Advert
Advert
Advert
BU OLANLARIN SORUMLUSU KİM(LER)?
Prof. Dr. Adnan ERKUŞ...

BU OLANLARIN SORUMLUSU KİM(LER)?

Bu içerik 729 kez okundu.

Her gün değil, hemen her dakika gündemi değişen “eşsiz” bir ülkede yaşıyoruz. Bu nedenle, okuyucuma söz verdiğim, ülkemiz insanının “halet-i ruhiye”sini ele alan yazılara bir türlü sıra gelmiyor. Gündemden devam edelim, hani “şu dış güçlerin oyunları” olan TL’nin “papaz hali”ne… Eh bu da, ondan sayılır ne de olsa!

Bilimde tersi olmamasına rağmen, takıyyeciler, nedeni sonuç, sonucu neden yapmada ustadırlar. Şu büyük “devalüasyon” günlerinde, tam da bu yapılıyor: Bir papaz ya da haydi papazın başının attığı bir “tvit” diyelim, TL’nin değer kaybetmesinin baş sorumlusu ilan edildi, çıktı. Ne güzel değil mi, milliyetçi-muhafazakar taban için bulunmaz bir (yaratılmış) malzeme… Bu taban zaten kitap, gazete (düzeltiyorum, bazıları hariç) vb okumaz, araştırmaz, sormaz nasıl olsa değil mi? Haydi ben bu oyunu bozayım ve doğrudan onlara sesleneyim:

Sevgili Kardeşim, 24 Haziran daha çok yakın bir geçmiş, eh herhalde “sosyal” medyadan olsun duymuşsundur, üstelik iktidar bugüne kadar karşı çıkmadığına göre, 500 milyar dolara yakın borcumuz vardı, 200 küsur milyar dolar da bu yılsonuna kadar ödenmek zorundaydı; bu doğru mu, doğru. Zaten bu ekonomik çöküşten dolayı seçimler de baskın bir şekilde erkene alınmadı mı alındı. Bu borcu, papaz mı, yoksa papazbaşı Trump mı yaptı, hayır; bizzat iktidar yaptı. Üstelik sen de bu paydan hiç de hak etmediğin halde “payını” alırken ve Trump’la “”iktidarbaşımız” güzel pozlar verdiğinde her şey pek güzeldi, öyle mi öyle… Neden borç alındı, alınan bu paralar nerelere harcandı ve neden paramızın değeri beş para oldu ve beş para olunca sana bir şey olmaz mı sandın?

Güzel kardeşim, bir evde kimse çalışmaz veya çalışır ama para geçinmeye yetmezse borç alınır. Sen üretmedin ki, kömür, makarna, bilmem ne yardımı yapılırken “bunun kaynağı ne” diye sormadın ki! Gerçek bir fabrika bile açılmayıp, var olanlar da talan edilirken, kapanırken, kapatılırken; Cumhuriyet’in tüm birikimleri (fabrikalar, limanlar, madenler vs ama her şey) birkaç kişiye veya gruba peşkeş çekilirken; senin gözünü boyayan abuk heykeller, inşaatlar, yollar yapılırken ya sustun ya da alkışladın. Saraylar yapıldı, hiçbir yeteneği olmayan akrabalar-kişiler ihaleleri-gemileri-mevkileri aldı, şaşaalı açılışlar-geziler-kutlamalar yapıldı; sen bunları hep büyüklük sandın. Yapılan köprülere, el konulan madenlere “milletin …’na … yaparım” diyenlere dolar bazında devlet güvencesi verildi ve vergi borçları silindi, ihale kanunu 10 yıl içinde 160 kez değiştirildi ve üstelik geçmediğin köprüler için para ödedin ve ödemeye de devam ediyorsun. Ama sen hep alkışladın, bunlara karşı çıkanların başına türlü işler geldiğinde de yine ya alkışladın ya da sustun. Yolu, köprüyü, akıllı telefonu Afrika’nın Gana’sı bile yapmak-getirmek durumunda, neden acaba? Haydi, kalan birkaç nöronunu bunun için kullan, inan ki işe yarayacak.  Müfris bir mirasyedi gibi davranıldı; ama her davranışın bir sonucu olacak değil mi? Günaydın, eğer uyanabildiysen… Ne papazı ne papazın başı, bunları kim yaptı sevgili kardeşim? Papaz ve papazbaşı sunumu da, milliyetçi-muhafazakarları bugün avlamak için ortaya atıldı, 16 yıldır neredeydin? Korkarım ki yakın zamanda bu gibi yazılar yazanlara saldırtmak için bu papaz ve papazbaşı kullanılmaya devam edilecek? Güzel kardeşim, sadece ABD’ye değil, Rusya’sı vs topyekün emperyalizme karşı çıkıldığında, “milli ve yerli” anlamlı olur; “Eyyy bilmem ne” deyip kükremekle değil! Bak, sana bir şey diyeyim mi; “google amca”ya bile “sorsan”, ABD 6. Filosuna karşı çıkan gençlere kimlerin saldırdığını, kolaylıkla kimlerin anti-emperyalist veya ABD uşağı olduğunu görebilirsin.

Peki güzel kardeşim, senin “bana ne dolardan, ben TL ile alışveriş yapıyorum” demenin ne demek olduğunu da bir yana bırakıp sorayım: Son bir haftada aldığın ücret/maaş yarı yarıya düştü, tüm ülkemizin borçları iki kat arttı; bunun sorumlusu kim(ler)? Başka bir deyişle, bu yarı yarıya yoksullaşmanın sorumlusu kim(ler)? Bu bedeli kim(ler) ödeyecek? “Milletin …’na … yapayım” diyenler mi, köprüleri/yolları yabancı paraya endeksleyenler mi, saraylarda oturanlar mı, milli eğitimi parselleyenler mi, sağlığımızı satanlar mı, artık ne işe yarayacaklarsa milletvekilleri mi, kim? SEN! Ülkeyi kendileri batırdılar, “bekaâ”sından ve senin hiç olmayan “yastık altı doları bozdurmandan” söz ediyorlar!

Sahi sen neden söz ediyorsun, doları kim “uçurdu”, papazı bulduğumuzun resmi değil mi? Vallahi doları ben uçurmadım!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500