Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
TEMCİT PİLAVI
Kemal ÖZCAN...

TEMCİT PİLAVI

Bu içerik 582 kez okundu.

AKP genel başkanı olan Cumhurbaşkanı seçim vaatlerini sıraladı.

Seçilmişin seçilme vaatleri.

Beyanname değil, Manifesto.

Yalnız liderimizin yüzünden düşen bin parçaydı.

Kılıçdaroğlu yok,

Bahçeli yok,

FETÖ konusu eskiyip, ekonominin çivisi çıkınca,

coşkusu ve etkisi eskisi gibi değildi.

Reis’in ya sağlık durumu iyi değil, ya da morali çok bozuk.

Bu ülkeye verebileceği pek bir şey kalmadığını itiraf ediyordu.

Arkadaş biz bu masalları daha kaç sene dinleyeceğiz?

İşsizlik almış başını gitmiş, vergiler milletin belini bükmüş, işçi, köylü perişan.

Bunlara vaat değil artık temcit pilavı denir.

Nedir temcit pilavı?

Temcit, Ramazanlarda sabah namazından on dakika önce okunur ki,

sahura kalkamayanlar kalksın diye.

Bu temcidi duyarak sahura kalkanlar, iftardan kalan yemekleri,

alelacele ısıtarak yerlermiş.

Tabi ısıtılan bu yemeklerin başında pilav geliyor.

Sahur sofrasına konan akşamdan kalma pilava temcit pilavı deniyor.

Bıktırırcasına tekrar edilen sözler için de kullanılır.

‘Vakit Türkiye vakti’ymiş!

Şimdiye kadar hangi vakitteydik acaba?

Sanki konuşan muhalefet partisinin lideri.

Kendi kendinin muhalefeti.

16 yıldır iktidarda ama değilmiş numarası yapıyor.

Yok şöyle yapıcam, yok böyle yapıcam.

Elinizden tutan mı vardı Reis, şimdiye kadar neden yapmadınız bunları?

Hele hele 2 yıldır bir KHK ile çok rahat yapabilirdin.

Hem 24 Hazirana kadar da epey zamanın var, istersen yapabilirsin.

Geçmiş karşımıza müjdenin bini bir para.

Söyledikleri büyük oranda beton, asfalt gibi şeyler.

‘Yap-İşlet-Devret’le başkalarına yaptırılmış işler.

Yapılan çok ağır sözleşmeler yüzünden devletin kasasından her yıl trilyonlar ödeniyor.

Adı biz yaptık oluyor.

Hayali projeler hariç, yapacaklarının çoğunu CHP’den araklamış.

Mecliste reddettikleri CHP önergelerinden derlemişler.

Ben size bir şey söyleyim mi?

Muhalefetin sayesinde adam yerine konulup duruz.

Mesela ek göstergeyi 3600 yapacakmış.

Anketler baya kötü gibi yoksa zırnık koklatmazdı.

İmam, polis, öğretmen gibi kamu görevlilerinin,

emekli ikramiyeleri ve emekli maaşlarında artış demektir.

Böylelikle bir imamla, bir mühendisin emekli maaşı eşitlendi.

Her ikisi de İmam Hatip kökenli olacağı için sorun yok.

Bunları her seçim öncesi söyler ve hiçbir zaman yerine getirmez.

Bu gösterge işi başbakanlığı döneminden beri her seçimin demirbaşı.

CHP bu teklifi meclise getirdiğinde, AKP’liler tarafından reddedilmişti.

Cemevlerini ibadethane sayılması önergelerini de reddetmişlerdi.

16 yıldır yok saydığı Cemevleri aklına gelmiş.

Geldikleri günden beri Sunniliği yüceltip,

Alevileri hor gören zihniyet bana hiç inandırıcı gelmiyor..

Soma’da katledilen Alevi işçilerin köylerine taziyeye bile gitmediler.

Sürekli fişledikleri bir kesime statü verecekmiş.

Meydanlarda ‘biliyorsunuz Bay Kemal bir Alevidir’ derken,

alandaki ümmet yuh çekiyordu, yuh çekmeyin bile demedi.

2011 seçimlerini hatırlarsanız, propaganda Kılıçdaroğlu’nun Aleviliği üzerineydi.

Bugüne kadar Aleviliği yuhalatarak iktidarını perçinledi.

Bugün Cemevine statüsünden bahsediyor.

Bunları hiç utanmadan, sıkılmadan söylüyorlar.

Güçlü ekonomi, bağımsız yargı vurgusu yaptı.

Ana muhalefet partisi AKP iktidara geliyor.

O konuşurken tribünler oley çekiyordu.

Kendi liderlerinin seçim beyannamesini dinlemeden tezahürat yapıyorlar.

‘Reis bizi Afrin’e götür’diye bağıran bir samimiyetsizlik.

‘Ayağa kalkın, tamam şimdi oturun’ deyince güldüm.

Prompter karıştırdı herhalde dedim.

Ne günlere kaldık?

5 yıl önce vaat ettiklerini temcit pilavı gibi ısıtıp gene önümüze koydular.

Daha fazla özgürlük ve bağımsız yargıdan bahsedince,

aha dedim şimdi OHAL’i kaldıracak ama onu söylemedi.

İktidara geldiklerinde 3Y ile mücadele edeceklerdi,

yani Yoksulluk, Yolsuzluk ve Yasaklarla mücadele edeceklerdi.

Meğer o 3Y dedikleri Yürütme, Yargı ve Yasama imiş.

Çıkmış Başkanlık seçimlerinde park, bahçe projeleri açıklıyor..

Millet bahçelerinden bahsediyor.

Üretim yok, bilim ve teknoloji gene yok.

Belediye başkanlığı seçimleriyle karıştırdı herhal.

İşte devletin bekası böyle olur.

‘Gazi Mustafa Kemal Atatürk savaşmayı değil de ölmeyi emrettiğinde siperlerden fırlayan bizdik’ dedi.

Atatürk’e Atatürk dedi, hem de üç defa zikretti, demek ki durum baya kötü.

Ne zaman başı sıkışsa Atatürk’ü anıyor.

Merhum Türkeş, Merhum Yazıcıoğlu dedi.

Ardından sıra İzmir marşına geçecek diye düşündüm.

Emekliye 1000 lira vereceğiz dedi.

Fakat kaynağı nereden bulacağını söylemedi.

‘Kanla kazanılan toprak parayla satılmaz’ deyince, Katar prensi aklıma geldi.

En büyük icraatı satmak olan adam söylüyor bunları.

Velhasıl laf çok, icraat yok!

Kendisine sorulacak bir tek soru vardı.

16 yıldır neredeydiniz?

Kılıçdaroğlu öğretmenler gününde tüm öğretmenlerimize bir maaş tutarında ikramiye vereceğini söyledi.

Yazın bunu bir kenara, bunu da önümüzdeki mitinglerde söyleyecektir.

Kendini tekrar seçtirmek için devletin bütün imkanlarını kullanırken,

basın emrinde, bütün bürokratlar ağzının içine bakarken, bakalım ‘vakit Türkiye vakti’miymiş.

Yoksa Cahit Sıtkı’nın dediği gibi ‘haydi Abbas vakit tamam’mıymış göreceğiz.

Bu gibi durumlarda ‘yolcudur Abbas, bağlasan durmaz’ derler bizim köyde.

Ne ‘İnce’ymiş arkadaş dedim kendi kendine,

adamın adaylığı bile memleketin kaderini değiştirdi.

Hoş kalın,İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-28/05/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500