Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
O, ÜNLÜ BİR “DEVLET TİYATROSU” SANATÇISI İDİ: SADRETTİN KILIÇ
Ünal TÜRKÖZ...

O, ÜNLÜ BİR “DEVLET TİYATROSU” SANATÇISI İDİ: SADRETTİN KILIÇ

Bu içerik 277 kez okundu.

Tiyatro severler, henüz dahaonu tanımıyorken, ben onu tanıyordum… Aynı mahallede idi çünkü evlerimiz… Evlerimiz, birbirini dik kesen iki sokağın içinde bulunuyordu… Kuş uçumu, iki evin arasındaki uzaklık, olsa olsa ikiyüz metre bile değildi… Babaları, hemen her gün sokağımızdan, en az bir kez muhakkak geçerdi…Anneleri ise, zaman zaman ansızın evimizin kapısını çalmadan açar anneme:

“N’apdurusunuzzzzz?” diye yüksek sesle önce hal hatır sorar,sonra hemen arkasından siz sormadan o,o gün yahut daha biraz önce ne yaşadıysa, onu size anlatmaya başlardı…Avluya yani “hayat”apek ender girer, daha çok, sokakkapısı önünde anlatacaklarını anlatırdı “Aynımah teyze”… Sonra birden, ansızın geldiği gibi yine ansızın “Ben gidiyorum” bile demeden görünmez oluverir, çeker giderdi…

Anneleri,en yakın köyümüz olan Dirgeme’den, babaları Mehmet amca ise Türkiye’nin diğer ucundaki bir vilâyetimizdendi…Karslı olduğu söylenirdi…“Mehmetamca” yapı işleri ile uğraşırdı… Büyüklerimiz, bu gibi işlerle uğraşanları “yapıcı” diye adlandırdıkları için, ben de Mehmet amcayı “yapıcı” olarak bilirdim…İş kıyafetleri içinde ne zaman onu sokakta görsek, mahallenin çocukları olan bizleri tanıdığı için,  yanımıza yaklaşır, bizlere babacan tavrıyla bazı öğütler verir yoluna öyle devam ederdi… Beni iyi tanıdığı içinse hep ismimle hitap ederdi… Farklı bir insandı Mehmet amca…Onu,sık sık bazen iş kıyafetlerinin üzerindeki çamur ve kireç lekeleriyle evlerine dönüyorken,bazen de çalıştığı işyerine gidiyorken görürdüm…

Mehmet amcanın iki oğlu daha vardı…Yani üç kardeşlerdi…İki kardeşinden küçükolanı Orhan,benden birkaç yaş küçük,büyüğü Necati ise,benden iki üç yaş büyüktü…Aynı mahallenin çocuklarıydık biz…Onların evinin bulunduğu sokakta,yol “toprak yol” olduğu için evlerinin önünde, diğer mahalle arkadaşlarımızla birlikte,çift kale kurarzaman zaman top oynardık…Sonra saklambaç oyunu oynardık…Tabiibu ve saymadığım diğer oyunları, daha çok yaz tatillerinde okullar kapandığında oynardık…

         Onu,yani arkadaşlarım olan iki kardeşin ağabeylerini pek sık göremezdik…O, hepimizden daha büyüktü çünkü…Onu,daha çok sokakta,ara sıra Muğla’ya geldiği zamanlarda,otobüsten Turgut Reis Lisesi önünde indiği için  “Meydan Sokağı”nın içinde evlerine doğru geliyorkengörürdüm…Bu sırada kardeşleri Necati ve Orhan, o gün ağabeylerinin Muğla’ya geleceğini önceden bildikleri için, gözleri sürekli Turgut Reis lisesi önünde duracak olan İzmir’den gelecek otobüste olduğundan, onun otobüsten indiğini çoğu zaman birlikte görürdük…Bir kez bile olsun yanına yaklaştığımı hatırlamam… Büyüğümüz olduğu için çekinirdik…Öyle yetiştirilmiştik…Yalnız evleri çok müsaittisık sık girer çıkardım…Kardeşlerini yani “Necati abi” ile küçük kardeşi olan Orhan’ı oyuna çağırmak için tabii…

Dokuz on yaşlarındaydım…Evlerine gittiğimgünlerden biriydi... Bir yaz günü öğleden sonrasıydı…Öyle hatırlıyorum... O günü yaşamım boyunca da hiç unutmadım ya…

Ağabeylerini, içeride yani hayattabir pencereninönünde,camın tam önüne geçmiş,yüksek sesle kendi kendine hem konuşuyor, hem de el kol hareketleriyle tuhaf davranışlar yaparken gördüğümde çok şaşırmıştım… Ne yalan söyleyeyim, herhalde “aklını oynattı galiba”diye de çokkorkmuştum…O sırada yanımda olmayan kardeşi Necati yanıma geldiğindeona sorduğum o soruyu ise hiç unutmuyorum:

“Necati abi… Abine bir şey mi olduyaa? Niye böyle durmadan kendi kendine konuşuyor,tuhaf el kol hareketleri yapıyor? “ dediğimde Necati’nin kendine has o kahkaha atışıyla ağzından çıkan o sözleri hiç unutamam:

“Abim,“Devlet Tiyatrosu” sınavlarına hazırlanıyor Ünal!” demişti.

       İşte, benim o gün,bir camın önünde belki dakikalardır, belki de saatlerdir kendi kendine konuşan ve tuhaf el kol hareketleri yaparken gördüğümde çok şaşırdığım bu insan, tanınmış “Devlet Tiyatrosu sanatçılarımızdan…Ünlü oyuncu ve ünlü dublaj (seslendirme) sanatçılarımızdanbiri olan rahmetli “Sadrettin Kılıç“ abimizden başkası değildi sevgili okurlar…

Yani,oünlü “Devlet Tiyatrosu” sanatçısı,Muğla’da,“Sekibaşı” nda bir evde doğup büyümüş olan bir “Muğla çocuğuydu”… Biliyor muydunuz?

Esenlik dileklerimle Hoşça kalın

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500