Advert
Advert
Advert
‘SENİ BAŞKAN YAPTIRMAYACAĞIZ!’
Kemal ÖZCAN...

‘SENİ BAŞKAN YAPTIRMAYACAĞIZ!’

Bu içerik 485 kez okundu.

Şunu baştan belirteyim de yanlış anlamalara meydan vermeyim.

Kesinlikle HDP’li değilim, günahım kadar sevmem.

HDP bir kitle partisi veya bir sınıf partisi değildir.

HDP Kürt milliyetçisi bir partidir.

Benimde ırkçı ve şoven bir anlayışla işim olmaz, olamaz.

Gezi direnişinde, çözüm sürecini düşünerek, fincancı katırlarını ürkütmekten korkan,

‘gezi iktidara karşı bir darbe girişimidir’ diyen zihniyetle asla işim olmaz.

Selahattin Demirtaş’a gelince, ‘seni başkan yaptırmayacağım’ diye bağırıp çağırıp,

seçimden sonra tüm meclis otururken, ayağa kalkıp Tayyip Erdoğan’ı alkışlaması,

onun ne kadar ilkesiz ve tutarsız biri olduğunu göstermiştir.

Geldik Türkiye'nin kader seçimine.

Bugün bu seçimin en stratejik partisinden, HDP’den bahsetmek istiyorum.

Tüm seçimin kaderi o partinin meclise girip girmemesine bağlı.

HDP’ nin barajın altında kalması seçimin en kritik sonucudur.

Aynı zamanda bu seçimin en korkunç senaryosudur.

AKP’nin tek çıkar yolu HDP’nin baraj altında kalmasıdır.

Hani çok da uzak ihtimal değil.

Zaten son seçimde yüzde 10.8 almışlardı.

HDP eğer baraj altında kalırsa AKP meclis çoğunluğunu götürür.

Dünya liderimizin tüm planının bunun üzerine olduğunu düşünüyorum..

Ya iyi parti seçime sokulmayacak, ya da HDP barajın altında kalacak.

Birincisini yapamadılar, şimdi sıra HDP’yi haletmekte.

Normal şartlarda barajı geçebilecekse bile bölgede yapılacak baskı,

ve sandık manipülasyonları gibi iktidar,

ve OHAL destekli oyunlarla baraj altında bırakılması için baya bir çaba var.

Sandık taşıma kararları boşuna alınmadı.

AKP hak etmediği halde 70-75 kişiden fazla bir milletvekilini eline geçirebilir.

Tabi yalnız başına barajı geçmesi yeterli değil, 

YSK’ nın da HDP barajı geçti demesi gerekiyor.

Barajı aşar mı aşmaz mı bilemem ama listelerinde en fazla kadın adayı olan bir parti.

AKP vekil sayısını 400’ e çıkarır, Tayyip Erdoğan’da başkanlığı da kotarırsa gelmiş geçmiş olsun.

Ülke hanedanlığa geçiş yapmış demektir.

HDP meclise giremezse görün bakın neler oluyor.

Muhalefet seçimi kaybetmiş demektir.

Meclise giremeyen HDP seçmeni 2’nci turda sandığa bile gitmeyecektir.

Muhalefetin HDP ile ittifak yaparsak bizi PKK ile bir tutarlar düşüncesinden sıyrılması gerekiyor.

Bu öyle bir korku ki adının HDP ile aynı cümle içinde geçmesine bile tahammülleri yok.

Selahattin Demirtaş içerideyken partisi tarafından yürütülen seçim çalışmalarının pek de başarılı olmadığını düşünüyorum.

Demokrasiyi ve temsiliyeti içimize sindirmemiz gerekiyor.

Gerçek demokrasi Türkiye’de yaşayan herkesin orantılı olarak temsil edilmesidir.

Milletvekillerini AKP alırsa ülke hapı yuttu demektir.

Mecliste çoğunluğu alan ikinci turda başkanlığı da alır.

Ancak denize düşünce HDP’ye  sarılırlar.

Muhalefetin artık tamamen birlikte hareket etmeleri gerektiği çok kritik bir süreçten geçiyoruz..

Bunun şucusu, bucusu yok.

Bakın Kılıçdaroğlu stratejik bir kararla İYİ partiye 15 milletvekili verdi.

En baştaki yöneticisinden en alttaki seçmene kadar iktidarla mücadele böyle yapılır.

Yüzde 10’un altında kalan HDP hiçbir vekil çıkaramazken,

yüzde 2 veya 5’lerde kalacak olan diğer ittifak partilerinin mecliste temsilcileri olacak.

Demokrasi bu değil, Demokrasi eşitlerin yarışıdır.

Ancak şu bir gerçektir ki, HDP' nin böylesine bir siyasi ve hukuki baskı altında kampanya yürütmesinin,

Selahattin Demirtaş'ın Edirne cezaevindeki bir hücreden,

Cumhurbaşkanı seçilebilmek için kampanya yapması, bu ülkenin demokrasi tarihine bir kara leke olarak düşmüştür.

Bunun utancı kendine ileri demokrasi ve özgürlük havarisi gören herkese yeter de artar.

Ya yasal anlamda aday olması engellenecekti,

aday olması engellenemediyse sadece seçime kadar propaganda izni verilecekti. 

Hiç ihtimal verilmiyor ama seçilirse senaryo daha korkunç olur.

MHP ile ittifak yapan AKP’nin güneydoğudan aldığı oylarda düşme olacaktır.

Tayyip Erdoğan, erken seçim kararının alınmasından sonra ilk toplantısında,

AKP'li vekillere ‘HDP'yi sandığa gömün’ talimatı vermişti.

Doğuda aldığı oylar taş çatlasa yüzde 8’i geçmiyor.

Yüzde 10’u geçmesi için batıdan, büyük şehirlerden de oy alması lazım.

HDP' nin dinamikleri çok karmaşıktır.

Kafalar net olmadığı için yanlış politikaların esiri olunmuştur..

Buna rağmen bir kısım sol görüşlü seçmen ve  bazı sosyal demokratların önceki iki genel seçimde,

HDP'nin baraj altında kalmaması için destek verdiklerini biliyoruz.

Hani şu emanet oy verenlerden bahsediyorum.

Bu seçimde de stratejik oy kullanacakların sayısı oldukça fazla.

Etrafımızda CHP milletvekilliği sıralamasının tepeden inme anti demokratik bir şekildi yapıldığını,

partililerin meyilinin yok sayıldığını düşünenler,

Cumhurbaşkanlığında Muharrem İnce’ye,

milletvekilliğinde açık açık HDP’ye vereceklerini ilan ediyorlar.

Bunun yanı sıra Doğu ve Güneydoğuda ilk kez oy kullanacak genç bir seçmen kitlesi var.

Bunların büyük bir kısmının da HDP’ye  oy vereceğini düşünürsek,

Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi HDP’nin sandığa gömülmesi mümkün görünmüyor.

İYİ parti seçime giriyor, HDP barajı yıkıyor,

ve Muharrem İnce şaha kalkmış geliyor.

Dünya liderimizin işi bu seçimde baya zor.

Biteriz,  mahvoluruz, batarız dedikleri,

tüm seçim rüşvetlerini vermeye hazır olmaları işte bundan.

Bu seçimde YSK, mühürsüz oy filan sökmeyecek gibi duruyor,

İktidardan daha yeni ayak oyunları bekliyorum.

Benim aklımdan geçen birkaç senaryo var ama o da bende kalsın.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-11/06/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500