezarlığına gömülürse, bilin ki o dakikadan sonra terör bitmiştir.
Kerpiç evlerden ağıt sesleri yükseldiği sürece terör bitmez, bitirmezler.
Türkiye’de terör siyasetin gıdası olduğu sürece, 
ateşler düştükleri yerleri yakıp kavurmaya devam edecek.
Ölen askerlerimizin ailelerine sabır, metanet ve başsağlığı diliyorum.
Ruhları şad olsun, ışıklar içinde yatsınlar. 
Yaralı askerlerimize de acil şifalar diliyorum.
Anaların göz yaşlarının dinmesi dileklerimle,
Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!
Kemal ÖZCAN-5/10/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500