Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
YALAN RÜZGARI
Kemal ÖZCAN...

YALAN RÜZGARI

Bu içerik 366 kez okundu.

Tayyip Erdoğandaha seçimlere 1,5 yıl varken, 24 Haziran tarihinde,

erken seçim yapılacağını açıkladı.

Oysa daha dün kendisi ‘Erken seçim vatana ihanettir’ demişti.

Hani vatana ihanetti?

OHAL’de vatana ihanet eden kim?

Devlet Bahçeli ortaya atınca şaşırmış, haberimiz yokmuş numarasına yattılar.

Devlet Bahçeli salı şovunda 26 Ağustos Malazgirt filan diyerek fitili ateşledi

Ve planın asıl sahipleri kendi belirledikleri tarihi onayladılar.

Yetkili kurullarımızda tartışırız muhabbetleri.

Eğer Devlet Bahçeli’nin açıklaması bir sürpriz olsaydı, Reis’i tanıdığım kadarıyla bunu asla kabul etmezdi.

Hemen eşrefi mahlukatlarıyla çıkardı karşısına.

Ayağının altındaki her türlü milliyetçilikle çocukluğuna verir, veriştirirdi.

Öyle çemkirmeler falan yaşanmadığına göre demek ki bir alt yapı var.

Bahçeli’de sırf AKP’nin çıkarları için kendini feda etti.

Sorsan ‘devletin bekası’ der.

Amatörce hazırlanmış bir danışıklı dövüş izledik.

Bakalım Osmaniye milletvekilimiz bu hamlesiyle AKP iktidarını kurtarabilecek mi?

Daha geçtiğimiz Kasım ayında ‘erken seçim akıl karı değil,

Türkiye’nin etrafının ateşle çevrildiği bir ortamda erken seçim kime hizmet etmektedir’ diye,

ellerini kollarını havada sallayarak, çatallı, çatallı bağırmıştı.

Peki bu erken seçim kime hizmet etmektedir?’

Reis ise 6 Nisanda ‘nereden çıkıyor bunlar, artık bunları konuşmayın.

Böyle bir çalışmamız kesinlikle yok’ demişti.

Yahu arkadaş bunda bari düzgün bir davranış gösterin ya.

Cumhuriyet tarihinin en kritik erken seçim kararını yarım saatte alıp geçiyorsunuz.

Siz kimi kandırdığınızı sanıyorsunuz?

Bu halk aptal değil!

Panik seçime yarım saatlik kısa bir sürede karar verildiğine inanalım mı?

Tam bir oldu bitti senaryosu.

Bunun diğer adı siyaset simsarlığıdır.

Bilmiyorum, belki de göklerden bir karar geldi.

On dakika önce söylediklerini yalanlayan kaypak bir siyasetin esiri olduk.

Koltuk ittifakı yalan rüzgarlarıyla başladı.

24 Haziran da Türkiye kendi kaderini oylayacak.

Muhalefet başladı mızıldanmaya.

Yok çok erkenmiş, yok baskınmış!

Kardeşim, muhalefetsen bir daha hiç seçim olmayacakmış gibi ceylan derisi koltuklarda öyle mayışmayacaksın!

Yarın seçim olacakmış gibi mabadını kaldıracaksın.

Dua edin adamlar lütfedip seçim yapıyor.

Muhalefet seçim tarihini beğenmiyor.

‘Seçim meçim yapmıyorum kardeşim, kendimi KHK ile ülkenin başına kayyum olarak atadım’ dese ne yapacaktınız?

Ya da ‘biz seçimi geçen hafta yaptıydık, 24 Haziranda kesin sonuçları açıklayacağız’ deselerdi.

Sineyi Millete mi dönecektiniz?

Ağlaşıp durmayın öyle, Pensilvanya’daki ağlak yobaz gibi!

Hadi demokrasinin aksesuarları olarak başlayın seçim çalışmalarına.

Amaç İYİ partiye takla attırmak ise bu hiçte hoş değil, etik değil, ahlaki değil.

Meral Akşener’i yarış dışına bırakmak, yangından mal kaçırmaktır.

Bu yöntem kabile devletlerinde bile yoktur.

Adamların gözü öylesinedönmüş ki, o tarihte gençlerin üniversite sınavı olduğu akıllarına gelmemiş.

Direk İYİ partinin seçime katılma tarihine kilitlenmişler .

OHAL’de yapamadıkları ne vardı, hangi politikalarına engel olundu da seçimi 1,5 yıl öne çektiler?

Bunu 25 Haziran sabahı anlayacağız.

O gün kapıyı demirlemeye çalışacağız ama iş işten çoktan geçmiş olacak.

25 Hazirandan sonra layık olduğumuz şeyler gelecek başımıza.

Ben içimden geçeni söyleyim, aslında bir yandan seçimi kazansınlar istiyorum.

Bir kez daha AKP seçilmeli ki, 15 yıldır ülkeyi bu hale getirenlerin elinde patlasın.

Tek başına iktidar olsunlar, sistem iflas ettiğinde ki edecek, kaçacak delik arasınlar.

Kötülüklerle anılacak durumlara düşsünler.

Ve en sonunda Türk halkı da faturayı bunlara kesip,

Başkanlık sistemi kötü bir deneyimdi diyerek alayını tarihin çöplüğüne atsın!
İşte adaletse, adalet böyle sağlanır.

Hiç boşuna dert etmeye, strese girmeye gerek yok.

Bu saatten sonra gerçekten dibi görmekten başka bir çıkışımız yok diye düşünüyorum.

Deniz bitti kara göründü.

Hele şu denizin son damlası olan Şeker fabrikalarını da bir pazarlasınlar.

Seçim sonrası IMF'nin hazırladığı acı reçetelere talim edeceğiz.

Dünya liderimiz‘erken seçim vatana ihanettir’

Bahçeliise ‘erken seçim istemek Türkiye düşmanlarının ağzıyla konuşmaktır’ derken,

bugün 180 derece dönerek ‘panik seçim’ kararı alınmasıpek hayra alamet değil.

Ümmetin de artık dönüp durmaktan dayanacak gücü kalmadı.

Propaganda dönemini Ramazan ayına denk getirdiler.

Bu siyasal İslam’ın şark kurnazlığıdır.

İftar çadırlarındaki istismarlara hazır olun.

Halkın yarısına vatan haini, terörist, fetöcü, komünist cart, curt diyecekler..

Allahsız, kitapsız, Dinsiz, İmansız, Alevi diye saydıracaklar.

O oruç tutuyor, bu oruç tutmuyor, o gusülsüz, bu münafık diyerek ayıracaklardır.

Ben seçimin nedenine takıldım.
Hani ekonomi iyi gidiyordu, hani Türkiye dünyanın yükselen değeriydi,

3. köprü yapılıyordu, Avrupa hasedinden çat çat çatlıyordu?

4 yıldır Başkanlık yapıyor hala ‘belirsizlik var’ diyor ve hala Suriye’yi bahane ediyor.

Ne muhalefet var, ne itiraz eden var, 4 yıldır her şeye tek başına karar veriyor.

Yeniden seçilince ne değişecek?

Asgari ücret 5 bin lira mı olacak?

Binali Bey işsiz kalacak sadece o kadar.

Ne diyelim helali hoş olsun.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-19/04/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500