Advert
Advert
Advert
BÖLÜNECEKSE BÖLÜNSÜN!
Kemal ÖZCAN...

BÖLÜNECEKSE BÖLÜNSÜN!

Bu içerik 397 kez okundu.

İmza vermeyenlerin ve imzasını geri çekenlerin bahanesi neymiş biliyor musunuz?

CHP bölünürmüş!

Daha ileriye giderek ‘sol bölünür’ diyenler de var.

En çok da CHP’yi sol  zanneden bu güruha tav oluyorum.

CHP sol bir parti değildir!

CHP elitlerin partisidir!

CHP en çok oyu ezilenlerden, emekçilerden değil,

maddi durumu diğer vatandaşlara göre daha iyi olan kesimlerden ve zenginlerden oy alır.

Yüksek oy aldığı il, ilçe ve semtlerde yaşayan insanların maddi durumlarına bakınca  anlarsınız.

16 yıldır geldiğimiz noktada hala bölünme edebiyatıyla,

birlik, beraberlik sağlanmaya çalışılıyorsa pes doğrusu.

Oylar bölünecek endişesi taşıyanlar CHP’den beslenendir.

Bölünme sözü ilk başta insanı korkutuyor tabi.

Tabi bölücülük iyi bir şey değil.

İhanet, terör ve hainlikle eşdeğer görülüyor.

Ancak şimdiye kadar parti bölünmedi , oylar bölünmedi de ne oldu?

Neye engel olundu?

Hangi olumsuzluğu durdurabildiniz?

Rejim değişti, Laik, demokratik bir hukuk devleti gitti,

Yerine damatlı, dünürlü, enişteli tek adam yönetimi geldi.

Ya güldürmeyin adamı!

Oylar bölünseydi de bunlar olacaktı.

Can Yücel’in bir sözü aklıma geldi.

‘Ülke bölünsün istiyorum: yandaş, yalaka ve yavşaklar bir tarafa.

Onurlu, şerefli, üreten emekçi insanlar bir tarafa’

Kemal Kılıçdaroğlu şimdiye kadar partiyi etnik ve mezhepçi kafaların eline teslim etti.

Partide bu anlamda bir kadrolaşma oluştu.

Koltuğu için buna göz yumdu, hatta destekledi.

Kılıçdaroğlu işte bu halktan kopuk elitist kadrosuyla birlikte hep AKP’ye çalıştı.

CHP şu anda ilkesiz ve plansız bir şekilde savruluyor.

Hiçbir politikasının temel dayanağı yok.

Kasaba politikası yapılıyor.

Sen, ben, bizim oğlanlı eşraf siyaseti yapılıyor.

Sivaslı kurultay delegesi Hüseyin Çiçek şöyle diyor,

‘Değişim olsun diyerek imzamı verdim. İlk önce telefonlar gelmeye başladı.

Daha sonra bu telefonların söylemleri tehdide dönüştü.

Bizim İstanbul’daki CHP’li belediyelerde bir sürü çalışan yakınımız var.

Onları işten atmakla tehdit ettiler. Sonra onlar zarar görmesin diyerek imzamı çektim.’

İmza veren delegenin yakınlarını işten atmakla tehdit etmişler.

Mardinli delege Aydın Paksak ise,

‘Hep yenildik, hep ezildik. Artık kabullenemedim. İmza verdik.

Sonra geri çektik. Neden çektim bilmiyorum? Kıramayacağım birileri ikna etti. Son gün çektik’

Koltuk için her şey mubah.

Koltuğunu kurtarmanın derdine düşenler bu memlekete ve insanlara ne verebilir ki?

CHP bu haliyle AKP’nin alternatifi olamaz.

AKP artık CHP sayesinde kendi kendini tüketerek yok olabilecek bir organizma haline geldi.

Bazı CHP’lilerin enflasyon yükseldikçe, dolar yükseldikçe, zam geldikçe göbek atıp oynadıklarına şahit oluyoruz.

