Advert
Advert
Advert
Eylül ve Leyla’nın Sesi
Hüseyin AÇAR...

Eylül ve Leyla’nın Sesi

Bu içerik 846 kez okundu.

Ben Eylül…

Henüz tanımadım dünyayı, insanları, çocuk olmanın bile ne demek olduğunu bilmiyorum henüz.

Bedenime ve dünyaya yabancı.

Sokakta seksek oynamayı, bayramlarda şeker toplamayı, çikolata yemeyi severdim en çok…

Ben Leyla…

Bir vahşinin şehvetine takıldı özgürlüğüm. Bedenime değdi elleri, soğuktu, buz gibi ve ürkütücü o kadar kotu bakıyordu ki gözleri, soluması korkunçtu.

Canim acıdı, kalbim acıdı, çocukluğum acıdı hissettiniz mi?

İlk acıda çiğlik atim daha çok acıttı, duydunuz mu?

Ruhumu, bedenimi, çocukluğumu, hayallerimi, hayatimi buz gibi toprağa bıraktılar.

Gerçekten üzüldünüz mü?

Simdi bana bu acıyı yaşatanları yaşatacak mısınız benim yasayamadığım dünyada…

Hepiniz çocuklarınızın gözlerine bakin buğun annem için, babam için, benim için ve yardım edin ölmeyelim artik yardim edin biz koruyamıyoruz küçücük bedenlerimizi siz koruyun artik bizi…

Yukarıda ki cümleleri yazanı ve bu yazıyı sosyal medya yolu ile paylaşanı canı gönülden kutluyorum. Gerçekten vicdanı olan herkesi derinden etkileyen bir yazı. Okudukça hüzünlendim ve bu paylaşımı bir örnek olarak düşünerek Eylüller ve Leylalar artık ölmesin öldürülmesin istiyorum.

Bu anlamda da ülkemizin yasa koyucuları da; bu vicdan yoksunları bu ahlaksızlara gereken en ağır cezayı vermelidirler diyorum.

Hepimiz evlatlarımız olan Eylüller ve Leylalar için yapılması ne varsa yapmalıyız

İki masum çocuğumuzu alçakça canice katleden kendilerine insan bile diyemeyeceğim vicdansızlara artık daha ne kadar sabredeceğiz daha ne kadar sesimizi çıkarmadan bekleyeceğiz.

Daha çok Leylalar daha çok Eylüller mi solsun.

Yasa yapanlardan yargıya karar verenlerden ülkemizi yönetenlerden ses daha ne zaman çıkacak.

Kaç masum çocuğumuzu kaybettik bilemiyorum ya da şiddete uğrayan kaç masum çocuğumuz daha oldu bunu da bilemiyorum.

Beklemek de istemiyorum.

Çocuklarımızın acılarını da yaşamak duymak ve görmek de istemiyorum.

9 yaşında ki kız çocukların ergense evlendirmelerine karşıyım. Bu söylemleri yapanlara da karşıyım. Çocuğa kıza kadına şiddet gösterip mahkemelere çıkan ancak kravat takıp iyi halden faydalananlara da karşıyım. Yaptığı, işlediği suçun cezasını en aza indirmek isteyen canilerin tecavüzcülerin beni tahrik etti söylemlerine de karşıyım. Bu söylemleri mahkemelerde iyi hal olarak değerlendirenlere de karşıyım.

Bir kere den bir şey olmaz diyenlere bir kere size de olsun demek istiyorum da insanlığım bu söylemi demeye mani oluyor.

Çocuklarımızı gençlerimizi evlatlarımızı yasal korusun istiyorum. Anneler Babalar kardeşler üzülmesin ağlamasın istiyorum.

Leyla’lara Eylül’lere ve daha nice masumlara kirli ve karanlık ellere değmesin istiyorum.

Çok şey mi istiyorum?

Toplumumuzun bu tarz özellikle de çocuk istismarına karşı duyarsız olmadığını görmek beni son derece mutlu etti.

Son dönemlerde yurdumun insanlarına ne oldu böyle diyordum.

Tamam, hayat şartları gerçekten zor ama biz insanlarda hayat şartlarından yılıp hepimizi herkesi ilgilendirecek ve etkileyecek toplumsal olaylardan korkmayalım.

Mücadeleden kaçmayı pes etmeyi asla düşünmeyelim.

İnanıyorum ki bu ülkede adalet varsa yasalar bu masumların canına kıyanlara karşı gereken en ağır cezayı verecektir.

Toplumsal olaylara karşı duyarlı olan herkese çok teşekkür ediyorum.

Özellikle de bana bu yazıyı yazmam için ilham veren kızım Buket’e teşekkür ediyorum. Çektiği Video ile Eylüller Leylalar Ölmesin Öldürülmesin diyen  sevgili Kızımızı yürekten Kutluyorum.

Biliyorum ki güzel ülkemde hakkını hukukunu arayabilen nice gencimiz var.

Leylaların, Eylüllerin Sesi Olmaktan Korkmayalım.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500