Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
HAK EDİLMEMİŞ BİR ÖLÜM!
Kemal ÖZCAN...

HAK EDİLMEMİŞ BİR ÖLÜM!

Bu içerik 1171 kez okundu.

Dün internette gezinirken bir haberin başlığı şöyleydi.

‘Atanamayan genç öğretmen intihar etti’

Sabah saatlerinde ‘iş bulmaya gidiyorum’ diyerek evden çıkmış.

Aydın’lı 25 yaşında gencecik bir öğretmen depresyon hapları içerek intihar etmiş.

Böylesine güzel bir bahar gününde, hem de sırtını o yemyeşil dağlara, tepelere dayamış,

kendi halinde bir sahil kasabasında.

Adı Merve Çavdar.

Soyadı hiç yabancı gelmedi.

Sordum soruşturdum bizim köyden olduğunu öğrendim.

Aydın İncirliova Erbeyli köyünden Çavdar Üsen amcamın torunu.

Çocukluk arkadaşımın,  Muhammet Çavdar’ın kızı.

Uzun uzun haberdeki resmine baktım, gözlerinin içi gülüyor.

‘Ne kadar da babasına benzemiş?’ dedim.

Tüylerim diken diken oldu, yüreğimi sızlattı.

Ne yazsam, nerden başlasam bilemedim?

İnanın yazdıklarımı birkaç defa sildim, yeni baştan yazdım.

Ağlamamak için kendimi zor tutuyorum..

Bir ara yutkunurken boğulacak gibi oldum, damağıma, boğazıma ağrılar saplandı.

Ailesini yakinen tanırım, babasıyla, amcasıyla birlikte büyüdük.

Sabah sabah köydeki hayatımı, o yalınayak, başıkabak çocukluğumu hatırladım yeniden.

Yoksulluğun paçalarımızdan aktığı ama mutlu ve umut dolu yıllardı.

En büyük lüksümüz ancak Cumaları yiyebildiğimiz ‘bazar ekmeği’

Üzerine domates salçası sürer sürer yolda oyun oynarken yerdik.

Dedesi Çavdar Üsen amcamın köyde iğne yapmadığı kimse yoktur.

Askerde Sıhhiyeymiş, orda öğrenmiş iğne yapmasını.

Bende epey bi iğnesini yedim, çok sık hasta olur, onun sayesinde iyileşirdim.

Ruhu şad olsun.

Köyden çıkalı tam 35 sene olmuş.

Torunu Merve öğretmeni pek tanımıyorum.

Onca emekle, hevesle, umutla okuyan öğretmen olan gençlerimizden biri.

Belki de küçüklüğünden beri hayaliydi öğretmen olmak.

Bildiklerini öğretmek, topluma yararlı insanlar yetiştirmek istiyordu.

Tüm öğretmen adayları gibi mesleğini yapmak istiyordu.

2014 yılında Muğla’dan mezun olmuş, dört yıldır işsiz ve atanmayı bekliyor.

20 bin öğretmen alınacakken, 600 bin kişinin sınava girdiği bir sistemde.

Sırf kendi yandaşlarını atamak için bir de mülakat çıkardılar.

İhtiyaçtan fazla mezun var ve bu sayı her yıl gitgide büyüyor.

Atanmayı bekleyenlerin 2022 yılında 1 milyonu aşacağı tahmin ediliyor.

Yüzlerce çocuğumuz var böyle bunalıma giren, umudunu yitiren.

AKP iktidarının ülkeyi getirdiği durum bu.

Merve ilk değil, sistem bu şekilde devam ettiği sürece de maalesef son olmayacak.

Eski Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı‘ilgi çekmek için intihar ediyorlar’ demişti.

AKP iktidarının zihniyetini tanımak açısından bunlar önemli sözler..

Gerici yobazın biri de şöyle bir mesaj atmış, tepkiler büyüyünce silmiş.

‘CeHaPe’nin bir oyu daha azaldı’ demiş.

AKP Esenler yönetimi şimdilik bunu inkar etti.

Bu konu hakkında netleştikten sonra yazmayı düşünüyorum.

Bu kokuşmuş, çürümüş, sömürü düzeni değişmedikçe,

sosyal adaletin olduğu eşit, adil bir ülkede yaşamadığımız sürece,

gencecik fidanlarımızı kaybedeceğiz.

Merve Çavdar kaybettiğimiz 46’ncı öğretmenimiz.

Üzülüyorum gerçekten.

Çaresizliğimize ve bu tür ölümleri normalleştirmemize üzülüyorum.

Kim bilir anası babası hangi zorluklarla büyüttü onu, nelerini feda ederek okuttu?

Köy yerinde gündelik işlere giderek geçimlerini sağladıklarını biliyorum.

Üzerinde yaşadığımız dünya,  tüm canlılara yetebilecek imkanlara sahipken,

doyumsuz ve aç gözlü insanların elinde yokluk ve açlık çekiyoruz..

Hayat çok garip ve yaşamak çok zor bu ülkede.

Yaşamak için ölümüne direnmek gerekiyor.

Hani bir söz vardır ya, her ölenin ardından söylenir, ‘her ölüm erken ölümdür’ diye.

Bu ölüm öyle erken falan değil, düpe düz haksız bir ölüm, hak edilmemiş bir ölüm.

Bu topraklara has, bu sisteme has, bu iktidara has bir ölüm.

Kim bilir geleceğe dair ne umutları vardı, ne hayalleri vardı?

Senin bu genç yaşta ölümüne neden olanlar, umarım acıların en büyüğünü yaşarlar.

Bizler hiçbir şey yapamamanın ezikliği içinde, alnımızda kara lekelerle,

birbirimizin yüzüne hiçbir şey olmamış gibi bakmaya devam edeceğiz.

Zira hayat devam ediyor, edecek.

Bu tür olaylar o beğenmediğimiz, gavur dediğimiz, ağız burun kıvırdığımız,

ecnebi ülkelerde bir ayaklanma nedenidir.

Ancak biz ‘her koyunun kendi bacağından asıldığı’ bir ülkede yaşıyoruz.

Merve Çavdar’ın ismi mutlaka bir yerde yaşatılmalıdır.

Seni gözlerinden bile sakınarak büyüten, okutan ailene sabır ve metanet diliyorum.

Yıldızlar yoldaşın olsun!

Aydın, İncirliova, Erbeyli köyünün ve tüm halkımızın başı sağolsun!

Hoş Kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-18/04/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500