Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
Türkiye virajı döner dönmez: Yeni siyasal ideolojik merkez
Ali GENÇOĞLU...

Türkiye virajı döner dönmez: Yeni siyasal ideolojik merkez

Bu içerik 403 kez okundu.

Son dönem siyasi liderlerin arasında MHP'nin bozkurt işaretini en az bir kere yamamış olan yok gibi. Aslında hiç de şaşırtıcı değil bu durum.

Bir önceki yazıda 80 sonrası Türkiye'de siyasal ideolojik alanının merkezinin nasıl sağa kaydığından bahsetmiştim. Malumun ilanı zaten. Nitekim 80 darbesi öncesi son genel seçim olan 1977 seçimlerinde Erbakan ve Türkeş'in aldığı oyun toplamı %15. Dönemin Adalet Partisi'nin oyunu da ekleyince - yani neredeyse bütün sağı toplayınca- oran %52'yi ancak buluyor.

MHP ideolojisi -milliyetçi muhafazakarlık- 12 Eylül sonrasının makbul ideolojisiydi. Ve siyasal ideolojik alanının merkezine oturdu. Siyasal ideolojik merkezin bir tarafında sol-sosyalistleri bir adım ötesinde de Kürt hareketini gördüğümüz yelpazenin diğer tarafını İslamcılığa giden muhafazakarlar oluşturuyordu. Buna benzer bir hat daha önce çizmiştim ama yineleyeceğim:

MHP 12 Eylül sonrası yediği ekmeği sonuna gelmiş gibi gözüküyor. Neredeyse %20lik bir oy pastasına ulaşan parti öncelikle laik milliyetçilerini CHP'ye ve şimdi de bir kısmını İYİ Partiye kaptırdı. Elde kalan çok az muhafazakar-milliyetçi seçmeniyle de bu seçimle beraber AKP İslamcılığı içinde eriyip gidecek.

Yazımızın başlığına dönersek; eğer Türkiye virajı dönebilecek dirayeti -ister Akşener ister İnce ile ama büyük ihtimal İnce ile- gösterirse, döner dönmez elde edilecek ilk kazanım siyasetin ideolojik merkezinin milliyetçi muhafazakarlıktan belli bir ölçüde sola kayacağıdır.

Zira eski siyasal dengede AKP İslamcılığı ile CHP laikliği uzlaştırılmalıydı. Nitekim bunların arasında tampon olan ve herkesin belli siyasal dönemlerde gözbebeği(!) haline gelen MHP kritik bir merkezi işgal ediyordu. Eğer viraj dönülürse -ki HDP'nin oylarıyla dönülecek muhakkak- yenisinde uzlaştırılması gerekenler HDP'nin kimlik siyasetçileri ile İYİ Parti'nin sözcülüğünü üstleneceği milliyetçi muhafazakarlar olacak. Bu dengede yeni siyasal ideolojik merkez git gide CHP'ye ve İYİ Parti'ye angaje olacak laik milliyetçiler olabilir gibi duruyor.

Peki böyle bir tahminle burada ne çıkar. Öncelikle laikliğin garanti altına alınması ve cemaatleşmenin kesilmesi. İkincisi aynı Kurtuluş Savaşı'ndaki milliyetçi argümanlara benzer bir biçimde kucaklayıcı ve halkçılık fikrinin en geniş sınırlarına ulaşacağı kapsayıcı bir ulus-devlet anlayışı. Ve de birbiriyle tekrardan -geçici bir süreyle de olsa- barışan ya da uzlaşan diyelim- ideolojik kesimler ve daha da önemlisi neoliberal İslam rejiminde birbirine düşman kesilen toplumsal sınıflar.

İnce'nin 3B diye popülistleştirdiği barışacağız, büyüyeceğiz, bölüşeceğiz aslında burada beliriyor (bir sonraki yazım ise virajı döndüğümüz takdirde bunun ne ifade ettiği üzerine).  

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500