Advert
Advert
Advert
YAT, YUVARLAN, AĞNAN TÜRKİYE!
Kemal ÖZCAN...

YAT, YUVARLAN, AĞNAN TÜRKİYE!

Bu içerik 481 kez okundu.

Dünya liderimizin çılgın projeleri bitmiyor.

Şimdi de Millet Bahçeleri,

Millet Kıraathaneleri fikrini ortaya attı.

Dün ‘millet bahçelerine çocuklarınızı götürün yatın yuvarlanın’ dedi.

Seçim vaadine, vizyona bakar mısınız?

Hiç güleceğim yoktu ama inanın çok güldüm.

Reis giderayak kaptı koyuverdi.

Yat, yuvarlan Türkiye!

Bizim köyde buna ‘ağnan’ derler.

Anam çok kullanırdı bu kelimeyi.

‘Hadi kalk gari, yeter öğlene kadar ağnandığın’ derdi bana.

Ayrıca bizim köyde zaten yıllardan beri kadınlar bahçeye çalışmaya,

erkekler kahveye okey oynamaya giderler.

Millet bahçesi deyip duru da, ben de hobi bahçeleri gibi bir şeyler yapacak,

millet yiyeceği sebzeyi ve meyveyi kendi yetiştirecek diye düşünüyordum.

Adam dün resmen yatıp, yuvarlanın dedi.

Seçmeni nasıl görüyorsa bilemedim artık?

Yoksa prompterine virüs filan mı girdi?

Yok yok bana göre ümmeti test ediyor.

Ben ne söylersem söyleyim bakalım bana gene oy verecekler mi? diye yapıyor bunu.

Başka bir anlam çıkaramıyorum.

Bu konuşma tarzının altında yatan psikolojiyi anlamak çok zor değil.

Babalar gidecek millet kıraathanesine çayını içecek, kekini yiyecek.

Anneler alacak çocuklarını millet bahçesine gidip yatıp yuvarlanacak.

Oh memleketin haline bak!

Dolar beş lira olmuş, benzin on lira kimin umurunda.

Kim takar Yalovalı adayı?

Bedava ye, iç, yat, yuvarlan,ağnan.

Başka ne ister ki insan?

Ancak kızlı erkekli yuvarlanabilecek miyiz?

Yoksa haremlik, selamlık mı yuvarlanacağız? onu da söylese iyiydi.

16 yıldır beton dökmediği yer kalmadı, birden bahçeci oldu çıktı.

Keşke ismini Devlet Bahçeleri koysaydı.
Hepimiz Devletin Bahçelisi olup çıkardık.

Gezi parkını korumaya çalışan insanlara şiddet uygulayan polise,

‘emri ben verdim’ diyen liderimiz parklardan bahçelerden bahseder oldu.

Gökova’da, Okluk koyunda kendisine yazlık saray yaptırmak için,

o güzelim bakir doğa katledilirken liderimiz millet bahçeleri yapacakmış.

Bazen vicdan yapmıyor da değil hani,

geçenlerde ‘İstanbul’a ihanet ettik, bundan bende sorumluyum’ demişti.

Bu açıklamaları hiç samimi gelmiyor.

Bu kafayla ekonomi uçar, ülke şahlanır artık.

Hak, hukuk, adalet ne olacak sen ondan haber ver Reis.

Olsun Avrupa bizi gene kıskanacak.

Memleket fabrikadan geçilmiyor ya, biraz da bahçe lazım.

Bunları da yap-işlet modeliyle yapar, üstüne bir de giriş ücreti alırlar.

Artık ülkeye vereceği hiçbir şey kalmadı.

Aslında ısrarla beni seçmeyin, İnce'yi seçin mesajı veriyor.

Seçim kazanmak isteyen adayın vaadi böyle mi olur?

Bu vaatlere benim de bir katkım olsun diye söylüyorum..

Bu çılgın projelerin millet helalarıyla da desteklenmeli diye düşünüyorum.

Hela ücretini 1 milyon liradan 1 liraya düşürdüm diye övünmüştü.

Çılgın projede ücretsiz yapar bir daha övünürüz.

16 yılın sonunda geldiğimiz noktaya bakın!

Her şeyin başına millet kelimesi koyunca yerli ve milli olduğunu zannediyoruz.

Millet Bahçeleri,

Millet Kıraathaneleri.

Kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi?

Animasyonlu bir tanıtım filmi yaptırsaydı daha anlaşılır olurdu..

Tayyip Erdoğan gibi bir ustanın böyle bir seçim kampanyası yürütmesi pek hayra alamet değil.

Gülüyorum ama aynı zamanda gerçekten üzülüyorum.

Belki de eğitimli, birikimli insanlardan oy alma umudunu yitirdi, diğer tarafa yükleniyor.

Her türlü yüzde 40 garanti.

Yürü Reis kim tutar seni?

Adam bedava bir yaşam vaat ediyor.

Muharrem İnce’de kalkmış, yok fabrika açacakmış,  yok üretim yapacakmış, gençler çalışacakmış!

Muharrem İnce gibi izotop, kuantum, fizik, endüstri 4.0 filan dese kimse anlamayacak.

O da anladığımız dilden konuşuyor.

Yat, yuvarlan, ağnan, çekirdek çıtlat, mangal yak, piknik yap!

Fabrikalar kapatıldı üretim yok,  işsizlik aldı başını gidiyor.

Millet çayını yudumlayıp, kekini yiyerek,

sesini çıkarmadan oturacak ve ardından  gidip çayır çimende yuvarlanacak.

Yuvarlanın ama düşünmeyin diyor.

Soran olursa yuvarlanıp gidiyoruz dersiniz.

Mandalar söğüt dalına yuva yapsın.

Öküz torbadan düşünce yavrusunu da sinek kapsın.

Asması çardakta, suyu bardakta olan Ayşe de Veli agayı gıdıklasın dursun.

Ülke şu anda bu hale geldi.

Yarın çıkar ‘millet bahçesi yan gelip yatma, yuvarlanma  yeri değildir’ derse kimse şaşırmasın.

Dünya liderimiz ya seçimi alacağını kesin gözüyle bakıyor, ondan böyle sallıyor.

Ya da ekonomi elimde patlamasın diye seçimi kazanmak istemiyor.

Yatıp yuvarlanmak, ağnanmak gibi bir seçim vaadi olabilir mi yahu?

Şaka maka bir yana Reis baya yaşlandı, yoruldu, iktidardan, güç savaşından sıkılmış durumda.

Hep birlikte tamam diyelim de  25 Haziran sabahı alsın torununu,

giysin yeşil lacost tişörtünü,

15 Temmuzda bıraktığı yerden  ona Arapça öğretmeye devam etsin.

Bazen zirvede bırakmasını bilmek gerekiyor.

Belki de böylesi onun için daha hayırlı olacaktır.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-13/06/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500