Advert
Advert
CHP AYNI TAS, AYNI HAMAM
Kemal ÖZCAN...

CHP AYNI TAS, AYNI HAMAM

Bu içerik 967 kez okundu.

CHP bir aydır büyük bir kaosun içinde yuvarlanıyor.
Yeterli imza toplanacak mı, toplanmayacak mı?
Sanki bütün mesele bu.
Kurultay tartışması dayanılmaz bir kabızlığın içinde sürüp gidiyor.
Yani CHP bildiğiniz gibi, ‘aynı tas, aynı hamam.’
Önümüzde çok önemli yerel seçimler varken şu muhalefetin yaptığına bakın!
Oysa önlerinde yüzde 20 oy alıp zafer kutlaması yapacakları bir seçim daha vardı. 
Nihayet imza toplama süresi sona erdi..
Ancak kafalar karışık, bu sefer de topladıkları imzaları sayamadılar.
Kurultay delegeleriyle bu denli inatlaşmak kimseye bir fayda getirmez ama partiyi felakete sürükler. 
CHP’yi halkın gözünde iyice küçülttüler. 
İmzalar tamam da olsa ben bu koltuk sevdalılarının kurultayı toplayacağını düşünmüyorum.
Yerel seçim hezimeti yaşanmadan mevcut yönetim bu işi bırakmaz.
Yahu kardeşim kendi belirlediğiniz delegenin yarısı noterden imza vermiş, 
siz hala üçün beşin derdindesiniz.
Siyasi partiler kanununda delegenin dörtte birinin imzası yeterliyken, 
tüzüğe noter tasdikli 50+1 imza koymak demokratlık mı?
Neredeyse olağanüstü kurultayı imkansız hale getirmişler. 
Laf başı gelince Atatürk’ün partisiyiz.
Biz kurucu iradeyiz.
Geçenlerde 59 il başkanı bir araya gelerek saltanatın devamı için tarihi bir açıklama yaptılar.
O tarihi açıklamadan sonra partinin oligarşik yapısı harekete geçti ve delegelere yoğun bir baskı yaptı.
Ardından Kılıçdaroğlu’nun meclisteki 129 asker milletvekili bir bildiriyle açıklama yaptı.
Kurultay tartışmaları partinin başarısına zarar veriyormuş,
sonlandırılması gerektiğini düşünüyorlarmış.
Sadece Deniz Baykal, Kılıçdaroğlu ve tutuklu vekil Enis Berberoğlu’nun imzaları yok.
Toplanan imza sayısı belli olsa da imzasını geri çekenler belirsiz.
Kurultay için önce imza verip sonra her ne şekilde imzasını geri çeken delegeden bir halt olmaz.
Uğur Mumcu’nun dediği gibi ‘haklıdan değilde, güçlüden yana olanlar KORKAK ve KAYPAK olurlar.

Güç merkezi değiştikçe döner, sonunda FIRILDAK olurlar.’
Değişim olmalı mı?
Evet kesinlikle değişim olmalı.
Ancak değişimin tek aktörü Muharrem İnce olmamalı.
Muharrem İnce güvenini yitirdi.
Adamın bir dediği bir dediğini tutmuyor, içinde bulunduğu süreci sürekli manüple ediyor.
50 bin avukat dedi fos çıktı.
Kılıçdaroğlu’nun karşısına aday olmayacaktı, seçimden sonra adayım dedi.
Gazetecinin birine ‘adam kazandı’ diye mesaj çekerek havlu attığı saatlerde, 
millet sandıkların başında ıslak imzalı tutanaklarla uğraşıyordu. 
Seçim gecesi biri çık açıklama yap derken, diğeri yapma demiş de, o da yapmamış.
Tek adamlığa aday olmuş birini başkaları yönlendirmemeli.
Kimsenin ağzına bakmadan doğru bildiği neyse onu yapmalıydı.
Türkiye sanki yağmurdan kaçarken doluya tutulacakmış gibi geldi bana.
Bakalım yaşayıp göreceğiz.
Kim gelirse partiyi daha sola, daha ileriye, daha iktidara götürür sorularına cevap bulunmalı ve tartışılmalıdır.

