Advert
Advert
Advert
DUT YEMİŞ BÜLBÜL
Kemal ÖZCAN...

DUT YEMİŞ BÜLBÜL

Bu içerik 348 kez okundu.

Muharrem İnce adayları açık oturuma davet etti.

Dünya liderimiz, üzerinden kimsenin prim yapmasını istemiyormuş.

Doğru bulmuyormuş.

Lafa bak beri gel!

Bende ‘Selahattin Demirtaş katılamadığı için haksızlık olmasın’ der diye bekledim.

En ileri demokrat ya..

Üzerimden prim yaparlar demek, katılırsam oyları yükselir demektir.

Tüm dünyada, hatta İran’da bile seçim döneminde açık oturum var.

Kaçmadım ama prim falan da vermeyim ayakları.

Belki de sen rakiplerin üzerinden prim yapacaksın.

Nerden biliyorsun?

Uzaktan bağırıp çağırmak, hakaret etmek güzel tabi.

O alışmış çalıştığı yerden sorulan çanak sorulara.

Bir de bir sürü danışmanın yazdığı metinleri prompterden okumaya.

Prompter olmadan iki kelimeyi bir araya getiremiyorum demiyor da prim yaparlarmış.

Koca ülke prompterle yönetiliyor.

Promter bozulduğunda hiç izlediniz mi bilmiyorum?

Bir sessizlik, bir sukünet, sanki dut yemiş bülbül.

Gerçi hiç konuşmadan saatlerce durup öylece baksa ümmet çılgınca alkışlamaya hazır.

Fakat muktedirimiz hemen de sinirleniveriyor.

Eskiden çıktığı açık oturumlara bakarsanız genelde kızıp, çekip gitmiştir.

Belediye Başkanlığı döneminde elinde dosyalarla, yanında Melih Gökçek olduğu halde kanal, kanal dolaşırdı.

Çıkar ahkam keserlerdi.

Şimdi olsa direk soruyu soranın üstüne yürür.

Milletin önüne çıkın açık oturum yapın da görelim sizi.

Eğer çıkmazsa bütün adaylar anlaşıp çıksınlar, tartışsınlar.

Boş bir koltuğa da adını yazıp, çağırdık ama gelmedi desinler bu kadar basit.

Onun yerine Devlet Bahçeli’de çıkabilir.

Aranızda yapın geçin diyecem ama yayınlayacak kanal yok.

Bu oturumu Muharrem İnce değil, televizyon kanallarının kendisi organize etmeli.

Hiçbir kanal korkudan ona böyle bir teklifi götüremez bile.

Tüm kanalları işgal ederek rakiplerini hakaret varken oturum da neymiş?

Ne yaparsa yapsın 29 kanalda birden yayınlanıyor zaten.

Hele ahaber kanalı her gün 24 saat mehteran ekibiyle yalamaktan bitap düştü.

Ali Kırca ATV’de siyaset meydanı yapardı, ekran başında sabahlardık.

Hatırlayın Arena, Siyaset Meydanı, Ateş Hattı, Teke tek ve 32.Gün programlar vardı.

Sabahlara kadar ülke meseleleri konuşulurdu.

Bu memleket hepimizin düşüncesinde ortak bir zemin aranırdı.

90’lı yıllarda medya daha özgürmüş.

Medya üzerinde her dönem hükümet baskısı vardı ama medya tek merkezden kontrol edilmezdi.

Bugün internet ve sosyal medya olmasa bilgi alabileceğimiz hiçbir kanal yok.

O da ellerinde istedikleri zaman kapatıyorlar.

‘28 Şubat'ta batı çalışma grubu medyayı yönlendiriyor’ diyorlardı,

Peki bugün hangi çalışma grubu yönlendiriyor?

AKP saltanat grubu.

Derin devlet, paralel devlet oldu,

Mafya, oluk oluk sosyal medya fenomeni oldu,

Ekonomi çöküşte, yolsuzluk, hırsızlık, fuhuş ve uyuşturucu hiç olmadığı kadar arttı,

Artık köyler değil, şehirler boşaltıldı.

Öğrenci yurtlarında tacizler tecavüzler, kadın cinayetleri aldı başını gitti.

Eğitimde sadece İmam Hatip mezunu olursan değerlisin.

Liyakatın yerine namazında niyazında olma şartı getirildi.

Askeri vesayet yerine sivil vesayet geldi.

Laiklik sizlere ömür.

Ondan sonra 15 Temmuz demokrasi nutukları.

90’ları bile mumla arar olduk.

Üzerinden prim yaparlarmış.

Ne gerek var muhalefeti ekrana çıkarıp da onların reklamını yapmaya?

Muhalefetteyken doğru buluyordu, iktidara gelince doğru bulmuyormuş.

Gördünüz mü ileri demokrasiyi, gerçek özgürlüğü?

16 yıldır ülkenin başında ama bu ülkeye dair tek bir soru soramıyorsun.

Kendini öyle bir yere koyuyor ki, hadi onu söylemeyim.

Adam başka boyutta, rakipleri onun ayarında değil diyelim.

Muharrem İnce sen kimsin ya? Haddini bil!

Sen daha CHP’ye başkan olamamışsın zart, zurt ediyorsun!.

Senin karşında dünya lideri var, İslam’ın parlayan yıldızı var, BOP eş başkanı var.

15 Temmuz, Fırat kalkanı ve Afrin fatihi Başkomutan var.

Hem milli, hem de yerli.

Yıllar önce çıktı Kadir Çöpdemir’le ‘gemi, gemicik’ muhabbeti yaptı, o son oldu.

OHAL’ de Reisliğin yüzde doksanı kaçmaktır.

Aklı başında bir seçmen bu cevap karşısında bile kime oy verip vermeyeceğini anlar.

Boşuna dememişler ‘Şeyh uçmaz, Mürid uçurur’ diye.

Öyle bir ümmet var ki, tüm dünyası başörtüsü, namaz, niyaz olan, din iman derken dinsizleşen.

Eskişehir Kongresinde holiganlar ‘Kemal pabucu yarım, çık dışarıya oynayalım’ diye slogan attığında,

susun falan der, eliyle işaret eder diye bekledim ama o,

‘kardeşlerim siz oynayacak başka bir şey bulamadınız mı?’ cevabıyla salondakilere kahkaha attırdı.

Şu cümledeki empatiye bakar mısınız?

Oynayacak bir şey bulamadınız mı? Tuz koktu tuz.

Dostlar iyice idrak edelim ki, bu ülkenin başı dertten kurtulmaz.

Tüm söylemler aşağılayıcı ve mide bulandırıcı.

Bu ülke bunları hakkediyor mu?

Dibi gördüğümüz zaman her şeyin çok geç olduğunu anlayacağız.

Anlayacağız da, iş işten çoktan geçmiş olacak!

Hoş Kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-07/05/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500