Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
YAĞMA HASAN’IN BÖREĞİ
Kemal ÖZCAN...

YAĞMA HASAN’IN BÖREĞİ

Bu içerik 533 kez okundu.

Bu ne bitmez bir oyunmuş be kardeşim?

Her şeyi oyuna bağladılar.

Hangi oyun, kimin oyunu bu?

Şu kirli siyaset oyunu bitse de, rahat bir nefes alsak.

Sanki bütün dünya işi gücü bıraktı bizimle oynuyor.

İktidarın işi ne kardeşim, sizin eliniz armut mu topluyor?

Sonra da bir olacakmışız, iri olacakmışız, diri olacakmışız!

Tayyip Erdoğan gene döviz bozdurun diye buyurdu..

Bu işin de suyu çıktı artık.

Doları biz bozduralım,

darbeyi biz durduralım,

ekonomiyi biz düzeltelim.

Sorması ayıp, siz ne işe yaparsınız arkadaş?

İktidar pislesin, vatandaş temizlesin.

Oh ne ala memleket.

Biz bu oyunu daha önce de gördük.

Sen 550 milyar dolar borçlan, parayı yola, betona, inşaatlara, saraya göm,

sonra öderken dolar artıyor diye vatandaşa yüklen.

Dövizin artmasına sebep olan politikalarınızı değiştirseniz daha iyi olmaz mı?

Ekonomiyi düze çıkarmak için yastık altındaki dolarları, altınları bozduralım.

Nasıl olacaksa bu?

Koskoca ülkeyi ne hale getirdiler?

Taşıma suyla değirmen döndürmeye çalışılıyor.

Hiçbir şey üretmeden, durmadan borç alır tüketirsen gün gelir böyle tıkanırsın.

Pek ekonomiden anlamam ama faizler enflasyonun altındaysa doların düşmesi imkansız.

Uzmanlara göre dolar iki şartla düşer.

Kısa vadede faiz artarsa veya uzun vadede ürün üretir ihraç edersek düşer.

Ben bile şu kıt aklımla bunları araştırıp yazabiliyorsam demek ki sorun sizde.

Üretim yapmak, ihraç etmek akıllarının ucundan bile geçmiyor.

Alıştılar özelleştirme adı altında satıp, savıp bol keseden harcamaya.

Şeker fabrikaları da gitti, başlayın evlek, evlek toprak satmaya.

Ekonomiden sorumlu bürokratlar bağımsız hareket edemiyor.

Merkez bankası kendi başına karar veremiyor, çünkü bağımsız değil.

Bu iş öyle üç beş çocuk yapın demeye benzemez.

Har vurup harman savurarak denizi bitirdiniz.

Hani bir söz vardır, ‘deniz çekildiğinde kimin donsuz yüzdüğü meydana çıkarmış!’

Ağustos böceği ile karıncanın hikayesine döndü bu iş.

Dolar bozdurunca paramızın değeri artar mı onu bilmiyorum?

Dolar biraz daha yükselsin o zaman görün siz,

doları olup da bozdurmayan terörist olabilir.

Doları olanlar vatan haini bile olabilir.

Hem vatandaş geçen defa ki dolar bozdurma furyasında elinde avucunda ne varsa bozdurmuştu.

Hani dolar bozdurana yandaşlar bedava tıraş,

bedava tavuk döner ayran filan diye kampanya yapmışlardı ya,

işte o zaman boşaltmışlardı yastığın yorganın altını.

Kars’ta bir esnaf 1000 dolar bozdurana 4 metrekare halı vermişti.

Bursa’daki esnaf daha ilginçti, 2000 dolar bozdurana bedava mezar mermeri veriyordu.

Sürmene bıçağı veren bile vardı.

Reis sen en iyisi mi şu Afrin’e götürdüğünüz sözde sanatçı, popçu, topçu takımını gene topla,

canlı yayında halay çekerek dolarlarını bozdursunlar.

Millete de örnek olsunlar.

Baktıyin dolar gene düşmüyor,

en iyisi mi siz iktidardan bi gidin görün bak dolar nasıl düşüyor.

Ya arkadaş şu doları Tayyip Erdoğan’a hakaretten bir tutuklasınlar da bitsin bu kaos.

Ekonomik veriler bu ülkenin hiç te anlattıkları gibi olmadığını gösteriyor.

Akaryakıta yapılan zamları ÖTV’den düşürülerek vatandaşa yansıtmıyorlar.

Seçim öncesi tam bir şark kurnazlığı.

Seçime kadar ÖTV’yi sıfırlarlar ondan sonra hepsini burnumuzdan fitil fitil getirirler.

Her şey kötüye gidiyor ve biz hala başımızdakilerin gizli güçler,

dış mihraklar gibi komplo teorilerini dinliyoruz.

Hadi hep birlikte büyük oyunu görelim Amerika’nın oyununu bozalım.

Hadi kalk, al tüm dolarlarını doğrudan döviz bürosuna git.

Milli paramızı tekrardan hakkı olan yerlere getirmemize sen de büyük katkıda bulun!

Dünya liderimizin iki üç gündür dolarınızı, avronuzu bozdurun çağrılarına kimse kulak asmıyor artık.

Eskisi gibi getir makbuzunu diyen de yok.

AKP’li belediyeler pankart filan açarlardı, bu sefer bir isteksizlik hakim.

Bir atımlık daha barutumuz kaldı, ondan sonra neyi bozduracağız bakalım.

Borç para ile hovardalık yapan tefecinin eline düşermiş.

Dış borç milli gelirimizin yarısını geçmiş durumda.

Büyüdük diyorlar da, borçla büyüdük.

Türkiye tarihinin en büyük krizi geldi gibi gözüküyor maalesef. 

Yeri gelmişken sizlere Atatürk’ün veciz bir sözünü hatırlatayım.

‘Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler,

evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar’

Evet dostlar dolardaki bu çalkalanma asıl krizin kendisi değil, sadece semptomları.

Çok daha derin ve yakıcı bir kriz bizi bekliyor.

Bu krizin ana nedeni fütursuzca yapılan özelleştirmelerdir.

Sanki yağma Hasan’ın böreği.

Sanki batan geminin malları.

2-3 yıllık karlarına satılan fabrikalardan akan para muslukları kapandı.

Yatağan Enerji ve Maden işçilerinin özelleştirmeye karşı verdikleri mücadelede,

halka tam da anlatmak istedikleri de işte buydu.

Halkın 95 yıllık birikimlerini müsrif bir evlat gibi peşkeş çekmenin faturası çok acı olacak.

İşin kötü tarafı tekrar üreten, dünyayla rekabet eden bir ülke olmak uzun sürebilir.

Kemer sıkmalara, acı reçetelere hazır olun.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-27/05/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500