Advert
Advert
Advert
İZMİRİM
Turgay MUTLU...

İZMİRİM

Bu içerik 337 kez okundu.

İZMİRİÇE’NİN  TACI   KADİFEKALE

Muğla’mızın gururu, kalemi  ve hafızası  güçlü  örnek  insan,  rehberlerin    rehberi,  büyük   yazar, üstadımız, sevgili  ağabeyimiz  Prof. Dr. Şadan  Gökovalı , Heyamola  Yayınları   tarafından   basımı   yapılan  adıma  imzaladığı  ‘’İzmiriçe’nin  Tacı   Kadifekale’’ adlı   eserini  yeni  okuyup   bitirdim. Bir  İzmir aşığı olarak bu  güzel   kitabı   zevkle  okudum. Şadan   Hocam   eline  ve   beynine  sağlık. Çok  teşekkür  ediyorum.  Emeğine  değen   bir  çalışma   olmuş.

         ‘’Sevdiğim   sokak   adları   gibi

             Sevdiğim    çiçek   adları   gibi

    Bütün   sevdiklerimin    adları  gibi

              Adınız     geliyor    adıma…’’

Doğduğu   Akyaka’da  (Gökova)  bir   caddeye  ve   bir  sokağa,  Muğla’da   3000  kişilik  açık   hava   tiyatrosuna   adı   verilen  Şadan   Gökovalı   Hocamız   için  ne   yazsak  azdır. Yazları  Akyaka’da, kışları  İzmir’de   oturan   Şadan  Hocamız, Ülkemize   aşık  bir   rehberdir.  Profesyonel   Ülkesel  Turist  Rehberidir.  Ama   biraz da   hadi  yazmadan  söylemeden  geçmeyelim;  doğup   büyüdüğü   Gökova’yı   ve   ekmek   yediği   İzmir’i  çok  sever  ve  kayırır. Ne  de  olsa   hakkıdır  ve  haklıdır  diyeyim.  Görünen    köy   kılavuz   istemez   örneğinde  olduğu  gibi   Gökova’mız  dünyaca  bilinen   ve   kabul  edilen  bir  cennet, İzmir’imiz  ise   ülkemizin   İNCİ’sidir.  Antik   çağda  kent  ve  ovalar  dişi, dağ  ve  nehirler   erkek   adı   alırdı. Prof.  Dr. Bilge  Umar’a  göre   İzmir’in  eski   biçimi  olan   Smyrna , ‘’ Kutsal   Yüce  Ma  Ülkesi’’ demek. Bir  diğer  görüşe  göre  şehir   adını, bir   Amazon  kraliçesinden   almıştır. Ege  ve   Akdeniz , o   dönemde  Aşk  ve  Güzellik   Tanrıçası  Afrodit’in   de  ülkesidir. Kadifekale  (Pagos)  mutlu  insanlar  diyarı  adıyla  bilinen  bir  antik   yerleşim  yeri  olup   güzel   İzmir’in  tacı  gibi  de karşıdan   görünür. Şadan  Hocam’ın   İzmiriçe  adını,   Kadifekale  tepesinden    Smyrna’yı  seyrederek  koyduğu  kanısındayım. Bu  güzel  manzarayı  gören herkes  elbet  hayran kalır.

Bir  kentin   tarihini, coğrafyasını, toplumsal   hayatını, geçirdiği  değişimleri, insan  tiplerini, atmosferini, doğal  güzelliklerini, unutulan   değerlerini, yeme  içme  kültürünü, gecesini   gündüzünü, yazını   kışını, folklorunu, eğlence   hayatını, daha  bin  türlü   özelliğini, herkes  kendince  görür. Tarihçi   başka, coğrafyacı   başka, turizmci  başka, öğretmen  bambaşka  bir  gözle  görür  ve  kendi   bakış   açısıyla   yazmak   ister. Ama  bir  yazar—edebiyatçı,   kendince   bir   duyarlıkla  yaklaşır  kentine. Çevresine   gönül  gözüyle  bakar. Kendisini   değişik   insanların   yerine   koyar, onların  yüreğiyle  de   hissetmeye   çalışır,  öylece  yazar… Yazar  yazdığı  zaman, birçok   kimse   o  yazıda  kendi   duygularını, düşünüp  de   söyleyemediklerini   bulur. Kendinden   önce   yazılmış   olanları  da anımsamak   ister.  Bu  düşünceden  yola   çıkan  hocamız   Şadan  Gökovalı da   kent   kültürüne  hizmet  adına  bu  güzel  eseri  yazmış. İyi  ki  yazmış,  keyifle  okudum.   Sizler de alıp  okuyunuz. İzmir’i  ve  mitolojik  gezi   türü  kitapları  sevenleri   öneririm.  İyi  okumalar  efendim. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500