Advert
Advert
Advert
BAY MUHARREM, BAY BAY ERDOĞAN!
Kemal ÖZCAN...

BAY MUHARREM, BAY BAY ERDOĞAN!

Bu içerik 570 kez okundu.

Dünya liderimizin yaptığı mitinglerin konusu Muharrem İnce .

Bay Muharrem’le başlıyor, Bay Kemal’le bitiriyor.

Muharrem İnce‘promptırını al da gel, çık karşıma tartışalım’ dedi.

Gaza gelsindiye ‘Usta çıraktan korkmaz’ diyerek bir de pohpohladı.

Asrın lideri kaçak dövüşmeyi seviyor.

Siyasi liderlerin canlı yayında karşılıklı tartışmalarını özledik.

Televizyona çıkmamanın bahanesi hazır.

‘Üstümden prim yapar’

Ardından sallamak kolay tabi.

İşte size bir sallama örneği.

Kendisi daha doğmadan ilkokula gitmiş ya bağırıyor,

‘Ey Muharrem, Menderes asılırken sen neredeydin?’

Menderes 1961’de asıldı, Muharrem İnce 1964 doğumlu.

Menderes asıldıktan 3 yıl sonra dünyaya gelmiş.

Menderes asıldığında Reis 7 yaşındaymış, engelleseymiş.

Bu soruyu ittifak yaptığı parti liderine sorsa daha net cevap alırdı.

Sanırım ihtilalin bildirisini kimin okuduğunu biliyordur?

Ümmet de o ne söylersen söylesin her daim alkış modunda.

Karşısına atanamayan öğretmen, ürünü para etmemiş bir köylü,

veya ölen bir madenci yakını filan çıkarsa işte o zaman orda durmayın.

Geçen bir mitingte atanamayan öğretmene fırça attı, senin sorununu Bay Kemal çözsün dedi.

Bay Kemal SSK’yı batırmıştı ama olsun.

Hadi SSK battığında başında Bay Kemal adında bir hükümet vardı diyelim.

FETÖ büyürken, istediğini alırken, kadrolaşırken,

ve 15 Temmuz hainliğini, alçaklığını yaparken hangi iktidar vardı?

Bu ülkeyi 15 Temmuzun eşiğine kim getirdi?

Milli Güvenlik Kurulu FETÖ ile mücadele edilmesiyle ilgili 14 defa karar alırken,

bu memleketin başında hangi iktidar vardı?

Neyse dostlar İnce’nin bu davetine Reis şöyle cevap verdi..

‘Utanmadan sıkılmadan televizyona davet ediyor.

Üzerimizden kalkıp reyting sağlayacak kendine.

Biz seni muhatap alır mıyız?’

Muhatabı kim ki?

Müthiş bir kibir, küçümseyici bir tavır ve kendini üstün görme psikolojisi.

Egonun ete kemiğe bürünmüş hali.

Hele o Nagehan’ın yüz ifadesini gördüyse öldürsen çıkmaz artık.

BBC’de tek başına çıktığı halde, gazeteci kadının sorularına sinirlendi.

Neden diğer adaylarla çıkmadığı orda açık seçik anlaşılıyor.

Kadın ‘muhalifler OHAL baskısı var diye eleştiriyor’ dedi.

Reis ‘hanfendi beni güldürmeyin’

Spiker ‘seçimi kazanamayabilirsiniz’ deyince,

‘iyi ya işte zil takıp oynasınlar’ diyor.

Muharrem İnce olsa bu soruya şöyle cevap verirdi.

‘Sonuçta bu bir seçim.

Kazanan da olur, kaybeden de, ama biz kazanacağımıza inanıyoruz.’der,

Ve tüm adaylara başarılar dilerdi.

Reis ani gelişen sorulara tuhaf cevaplar verebiliyor.

Kadın spiker o programdan sonra,

Türkiye’de yaşayan insanlar içinneler düşündü kim bilir?

Kadın kesin bize acımıştır.

Bizim ülkemizde gazeteci olmadığını gösterdiği kesin.

