Advert
Advert
Advert
‘BİR ÇİVİ BİR NAL, BİR NAL BİR ATI’
Kemal ÖZCAN...

‘BİR ÇİVİ BİR NAL, BİR NAL BİR ATI’

Bu içerik 379 kez okundu.

CHP delegeleri noter kanalıyla imza vermeye başladı.

İşin garip tarafı imzacıların başını çeken Muharrem İncedeğil.

‘Arkadaşlar topluyor’ diyor.

Mücadele etmeden partinin başına geçecek.

Halbuki elini taşın altına koymalıydı.

Olağanüstü toplanabilmek için delegenin yarıdan fazlasının imza vermesi gerekiyor.

Yani 634 kişinin imzası yeterli.

Yeterli imza toplanırsa Muharrem İnce genel belki başkan olabilir.

Belki diyorum, çünkü bu delege yapısıyla kazanması zor.

Toplanmazsa ekibiyle birlikte tarih olur.

Partinin başına geçse bile Kılıçdaroğlu’ndanfazla getirisi olacağını sanmıyorum.

Seçim gecesi anladık onun ne olduğunu.

Hem imzayı kendisi toplamıyordaarkadaşlarataşore etmiş.

İstemem yan cebime koy ayakları.

Ne güzel söylüyordu meydanlarda ‘bir çivi bir nalı,bir nal bir atı’ tekerlemesini.

Memleketi kurtaracak yiğit filan göremedik seçim gecesi.

Ortadan kayboldu gitti.

Kılıçdaroğlu ile Muharrem İnce arasında seçim yap deseler,

şuan ki gözlemimle9 seçim kaybedip,

kendini hala başarılı göstermeye çalışan Kılıçdaroğlu derim.

Muharrem İnce güven vermiyor.

Çok açık verdi, Kılıçdaroğlu’nun karşısına aday olmam bile dedi.

‘Beni cumhurbaşkanı adayı yapmış, bir genel başkanın karşısına asla çıkmam’ demişti.

24 Haziranda seçimi kaybedince,

‘eğer kendisi kurultayı toplamazsa bunu örgüt kendi çözer’diyerek kıvırdı.

Bu adam solcu falan değil.

Bildiğin popülizm yapan, liberal orta yolcu bir siyasetçi.

CHP’yi içinde bulunduğu çıkmazdan kurtaramaz.

Ne bileyim işte, al birini vur ötekini.

Mümkünse sicili temiz, polemiğe girmemiş,

yıpranmamış bir kişiyi başkan yapmalıdır.

CHP’de gaz sıkışması var.

Blöf edilmesi lazım, yoksa bomba gibi patlayacak.

Bu blöf değişimle olacak.

Aksi halde önümüzdeki yerel seçimlerde hezimet var.

CHP yönetimi ile seçmenlerin arasında karlı dağlar var.

İl ve İlçe örgütlerinde resmen ayrışma var.

Koltuk kavgası var.

Husumet var.

Disiplinle terbiye eden, biat ettiren, bilek öptüren ketum bir yapı var.

Delegeler duygularıyla hareket etmemeli.

Çok uzatmadan, yeni bölünmelere meydan vermeden bitirilmesi lazım.

Muharrem İnce’nin yeni bir parti kurma ihtimali de var.

Ancak ekibinden hiçbiri milletvekili değil.

Kılıçdaroğlu onu ve ekibini tasfiye etti.

Bana sorarsanız artık sandıkla iktidara gelme devri kapandı.

O eski Türkiye’de kaldı.

Vekiller sine-i millete dönmeli.

Koltuk sevdalıları için biraz zor ama bu iş böyle.

Bundan sonra yapılacak her seçimde boykot kararı alınmalıdır.

AKP’nin sinsice kurguladığı planın bir parçası olmamalıdır.

Muharrem İnce’nin eksilerinden bahsetmek istiyorum.

Öncelikle hiç tutarlı gelmiyor.

‘Kurultay sözü etmeyeceğim’ diyor ama ekibine alttan alta imza toplatıyor.

Bir kere sözünün eri değil.

Kibirli ve aşırı hırslı.

Gizli kapaklı davranıyor, çok açık değil.

Seçim gecesi, İsmail Küçükkaya’ya attığı ‘adam kazandı’ mesajı.

Seçimden sonra, Ayşe Arman’la yaptığı röportaj.

Habertürk yayınına çıkması filan.

Adamda bir terslik var, konuşacakken susuyor, susacakken konuşuyor.

Milletin de kırgınlığı bundan.

Seçmene ve medyaya karşı saldırgan bir tavır içinde.

Sanki birinin sosyal demokrat versiyonu gibi.

Olumlu yanları ise başka partilerden çok rahat oy alabilir.

İlgi uyandırıyor, heyecanlandırıyor, hazır cevap.

Tayyip Erdoğan’a ondan başkası‘eee bakıyorum Recep ne var?’ diyemez.

Bülent Tezcan ‘imza sayısı bizi bağlamaz, biz tüzüğe bakarız’ demiş.

Partideki oligarşik yapıya karşı imza toplamak boşuna.

Bu demek oluyor ki, İYİ Partinin yaşadığı sürecin aynısı yaşanacak..

Kılıçdaroğlu kendi küçük iktidarını korumak için ne gerekiyorsa yapacak,

baktı olacak gibi değil o da saraydaki yerini alacak.

Arkadaş kimse ama hiç kimse onuruyla bırakıp gitmiyor.

Bir türlü oturma organlarını kaldıramıyorlar o ceylan derisi koltuklardan.

Zira CHP mevcut haliyle sarayın, saltanatın en büyük teminatı olmaya devam eder.

İmza toplamaya, sistemi sonuna kadar zorlamaya ne gerek var?

Başarılı olamadıysan istifa et başkaları gelsin.

Salıdan salıya bağırıp çağırmayla olmuyor bu işler.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Cumhurbaşkanı adayı yaparım nasılsa kaybeder,

vekil falan da olamayacağı için arka planda kalır,

ve böylece tek ciddi rakibimi de saf dışı bırakmış olurum’ düşüncesi ters tepti..

Bakalım İnce ‘ona karşı aday olmam’ sözünü yutacak mı?

Bence ikisi de aday olmasın!

İkisinden de CHP’ye lider olmaz ancak yönetici olur.

Yıllarca parti içinde ekiplerin savaşını izleriz.

İnşallah ben yanılıyorumdur!

Her ikisinin desteklediği önceliği emek olan, sol ideolojik düşüncede biri olmalı.

Ulusalcı, orta yolcu, dengeci, çekinser, oportünist,

liberal, sermaye yanlısı lider çok piyasada.

Söylemleriyle, çözüm önerileriyle farkındalık yaratacak,

alternatif olacak lidere ihtiyacı var bu ülkenin.

İkinci bir Tayyip Erdoğan’a ihtiyacı yok.

Zaten aslı varken, çakmasına kimse oy vermez.

Benim söyleyeceklerim bu kadar.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-17/07/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500