Advert
Advert
ZAM DEĞİL, GÜNCELLEME’
Kemal ÖZCAN...

ZAM DEĞİL, GÜNCELLEME’

Bu içerik 913 kez okundu.

1 Eylül dünya barış gününe bile zamlarla uyandık.

AKP elektriğe yüzde 15, doğalgaza yüzde 9 zam yaptı..

Kutlu yürüyüşe devam.

Doğalgazdan tezeğe, elektrikten gaz lambasına geri döneceğimiz günler belki yarın, belki de yarından da yakın!

Reis zam yaptıkça ülke coşuyor.

Hem zam değilmiş ki, adamlar güncelleme yapıyor!

16 yıldır fiyat güncellemesi ile zam arasındaki farkı kavrayamadık gitti.

İşte asıl milli beraberlik ve kardeşlik şimdi ortaya çıkacak.

İster istemez ısınmak için bir araya geleceğiz.

Evlere misafirliğe gitme işi yeniden başlayacak.

Bedava kömür dağıtmak yerine, bedava tüp gaz dağıtılacak.

2018'de elektriğe gelen toplam zam yüzde 27 oldu.

Bizim dolarla, molarla işimiz yok diyenler gördünüz mü işi?

Doların 10 liranın üzerine çıkacağını tahmin etmek çok zor değil.

Kesinlikle bu dış güçlerin bir oyunu.

Peki devlet dış güçlerin bu oyununa karşı vatandaşını neden korumuyor?

Unutmayın, bu ülkedeki her iyi şey Tayyip Erdoğan’ın  eseri,

her kötü şey de dış güçler, FETÖ, PKK, Ce-Ha-Pe’nin  eseridir.

Ne demişler?

İyi şeyler Allahtan, kötü şeyler de şeytandandır diye, boşuna dememişler.

Bizi yönetenler müsrif, savruk ve tasarruf nedir bilmiyorlar.

Tek bildikleri itibardan tasarruf olmaz .

Temsilde tasarruf olmaz ne demek ya, ne demek?

Sanırım bu devleti yönetenlerin çoğu görmemişler ve kompleksli şekilde büyümüşler.

Sen böyle dersen devlet bütçesini har vurup harman savururlar.

Adamlar Jetta’yı beğenmiyorlar.

Audi, Mercedes makam aracı bizde olduğu kadar Almanya'da yoktur herhalde.

Kütahya valisinin deri döşeme yataklı VİP aracını gördünüz mü?

Ya Of kaymakamının altın varaklı makam odasını.

Yeyin, için, binin, gezin bakalım, bu millet de burnundan soluyor haberiniz olsun...

Başkan olunca şaha kalkacaktık, o da olmadı.

Kaderimiz böyleymiş deyip sabredin.

İsyan etmeyin, şikayet etmeyin, devlet büyüklerine muhalefet etmeyin, düşmanı sevindirmeyin..

Onlar hiç ister miydi saraylarda yaşamayı?

Onlar ister miydi senin açlıktan sürünmeni, çocuğuma ne yedireceğim diye kara kara düşünmeni?

Ama göklerden gelen bir karar var nihayetinde..

Reis dün ‘bu da geçer ya hu’ dedi.

Damat çıktı, ‘yapısal reformlar, bakın burası önemli’ bilmem ne dedi, ortada bir şey yok tabi.

Katar’dan gelecek milyar dolardan bahsettiler.

Dünyada kendi kendine yetebilen bir tarım ülkesini ne hale getirdiler.

Halkı çöplerden ekmek topluyor,hemde bu ülkenin tahıl ambarı Konya’da..

Dış güçlerin oyununu bozacağız, ver elini 2023, 2071, o da olmadı 2123.

Daha önce yaşananlara kriz diye adlandırıyorlardı, şimdiki krizlerin adı ekonomik savaş oldu.

İki ayyaşın yaptıklarının altından girip, üstünden çıktılar.

Sata sata bitiremediler.

Üretmeden tüketmeye başladık.

Fakat çarenin üretim olduğunu bizim kafamıza vura vura öğretecekler.

Yeri gelmişken size bir de hikaye anlatayım.

Kasabada hemen nehrin kenarındaki evde yaşayan bir adam varmış..

Radyodan sel alarmı verilmiş, nehrin taşıp kasabayı süpüreceği anons edilmiş.

Herkesin acil olarak mutlaka kasabayı terk etmesi söylenmiş.

Bizim adam demiş ki ‘ben inançlı dini bütün bir insanım. ben hep dua ediyorum.

Allah beni seviyor. Allah beni korur’

Ve nehrin suları yükselmiş.

Adamın evini su basmaya başlamış.

Bu arada teknesiyle selden kaçmaya çalışan başka biri evinin yanından geçerken bizim adama seslenmiş.

‘hey sen napıyorsun burada? kasabayı sel alıyor. Gel de seni götüreyim’

Bizim adam demiş ki ‘ben inançlı dini bütün bir insanım.Ben hep dua ediyorum.

Allah beni seviyor. Allah beni korur’

Sular iyice yükselmiş.

Kasabada geride kalanları kurtarmaya çalışan bir helikopter adamın evinin tepesine gelmiş.

Helikopterden biri elinde megafonla adama seslenmiş,

‘Şu sallandırdığım merdivene tırmanıp helikoptere gel, seni götüreyim’

Bizim adam demiş ki ‘ben inançlı dini bütün bir insanım. Ben hep dua ediyorum.

Allah beni seviyor. Allah beni korur.’

Sonunda sular daha da yükseldi ve adamı da tüm kasabayla birlikte yuttu.

Hikaye bu ya öbür dünyaya intikal ettiğinde adam derhal Allah'la görüşmek istemiş.

Allah kabul etmiş.

Bizim adam demiş ki ‘Allah'ım, ben hep inançlı dini bütün bir insandım. Hep sana dua ettim.

Beni sevdiğini düşündüm. Neden böyle oldu?’

Allah ona dedi ki ‘yahu ben sana önce radyodan anons gönderdim.

Sonra teknesiyle kaçan adamın rotasını senin evinden geçirdim.

O da olmayınca helikopteri gönderdim.

Asıl bu kadar çabadan sonra senin burada ne işin var?’

Yakında kriz duasına çıkarsak şaşırmayın.

Ülke olarak ilk defa kriz yaşanmıyoruz.

Bizim gibi ülkelerde kriz süreklidir.

Kriz sonucu önlemler alınır, acı reçeteler çıkarılır, bir şekilde bu krizler atlatılmaya çalışılır..

Fakat bu sefer sorun yönetenlerin kriz olduğunu bir türlü kabul etmemeleri.

Kabul edilmeyince gerekli önlemler alınmıyor.

Ülkede büyük bir çöküntü var, sele kapılıp gideceğiz.

Venezuela bile onca petrolle ne hale geldi..

Biz de büyük ihtimalle Somali olma yolunda ilerliyoruz.

Fakirleşmek, aç kalmak standart hale geliyor.

En önemlisi halkın artık açlıktan tepkisiz kalacağı, Diriliş Ertuğrul dönemine doğru gidiyoruz.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-01/09/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500