Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
NE YAPILMALI-1: NASIL VE HANGİ DEMOKRASİ?
Prof. Dr. Adnan ERKUŞ...

NE YAPILMALI-1: NASIL VE HANGİ DEMOKRASİ?

Bu içerik 466 kez okundu.

Güzel ülkemizin birbirinden yakıcı pek çok sorunu var; ama herhalde, en önemlileri ‘demokrasi’ ve ‘ekonomi’ olsa gerek. Bu köşede bunlar ve başkalarını ele almaya çalışacağız. Başka ülkemiz, yitirilecek zamanımız ve başka çaremiz de yok.

“Demokrasi şudur, Eski Yunan’da şuydu, Rönesans Avrupa’sında şöyleydi” vb demeyeceğim, meraklısı araştırabilir. Önemli olan şu an benim ülkemde yaşayanlar demokrasiden ne anlıyor, yönetenler demokrasi diye ne yutturuyor ve gelecekte birlikte yaşamamız için (en azından burjuva demokrasisi anlamında) demokrasi nasıl olmalı gibi sorulara yönelik yeni soru işaretleri oluşturmak.

Bugün, hangi siyasi parti olursa olsun, maddi gücü ve parti çevresi olmayan ama çok değerli de olsa bir kişi o partide yükselebilir mi? Yükselemez! Parti yöneticilerine biat etmeyen kişiler ilçe-il başkanı, milletvekili vb olabilirler mi? Siyasi bir kast sistemi ve ayrı bir ‘meslek’ haline gelmiş bu kısır döngüyü kıramazsak demokrasi olur mu? Demek ki, siyasi partiler yasası sil baştan yenilenmelidir. İktidardaki bir partinin ilçe yöneticisinin oğlu bile, “sen benim kim olduğumu biliyor musun” deyip trafik polisine (en hafifiyle) hakaret edebiliyorsa? İktidara gelinceye kadar “seçim barajını kaldıracağız” diyenler, gelince de başkalarının olan oyları da kendilerine ‘yazdırıp’, sonra da ‘demokrasi’ diyecekler, öyle mi? Ne yapılırsa yapılsın gerçek balçıkla sıvanmıyor, daha anlamadınız mı?

Demokrasi sadece seçimlerde oyunu kullanmak asla değildir. İran İslam Cumhuriyeti’nde de Fransa’da da insanlar oy kullanıyor… Demokrasi, yaşamın her alanında, her türlü düşünceyi özgürce dile getirmek, insanların istediği gibi yaşamasına olanak sağlamak, söz-karar ve yetki aşamalarına katılabilmektir; oy kullanmak, belirli tarihlerde sadece bir tercihte bulunmaktır, gerçek demokrasi değildir. Mahallede, ilçede, ilde, ülkede… gerçekten söz-karar ve yetki sahibi olmak, başkalarını rahatsız etmeden özgürce yaşamaktır demokrasi…

Herkes istediği gibi (başkalarını rahatsız etme sınırını aşmamak koşuluyla) yaşayamazsa demokrasiden söz edilebilir mi? Mini etek giydi/giymedi, sarık taktı/takmadı, içki içti/içmedi vb diye insanlar rahatsız edilebilir mi? Öyleyse, herkes bir başkasının yaşam tarzına saygı duyacak; kimse kimseyi kendisine benzetmeye çalışmayacak; hoşgörü olmadan demokratik bir yaşam olamaz. Ülkemiz her renkten, dilden, dinden ve mezhepten, milliyetten insanların yaşadığı dünyanın en güzel mozaiğidir. Bizden olmayanı ne yapacağız, onları yok sayıp, öldürüp yok mu edeceğiz, yakın tarihimize baktığımızda bu olanaklı mı? Hem “şunlarla kardeşiz” deyip “şunları” (hatta kendi anadilinde türkü söyledi diye) duyunca dövüp-sövüp öldürmeye mi çalışacağız? “Bu ülkede yaşayan herkes Patagonyalıdır, kabul etmeyen (sevmeyen) ölsün (terk etsin)” mü diyeceğiz? Anasından öyle (Dalmaçyalı) doğmuş, ne yapacaktı ya!? Üstelik ülkenin batısında Dalmaçyalı çok daha fazla! Hiç “ötekinin” yerine kendini koydun mu, ya “öteki” sen olsaydın? Herkesin dini düşünce ve yaşam biçimine saygının bir ifadesi olan “laiklik” olmadan, demokrasi olabilir mi? Senden farklı dinden, mezhepten olanları, hatta hiçbir dine ait olmayanları ne yapacaksın; öldürerek yok edebilir misin, sonra da senden çok farklı inançlara sahip koskoca Çin-Japonya’ya mı sıra gelecek? Sadece Hindistan’da kayıtlı 933 ayrı inanç olduğunu biliyor musun? Senin dininde bile, yüzlerce yıldır mezhep olmadığının, mezheplerin çok sonra ortaya çıktığının farkında mısın? Sen mi haklısın, sen mi en doğrusun? Hadi canım sende!

Demokrasi herkesin düşüncelerini özgürce açıklama (düşünmesi değil) ve yaşama hakkına sahip olmasıdır. “Bu benden, rahatça miting yapabilir; o değil, yapamaz” anlayışıyla demokrasi olabilir mi? Ya basın-yayın? “Beni şak şaklayan yaşasın, diğerlerine ölüm” anlayışıyla basın özgürlüğü olabilir mi? Kendinden olmayanları “vatan haini-terörist” olarak etiketleyip saldırmak mıdır demokrasi? Sahi gerçek vatanseverlik-terörizm nedir?

Bu ülkede yaşayan dili, dini, rengi ne olursa olsun herkesin her türlü yaşam alanında söz-karar ve yetki sahibi olacağı, dilediği gibi yaşayacağı ama başkalarını kendisi gibi yaşamaya zorlamayacağı, ‘aykırı’ bir tek kişi bile olsa bunların geçerli olacağı bir ülkenin yolu, öncelikle bireylerin hoşgörüye sahip olması, sonra da bunları güvenceye alacak bir (burjuva demokrasisi düzeyinde de olsa) anayasa ve yasalardan geçmektedir.

Var mısınız böyle bir demokrasiye? Aksi halde, birbirimizi üzmeye, ağlatmaya vb devam edeceğiz demektir, farkında mısınız? Düşmanı hiç “dış güçler”de aramayın, o, kafamızın içinde…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500