Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
YATAĞAN FACİASI-7
Kemal ÖZCAN...

YATAĞAN FACİASI-7

Bu içerik 460 kez okundu.

Bu galerinin çökmesi eğer mola saatine denk gelmeseydi, 
inanın facianın boyutları daha büyük olabilirdi.
Normal zamanlarda galerinin altı çok hareketli bir geçiş güzergahıdır.
Altından, sağından, solundan gelip geçenler, çalışanlar olurdu.
Moladan dolayı galeriden çıkılmaya başlandığı esnada çökme saniyeler içinde gerçekleşmiştir. 
Sonuç itibariyle iki kardeşimizi yitirdik.
Ne söylersek söyleyelim, ne yaparsak yapalım onları bir daha geri getiremeyiz.
Bundan sonra yapacağımız ve yapmamız gereken şey öncelikle Seray ve Sezgin’in eş ve çocuklarına hiç kimseye muhtaç etmeden güvenli bir gelecek bırakmak.
Onların başarılı olmalarını ve hayata tutunmalarını sağlamak. 
İş güvenliği ve sağlığı konusunda önceliğimiz sadece kişisel koruyucuların kullanılıp kullanılmaması üzerine yoğunlaşmak değil, çalıştığımız ortamların güvenli ve sağlıklı hale getirilmesi olmalıdır.
Mesela çalışanların toz maskesi kullanmaları gerektiğinin yanı sıra tozun o ortamdan bertaraf edilerek maskesiz bir çalışma hedeflenmelidir..
Daha önceki yazımda da belirttiğim gibi çalışma ortamlarının güvenilir olup olmadığını en iyi o birimde çalışanlar bilebilir.
Veya periyodik olarak yapılan testlerle öğrenilebilir.
İşte bunu bilmek ve anlamak için farkındalığımızı geliştirmemiz gerekiyor.
Her bir çalışana mavi yaka , beyaz yaka dahil farkındalık eğitimlerinin verilmesi gerekiyor.
Bize bir şey olmaz mantığıyla çalışmak son derece tehlikelidir.
Kolaycılığa kaçmadan işletme ve montaj talimatlarına uyarak çalışılması gerekiyor.
Kürekle temizlik yaparken küreği çalışan banda kaptırarak hayatını kaybeden arkadaşımız Burhan Abacı'dan sonra hem risksiz, hem de kolay olduğu gerekçesiyle temizlik yöntemini değiştirmek yerine, 
yapacağımız tek şey temizlik yapıldığı esnada bandı durdurmak olmalıydı.
Galerinin suyla temizlenmesi öyle benimsenmiş ki, bunu başlatanlardan sonra,
birçok yönetici gelip geçmesine rağmen sistem aynen devam etti.
Hortumu yukarıdan aşağıya tut işlem tamam.
Ancak şunu hatırlıyorum, bir ara İşletme Müdürlerimizden biri galeriyi yıkama esnasında kömürlü suyun akıtıldığı çukurların dolması neticesinde çevreye çamurlu sular yayılmasın, akmasın düşüncesiyle suyla temizliği yasaklamak istemişti.
Hem çevre batıp çıkıyordu, hem de kısıtlı imkanlarla dolan çukurları boşaltmak zordu.
Damperli kamyon, şoför, kepçe ve kepçe operatörü gerekiyordu.
O günlerde hepsini bir arada bulmak zordu..
Tabi uygulanmadı, eski bilindik yöntemle temizliğe devam edildi.
Keşke uygulansaydı....
Ayrıca ben böyle bir galeri dizaynını hiçbir santralde görmedim.
Değişik bir galeri..
Adamlar bir sanat eseri yaratmak istemişler.
Yaratmışlar da!
Bunu yaparlarken görünüşe önem vermişler, ona bakanların hayal dünyalarına dokunmuşlar.
Sanki tatlı bir meyille yerden gökyüzüne doğru bir tren havalanmış gidiyor izlenimi veriyordu.
Kanatsız uçağa benzetenler de oluyordu.
Çünkü pencerelerinin modeli öyleydi.
Neyse dostlar göze hitap eden bu sistemin aslında projesinde ve montajında da sorunlar var.
Madem alt gövdesinde gizli bir boşluk bırakıldı, 
madem neme ve rutubete dayanaksız bir metal kullanıldı su kullanımının işletme talimatlarıyla, uyarı levhalarıyla engellenmesi gerekiyordu.
Santrallerde tüm bölümlerin, tüm makinaların kendilerine ait işletme talimatları vardır.
Her bölümüm kendine has devreye alma, devreden çıkarma talimatları vardır.
Bunlara uyulduğu sürece sorun çıkmaz.
Mesela Generatöre hidrojen doldurma ve boşaltma işini talimatlara göre yapmazsanız sıkıntı yaşanır.
Buhar Türbinlerini işletme talimatlarına uygun devreye alıp çıkarmazsanız telafisi mümkün olmayan sonuçlara neden olursunuz.
İşte bunlar gibi resmi anlamda bir işletme, bakım ve temizlik talimatı olmalıydı.
Peki tüm bu anlattıklarımdan sonra suçlu kim?