Kendine güvenmiyor ama yeniden bu ülkenin yönetimine talip.

Böyle tartışmadan kaçan liderler başka ülkelerde aday bile olamazlar.

Olsa da baştan kaybederler.

Reis seçimi kaybedeceği için çıkmıyor ve kazanıyor.

Çıktığı programın yarısında öfkeden köpürmüş ve kızarmış halde,

stüdyoyu terk etmenin daha kötü olacağını çok iyi bildiği için böyle davetlere itibar etmiyor.

Hem Bay Muharrem de kim ki, Reis onu muhatap alacak.

Yahu adam ‘prompterını al da gel’ dedi, daha ne desin?

Türkiye’de kendisine soru filan sorulamıyor zaten.

Ancak yurt dışına çıkarsa orda soruyorlar.

Onca kameranın önünde çemkirmeleri ondan.

Hadi televizyona çıktı diyelim, çıksa ne anlatacak ki?

Millet bahçelerinde yat, yuvarlan, ağnan!

Millet kıraathanelerinde okey yasak ama çaylar ve kekler şirketten.

Ekonomi süper, çünkü buzdolabımız var.

Bay Muharrem’de ona ‘bay bay Recep’ diye cevap verdi.

Dünya liderimiz Bay Muharrem derken aslında onu küçültücü bir dille alay ediyor.

Bir keresinde Bay Öğretmen dedi.

Bay-Bayan genelde gayrimüslimler için kullanılır.

Ümmetin bilinçaltına dokunuyor.

Bay Muharrem promptırını al da gel diyor,

Reis üzerinden prim yaptırmak istemiyormuş.

‘Aynı kalibrede değiliz, sen kimsin ki seninle aynı programa çıkayım?’

Kendini öyle konumlandırmış ki, erişilmez, ulaşılmaz.

Böyle bir düelloya çıksa oyu direk yüzde yirminin altına düşer.

Millet kralın çıplak olduğunu farkedecek.

Çünkü onda öfke kontrolü sıfır.

16 yıldır iktidarda, kendisini engelleyen bir şey yok.

2 yıldır OHAL-KHK ile at koşturuyor.

Çıkıp da ne diyecek?

Damadımı bakan, kızımı danışman mı yaptım diyecek?

Reza Zarrap, ayakkabı kutuları, kol saatleri sorulursa ne diyecek?

Sorulacak sorulara verilecek cevabı olduğunu sanmıyorum.

Tayyip Erdoğan emme basma tulumba gibi olan sözde gazetecilerin ve çanak soruların olmadığı,

spontane soru gelebilecek her hangi bir programa katılamaz.

En azından bu köprüyü geçene kadar böyle.

Yıllar önce çıkmıştı gemi, gemicik dedi oymuş.

Bir daha çıkmaya tövbe etti herhalde.

Miting meydanlarında dünyaya meydan okuyor, esip gürlüyor.

Bay Muharrem, Bay Kemal, Eyy Avrupa, Amerika, Eyy İsrail!

Televizyon programında tartışmaya çıkmaya cesaret edemiyor.

Geçen Yalova mitinginde hızını alamadı Bay Erdoğan dedi.

En sonunda kendisiyle kavgaya tutuştu.

Erdoğan’da fırçayı yedi.

Sıra Recep ve Tayyip’e geldi.

Bu seçimde çok pot kırdı.

Gafları Tansu Çiller’i aratmıyor.

Umarım uykusuzluğa ve yoğun tempoya bağlıdır.

Bunlar hep İnce hastalık.

Hatırlarsanız geçenlerde Zonguldak diyemedi de,

‘neden böyle oldu’ diyerek kendi de gülmüştü.

Bingöl mitinginde ‘ses ver Diyarbakır’ diye bağırıyordu.

Bugün yarın ‘ben kimim ya?’derse hiç şaşırmayın.

‘Hem Recep, hem Tayyip olunmaz’ da diyebilir.

Neyse hazır kendisine Bay Erdoğan demişken,

biz de ona Bay Bay Erdoğan diyelim.

Hoş Kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-18/06/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500