Nasıl olsa ben iktidara oy vermedim verenler düşünsün diyorlar.

Arkadaş böyle sol, böyle sosyal demokrat bir anlayış olabilir mi?

Umudunu doların yükselişine, yapılacak zamlara, enflasyon artışına bırakana solcu denir mi?

Bu bile CHP’nin politika üretememesinden kaynaklanıyor.

Çürüme tepeden tabana sirayet ediyor.

Dibi görmeden kurtuluş yok.

Bırakın arkadaş CHP bir dip yapsın, inceldiği yerden kopsun.

Bakarsın Zümrüdü Anka kuşu(Simurg)  misali belki daha güçlü çıkar.

Muhalifler merkeze 638 imza göndermişler,

imzalar merkezde sayılınca imza sayısı 596’ya düşmüş.

1200 delegelik sistemde döndürdükleri oyun bu.

Atatürk’ün kurduğu partinin ne hale geldiğine bir bakın?

AKP ne kadar yozlaşmışsa, CHP de artık o kadar yozlaşmıştır.

AKP ne kadar rantçıysa, CHP de o kadar rantçı olmuştur.

Tayyip Erdoğan ne kadar güç zehirlenmesi yaşıyorsa,

Kılıçdaroğlu da o kadar gücün esiri olmuştur.

Üzüm üzüme baka baka kararmıştır.

Bu kadar tarihi hatalar yapan bir iktidarı 16 yıldır güçlü bir şekilde ayakta tutabilmek,

her muhalefet partisinin harcı değildir.

Piyasada muhalif kanadın DSP’ye geçecekleri yönünde söylentiler var.

Bu saatten sonra muhaliflerin elinde birkaç koz var tabi..

İlki yeterli imza varken tüzük kurultayını toplamak.

İkincisi, ya yeni bir parti kurmak, ya da kurulmuş bir partiye ilhak etmek.

Hiç olmadı yerel seçim hezimetine kadar beklemek.

Benim naçizane tavsiyem, hem Muharrem İnce’nin,

hem de Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olmayacağı bir kurultay yapılması.

Yapılacak olan bu kurultayda partinin başına yeniden Antalya’dan milletvekili seçilen,

80 küsur yaşındaki ihtiyar delikanlı Deniz Baykal’ın getirilmesi.

Nasıl ama?

CHP’yi gerçekten birleştirir, toparlar ve şaha kaldırır.

Şaka bir yana, Ferhan Şensoy’un söylediği çok anlamlı bir söz aklıma geldi.

‘Çok faşist bir yağmur yağıyor, sanırım büyük bir şemsiye altında toplanmanın zamanı’

Evet zaman o zaman.

Halkı faşist yağmurlardan koruma zamanı.

Memleket iyiye gitmiyor, geleceğimiz belirsiz.

Hem sadece CHP değil, iktidara muhalif olan tüm kesimlerin,

yani gezidekii çapulcuların, hayırcı teröristlerin ve  bu iktidara tamam diyenlerin

büyük bir şemsiye altında toplanma zamanı geldi.

Kılıçdaroğlu en sonunda bombayı patlattı.

MYK’yı değiştirerek kurultaydan kaçacağını zannediyor.

Adamların değişimden anladıkları bu!

5-6 kişiyi saf dışı bırakarak tabanın ikna olacağını filan sanıyor.

Kafaları değiştirmedikten sonra o gitmiş, bu gelmiş ne fark eder ki?.

Kılıçdaroğlu kendi seçtirdiği delegeden korkmadan derhal kurultayı toplamalıdır.

Mevcut kendi belirlediği, kendine biat eden delegasyon iradesinin vereceği karara da saygı duyulmalıdır.

Birlik beraberlik ancak böyle sağlanır.

Yoksa bu çatlak gitgide büyür ve yerel seçimde sandığın altında kalınca tıpış, tıpış gidersiniz.

O gün de çok geç olur, benden söylemesi.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-10/08/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500