Yıpranmamış, genç, dinamik, emeğe saygılı, sol ideolojiyle donanmış ve demokrasiye inanmış,

başarısız olduğunda gitmesini bilecek onurlu birinin bu partiye başkan olması şart.

Bu saatten sonra kurultay kaçınılmaz hale gelmiştir.

Kurultaydan kaçmak bitmişliğin, tükenmişliğin resmidir.

CHP ya bir yol bulmalı, ya da bir yol açmalıdır.

Oturdukları koltuklara bir kene gibi yapışmalarının,

partiyi babalarının malıymış gibi görmelerinin bedelini ilk yerel seçimlerde ödeyecektir.

Kimse onuruyla bırakmıyor, koltuğa bir yapıştılar mı tamam.

Bana göre bu kurultay meselesi aynı MHP’deki gibi mahkemeye götürülecek,

ve büyük ihtimalle yerel seçimlere kadar kurultay yönünde bir karar çıkmayacak.

Kendi belirledikleri delege iradesinin karşısına çıkmaya korkanlar,

yerel seçimde nasıl seçmenin iradesinin karşısına çıkacaklar onu merak ediyorum ?

Görünen o ki, CHP’de hezimet yakın!

Mevcut yönetim partiyi itibarsızlaştırmak için elinden geleni yapıyor.

Parti şu anda üçe bölünmüş durumda.

Bir yanda Kılıçdaroğlu ve atama bekleyen yerel oligarşik yapılar,

öbür yanda Muharrem İnceciler.

Üçüncü bir kesim daha var ki en tehlikelisi de onlar.

Kim kazanırsa kazansın onunla birlikte olabilecek şekilde pozisyon alan oportünistler.

Yani ‘Ne şiş yansın, ne kebap’çılar.

 CHP’de kanayan bir yara var ama çözüm için adım atan yok..

9 seçim kaybetmiş bir genel başkanın çoktan istifia etmesi gerekirdi.

İstifa için daha nasıl bir başarısızlık olması lazım anlamış değilim?

9 seçimdir iktidar veya iktidar ortağı dahi olamamışsın.

Önümüzdeki 9 seçimde ne değişecek de iktidar olacaksın.

Kılıçdaroğlu’nun insan olarak temiz ve düzgün biri olduğunu düşünüyorum.

Hatta şimdiye kadar tanıdığım en düzgün siyasetçilerden biri diyebilirim.

İyi bir insan olması para etmiyor,  iyi bir lider değil.

Koltuğa sıkı sıkı yapışması bendeki tüm imajını yerle bir etti.

Parti mezhepçilerin ve etnik köken siyaseti yapanların oyuncağı oldu.

Kendine münhasır çıkarcı oligarşik yapılanmaya göz yumdu.

Burnundan kıl aldırmayan, elitist, halkına yabancılaşmış insanları partinin başına getirdi.

Parti ve partililer belediye başkanlarının kişisel ikballerinin hizmetçisi oldu.

Oysa CHP onun, bunun değil halkın partisi olmalıydı.

Sonuç olarak CHP’de  değişim bir zorunluluk haline geldi.

Hem öyle sadece bir genel başkan değişimiylefilan kalmamalı,

partinin en ücra organlarındaki kokuşmuş, çürümüş, çıkarcı, oligarşik metabolizmaların kökünden sökülüp atılması lazım.

Bu arada CHP elini çabuk tutması lazım, çünkü Kasım ayında baskın yerel seçim yapılma ihtimali var.

Değişim için Muğla’da imza veren delegeleri kutluyorum.

İmza vermeyen oligarkları ve özellikle daha yeni milletvekili olanları şiddetle kınıyorum.

Ve bilhassa 447 gün süren Yatağan Direnişini her fırsatta kendi siyasi ikbali için kullanmaktan çekinmeyen,

 kendisini emeğin temsilcisi olarak lanse ederek meclise kapağı atan eski cevval sendikacıya ne demeli?

Yazıklar olsun diyorum!

Hepsi birer siyasi tetikçi oldu çıktı.

Unutmayın bugün mevcut yönetime siyasi tetikçilik yapanlar,

yarın ‘kral öldü, yaşasın yeni kral’ diyecek eyyamcılardır.

Uğur Mumcu’nun dediği gibi onlar ‘Güç merkezi değiştikçe döner, sonunda FIRILDAK olurlar.’
Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-03/08/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500