Suçlu hepimiziz!
Suçlu işletme körlüğü nedeniyle farkındalığını yitiren, baktığı halde göremeyen herkes..
Bu projeyi çizen, galerinin montajını yapan, uygun görüp kabul eden, 
ilk defa suyla temizlik talimatını veren ve bunu yaklaşık 30 yıl boyunca sorgusuz sualsiz devam ettiren herkes suçlu.

Ben bildiklerimi, yaşadıklarımı yazarak bir daha böyle faciaların yaşanmaması için bir ışık tutmak istedim.

Gerekli tedbirlerin alınmasına vesile olmak istedim.

Ortada bir ihmal, kusur, duyarsızlık, çıkar varsa onu vurgulamak istedim.

Sevgili dostlar yazdıklarıma hayıflanan, kendi üzerine alan, sorumluluk hisseden,

bilip bilmeden hariçten gazel okuyan, doğrudan malzeme temin eden,

gündemde kalmak isteyen magazinci şahsiyetlerin bulunduğu bir ortamda gerçekleri tüm çıplaklığıyla anlatan yazılar yazmak gerçekten çok zor bir işmiş..

İnsan yazınca anlıyor, fark ediyor bunları.

Yazılarım beğenilse de, beğenilmese de, hatırı sayılır sayıda arkadaş tarafından takip edildiğimi çok iyi biliyorum.

Amacım hiç kimseyi yalan yanlış itham etmek, zan altında bırakmak, inctmek değildi.

Hayatını kaybeden her iki arkadaşım da benim için çok özel insanlardı.

İnsanlar doğar, yaşar ve ölür..

İşte bu kadar basit bir olgu içinde yaşanıyor her şey.

Ben inanıyorum ki Seray ve Sezgin genç yaşlarına rağmen dolu dolu yaşadılar hayatı.

Bir emekçinin ömrü boyunca yaşaması gereken tüm evreleri sığdırdılar o kısacık ömürlerine.

Onlara bakıp da utancından yüzü kızaracak çok insan tanıyorum.

Her ikisi de taşeron firma elemanı olmalarına rağmen,Yatağan direnişinin en ön saflarında yürüdüler.

Kendilerine verilen tüm görevleri fazlasıyla yerine getirdiler.

Onları ve o günleri unutmam mümkün değil.

Onca ihanetin, kararsızlığın, yılgınlığın ve karanlığın ortasında birer yıldız gibiydiler.

Ve yine bir yıldız gibi kayıp gittiler aramızdan.

Uğurlar olsun size yiğit emekçiler!

Uğurlar olsun yoldaşlarım.

Ne demişti Yaşar Kemal?

‘O iyi insanlar, o güzel atlara binip gittiler’, gerisini yazmama gerek yok biliyorsunuz.

Evet o güzel insanlar gittiler, yaşatamadık onları ama en azından isimlerini yaşatmalıyız diye düşünüyorum.

Bu santralde çalışmış olan ve halen daha çalışan herkes, yıllarca onları kaybetmiş olmanın üzüntüsünü,

ve sorumluluğunu taşıyacak.

Sıfır kaza hedefinin tutturulması imkansız değil.

Adı üstünde kaza..

İş kazaları, trafik kazaları istendikten sonra önlenebilir.

Yeter ki samimi olarak isteyelim, maliyet hesabı yapmayalım, üretim baskısıyla çalışmayalım.

Çalışanlara farkındalık aşılayalım, onların söylediklerini de ciddiye alalım.

KenLivingston demiş ki,

‘Dünya kapitalizmi, her gün Hitler'in öldürdüğü insandan daha fazla insan öldürüyor.’

En önemlisi de bu kapitalist sömürü sistemini sorgulayalım.

Ruhlarınız şad olsun Seray Şimşek ve Sezgin Kılıç

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-23/09/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500