Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
AMPUL ÇAĞI
Kemal ÖZCAN...

AMPUL ÇAĞI

Bu içerik 904 kez okundu.

Dün İzmir’in dağlarında çiçekler açtı.

Televizyondan, sosyal medyadan baktım alan gelincik tarlası gibiydi.

Umudun resmini gördüm.

Gündoğdu meydanını 1 Mayıs mitinglerinden bilirim.

On binlerce insan olsa bile alanı bomboş görünüz.

Dünkü mitingde iğne atsan yere düşmezdi.

O meydanda 2 buçuk milyon insan olduğu söyleniyor.

Balkonlar, çatılar, denizdeki tekneler hariç.

Müthiş bir kalabalık, muazzam bir coşku, insanların yüzleri gülüyor.

‘Gözünü sevdiğimin İzmir’i’ dedim.

İşte gene yaptı yapacağını.

Tek kelimeyle olağanüstüydü.

Nedense aklıma Nazım Usta’nın,

‘Akın var, güneşe akın!

Güneşi zapt edeceğiz.

Güneşin zaptı yakın!’ şiiri geldi.

Bu ülkede İzmir adında bir şehir var olduğu sürece umut hep var olacaktır.

İyi ki varsın İzmir,

İzmirliler iyi ki varlar.

İzmir zapt edilemeyen bir kale.

Şartlar ne olursa olsun, hangi rüşvetler verilirse verilsin, nasıl baskı yapılırsa yapılsın,

teslim olmayan, vazgeçmeyen, ele geçirilemeyen hala büyük bir kitlenin varlığını gördük.

Seçimin sonucu ne olursa olsun, bu ülkenin sahipsiz olmadığını gördük.

Muharrem İnce seçimi kazanamasa bile yarattığı heyecan uzun süre devam eder.

Cumhuriyet tarihinin en büyük mitinglerinden biriydi, yani ilki.

Özlediğimiz, yaşamak istediğimiz, aydınlık Türkiye’nin hayalini kuran insanların hepsi oradaydı.

Çoğunluğu kadınlar ve gençlerden oluşuyordu.

Dip dalgası filan diyorlar ya bu gelen resmen tusunami.

Sırada Ankara ve İstanbul mitingleri var.

Cesaret bulaşıcıdır derler, o mitinglerin de  kalabalık olacağını tahmin ediyorum..

Mitingden sonra halkın eline çöp torbası alıp çöp toplaması ders verir gibiyidi.

Koca meydanı tertemiz yapıp öyle ayrılmışlar.

Helal olsun sana İzmir!

Ülke sadece İzmir’den ibaret değil ama keşke her yer İzmir gibi olsa.

2,5 milyon insan bir alanda toplanıyor,

ve o insanların verdiği vergilerle yayın yapan TRT gene piyasada yok.

TRT haber alma hakkımızı gasp eden bir kurum haline geldi.

Havuzcu yandaş, yalaka medyadan bahsetmek bile istemiyorum.

Muharrem İnce’nin miting yaptığı saatlerde dünya liderimiz,

inşaatı devam eden 3.havalimanına iniş yaptı.

İnişini aynı saate denk getirmesi manidardı tabi.

Yayını kesip kameraları dünya liderine çevirdiler.

Reis’in inşaat halindeki havaalanına iniş yaptığının haberini verdiler.

İzmir mitingi zorunlu iniş yaptırmıştı.

Reis devletin TC-ANK uçağı ile Gaziantep seçim mitinginden dönüyordu.

Sanki kendi yaptırdığı alana iniş yapıyor.

Oysa bu havalimanı da diğer tüm projeler gibi ‘Yap-İşlet-Devret’ yöntemiyle yapılıyor.

Cengiz-Mapa-Limak-Kolin-Kalyon firmaları ortak yapıyor.

Bu yap işlet yolcu garantili.

Hasta garantili hastaneler olduğu gibi, bu da yolcu garantili havalimanı.

Adamlar tüm ülkeyi müteahhitlere teslim etti, sonra da biz yaptık kafasındalar.

Tabi bu arada soğanın kilosu 7 liraya dayandığından,

hükümet soğan ve patates ithal etmek için düzenlemeyle uğraşıyor.

Dünya lideri artık Muharrem İnce’yi takip etmeye başladı.

Fizik öğretmeni onun kimyasını bozdu anlaşılan.

Öyle ki Reis ‘15 sene önce evlerde fırın, buzdolabı bulabiliyor muyduk?’ dedi.

Tabi ya, AKP geldiğinde mağaralarda yaşıyorduk biz.

Çok şükür bizi mağara devrinden, ampul çağına atlattılar.

Hadi diyelim fırın, buzdolabı yoktu, en azından patates, soğanımız vardı.

Bu yaşıma kadar bu ülke için hiç böyle kaygılanmamıştım.

Reis göz göre göre kamuoyunu yanıltıyor.

Söylediğinin yanlış olduğunu kanıtlamaya bile gerek yok,

ama ne medya bunu dile getirebiliyor ne de insanlar kabul ediyor.

Bu sözleri Ecevit söyleseydi bunamış derlerdi.

Memlekette herkes kör, sağır ve dilsiz.

Yani üç maymunu oynuyor.

İnsanın aklıyla pervasızca dalga geçiyorlar artık.

Yılmaz Özdil 15 Mayıs tarihinde ‘Mendil’ diye bir yazı yazmıştı.

Yazının son paragrafı şöyleydi.

‘Seçim yokken duygularına hakim olabilen,

seçim arefesinde aniden duygularına hakim olamayan bir asrın liderimiz var.

Dolayısıyla… 24 Haziran'da kimin güleceğini bilmiyoruz ama,

24 Haziran'a kadar kimin gözyaşlarına gark olacağından eminiz yani.

Hayırlara vesile olması için muhtemelen ramazan ayı içinde eli kulağındadır’

Yeminle söylüyorum aynı şeyi bende düşünmüştüm.

Seçime günler kala gözyaşlarını siler demiştim.

Sağ olsun beni yanıltmadı.

Ben izlemedim ama bu olay dün akşam ATV canlı yayınında gerçekleşmiş.

Dünya liderimiz ağladığı her seçimi kazandı.

Biliyor biz halk olarak çok yufka yürekliyiz.

Ben en çok ağlamak için, içinden neler geçirdiğini merak ediyorum.

Bu konuda gerçekten çok başarılı, yine golünü atmış.

Tamam artık yeter ağlayanlara doydu bu millet.

Ne kötülük geldiyse de ağlayanlardan geldi?

‘İzmir’in dağlarında çiçekler açtı’ diyerek başlamıştım yazımı.

İzmir’in kavaklarıyla bitirmek istiyorum.

İzmir'in kavakları/dökülür yaprakları

bize de derler çakıcı/ yakarız konakları

İzmirli veya Egeli olup da bu türküyü bilmeyen yoktur.

Evet bize de Çakıcı derler yıkarız konakları!

Yıkarız sarayları!

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-22/06/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500