Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
GÜLLÜK’TE NELER OLUYOR?
Prof. Dr. Adnan ERKUŞ...

GÜLLÜK’TE NELER OLUYOR?

Bu içerik 1893 kez okundu.

Halkın su, arıtma vb altyapı hizmetlerini gerçekleştirmek herhangi bir devletin temel görevleri arasındadır. Bu konudaki hizmetler öncelikle belediyeler, eğer belediyeyi aşan büyük projeler gerekliyse bu durumda bizzat devlet tarafından sağlanmak zorundadır. Bu hizmetleri vermeyen yönetimlerin, emlak ve atık su vergisi istemeye hakları olabilir mi? Bu temel hizmetler verilmeyecekse yeni inşaat ruhsatları niye verilir ki!?

Ülkemizin en fazla yağış alan ve aynı zamanda turizm hareketliliği açısından en yoğun olan illerinden biri olan Muğla’nın güzel ilçesi Milas’a bağlı güzel beldesi Güllük, içme ve kullanma suyu ile atık su arıtması açısından son derece tehlikeli bir noktaya gelmiştir.

Bir zamanlar, “Küllük” olarak anılan bu güzel beldenin temiz su ve atık su hizmetleri, ne yazık ki bizzat belediye tarafından 30 yıllığına bir özel şirkete devredilmiştir. Kamuoyu, bu şirketin adını, 7 çalışanın atık su deposunda ölmesiyle duydu. Güllük’e su, İller Bankası, DSİ ve Belediye tarafından Çamköy’de açılan kuyulardan gelmektedir ve bu üç kuyudan birisi sağlığa zararlı olduğu için kapatılmıştır. Kalan iki kuyu, Güllük’ün özellikle yaz aylarında 20-30 bini bulan nüfusunun su tüketimini karşılamaktan çok uzaktır. Üstelik Güllüklüler, sağlıklı da olmayan bu suya ülkemizin en yüksek fiyatını ödemektedirler. Bazı büyük sitelerin kendi arıtmaları bulunmaktadır. Güllük’ün arıtma tesisi ise maksimum 4 bin kişilik bir nüfusa yetecek kapasitededir ve özellikle yaz aylarında bu arıtma da yetmemektedir. Güllük Dalyan’ı ve Körfezi’ni liman, çaylardan gelen atıklar, balık üretme-balık işleme-ağ yıkama-yem fabrikaları ile evsel atıklar zaten son derece kirletmişken, özellikle yaz aylarında artan evsel atıkların ne yapıldığı bir soru işaretidir. Lütfen, aynı gün bir Güllük Körfezi’nde bir de Yalı veya Mazı’da denize girin ve bizzat durumu kendiniz test edin. Güllük halkı, zeytincilik, balıkçılık ve ağırlıkla da yat gezisi turları, yazlıkçılar gibi turizmle geçinmektedir; lokantalarından taksicilerine kadar esnaf da bu temelde ekmek yemektedir. Yukarıdaki ciddi sorunlar çözümlenmezse, sonucun nerelere varacağı son derece açıktır.

Güllük’ün içinde bulunduğu bu ciddi sorunların çözümü için ne belediye ne de devletin herhangi bir kurumunun girişimde bulunduğuna tanık olunmaktadır. Maliyetli olan yeni su bulma ve arıtmayı büyütme yönünde hiçbir çaba göstermeyen bu özel şirkete ve belediye ile Kaymakamlığa, Güllüklüler adına bazı sorular sormak istiyorum:

  1. Su yetmediğinde, bazı sitelerin kuyu sularından yararlanılmaktaysa bu hangi yollarla ve nasıl olmaktadır?
  2. Kuyuları ve arıtması olan site yöneticilerinin, zaten yetmeyen özel şirket suyuna bağlanmaları için kendi sakinlerine baskı yapmalarının anlamı nedir?
  3. Bu yaz su yetmeyince, bu özel şirket, sağlığa zararlı olan kuyudan su almış mıdır?
  4. Güllük’ün temiz su ve arıtması için Belediye ve Kaymakamlık ne yapmayı düşünmektedir? Güllük halkı ve ziyaretçiler, bu özel şirkete mahkum mu bırakılacaktır?
  5. Suyu ve arıtması yetmeyen Güllük’te yeni inşaat ruhsatları verilmeye devam edilecek midir?
  6. Güllük Dalyan’ını ve Körfezi’ni kirleten kaynaklar hakkında ne düşünülmektedir?

Güllük’ün temiz su ve kirli su arıtma sorunu kısaca bu şekildedir. Ancak, Dalyan ve Körfez’in kirliliği ve yakın gelecekte bu bölgeyi bekleyen yeni kirlilik tehditlerinin daha ciddi sorunları beraberinde getireceğini söylemek için kahin olmaya da gerek yoktur.

Güllük’e kimlerin sahip çıktığını Güllüklüler merak etmektedir…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500