Advert
Advert
Advert
SINIR ÖTESİNDEKİ SURİYE
Kemal ÖZCAN...

SINIR ÖTESİNDEKİ SURİYE

Bu içerik 351 kez okundu.

Savaş söz konusu olduğunda, hep şunu düşünürüm.

Savaşı çıkaranlar mı daha suçlu,yoksa savaşa alkış tutup,

ellerini ovuşturarak bekleyenler mi?

Emperyalist işgale destek verenler, tarih önünde en az işgalciler kadar suçludur.

Suriye halkı emperyalist işgale karşı bir kurtuluş savaşı veriyor.

Ne demişler?

‘Savaşı zenginler çıkarır, fakirler ölür’

Amerikan emperyalizmi dünyanın en büyük terör örgütüdür.

İnsanlık tarihinin en azılı teröristi.

Amerika dünya halkların katilidir.

İşgal için her daim bahanesi hazır.

Suriye’de kimyasal silah kullanılmış mış!

Irak’ta oynadıkları oyunun aynısını burada sahneye koydular.

Afganistan’da, Irak’ta ve Libya’da duymuştuk bunları.

O kimyasal silahlar 2004 yılında Irak’ta arandı ama bir türlü bulunamadı.

Yıl 2018 o silahları bugün Suriye topraklarında arıyorlar.

Güya barış ve demokrasi getirecekler.

Biz en başında Saddam’ı yedirmekle hata ettik.

Konvansiyonel silahlarla insan öldürmek serbest ama kimyasal silah kullanmak yasak.

Kimyasalla değil de, diğer silahlarla öldür öldürebildiğin kadar.

Böyle bir mantık olabilir mi?

Bu yüzyılda silah bırakılması, silahların imha edilmesi falan konuşulması lazım.

Ayın 14'ünde sabaha karşı Amerika, İngiltere ve Fransa,

Suriye semalarına yoğun bir füze saldırısı gerçekleştirdiler.

Emperyalist katiller kandil günü Suriye’ye saldırdı.

Amerika Miraç gecesi Müslüman bir ülkeyi vurdu, siyasal İslamcılar da buna alkış tuttu.

Tesadüf mü dür nedir bilmiyorum?

Saddam Hüseyin’i de bir bayram günü asmışlardı,  onu da alkışlamıştık.

ABD’nin 6.filosuna karşı namaza duranların çocukları, torunları bu alkışlayanlar.

Sizin anlayacağınız bu zihniyetin Amerikan füzelerine olan aşkı çok eskilere dayanır.

Tam da dünya liderimizTayyip Erdoğan arabuluculuk yaptığı sırada.

‘Havanın yumuşaması söz konusu’ demesinden saatler sonra başladı saldırı.

Saldırı için ‘geç kalınmıştır’ diye de bir açıklama yaptı dünya liderimiz.

Hem arabuluculuk yapıyor hem de ‘geç bile kalındı’ diyor.

Daha iki ay önce Fethullah’ı vermedi, YPG’ ye silah yardımı yaptı,

Onlara terör örgütü demedi diye Amerika’ya çemkirirken,

iki gün önce Rusya ve İran’ın yanında olduğumuzu söylerken, bugün düştüğümüz duruma bir bakın.

Bu nasıl bir dış politika?

Hani biz Afrin'de YPG ile değil de Amerika ile savaşıyorduk?

Ne oldu şimdi Amerikabizim düşmanımız mı, müttefikimiz mi?

Rusya ve İran'ın yanında mıyız, yoksa Amerika, İsrail ve NATO'nun mu?

Onu bir türlü anlayamadık.

Bu dünyada daha basiretsiz, daha iradesiz, daha oynak bir dış politika yoktur.

Suudi Arabistan bile bizden daha tutarlı.

Bol bol İsrail düşmanlığı yap, Amerika 15 Temmuz da darbe yapmaya kalktı de,

sonrada Suriye halkına atılan Amerikan bombalarına alkışla.

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?

Bence o Boğaziçi Üniversitesinde dağıttığınız Afrin lokumlarını Trump ve Macrona’ya yedirin artık..

Hiçbir şey değil de bu kaypak, bu yanar döner politikalar bitirecek bizi.

Hem Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunuyoruz hem de esed katil diye bağırıyoruz!

Esad’ı düşüremediler artık direk saldırıyorlar.

Milli iradenin en ateşli savunucuları, Suriye’nin milli iradesini yıkmak için elinden geleni yapıyor.

Savaşın içinde yer alıyor ve savaşı alkışlıyor.

Kendilerine gelince milli irade, demokrasi, seçimle geldik, seçimle gideriz, sandık mandık ayakları.

Başkalarına gelince katil esed, terörist, hain, fetöcü, cart,curt..

Binmişler bir alamete gidiyorlar kıyamete…

Hani bir söz vardır ‘elinde çekiç olan her şeyi çivi sanırmış’ misali.

Haberiniz olsun emperyalist işgal sırası Türkiye ve İran’da..

Suriye düşerse o sirenler birkaç yıl içinde Türkiye’de çalacak.

Bunu görmek için müneccim olmaya gerek yok.

Buradan Suriye halkına da iki çift lafım olacak.

Bana göre Suriye halkı ikiye ayrılmış durumda.

Biri kendi ülkesini terk ederek diğer ülkelerde sığıntı gibi yaşayan Suriyeliler,

yani Suriye’nin siyasal İslamcıları.

Diğer tarafta emperyalist işgal altındaki vatanında, emperyalizme karşı savaşan,

sokaklara çıkıp slogan atan, zafer türküleri söyleyerek halay çeken yurtsever Suriyeliler.

İki Suriye var, biri her gün gözümüzün içine sokulan Türkiye’deki Suriye,

diğeri görmemizi istemedikleri sınır ötesinde işgale kafa tutan Suriye.

Bizim kurtuluş savaşında yaşadıklarımızı yaşayan Suriye.

Neyse ki, bu ülkede hala 1 liraya tuvalete gittiğimiz için şanslıyız,

ve halimize şükredelim!

Biz kendi dalgamıza, pardon bekamıza bakalım, zaten bize de bir şey olmaz.

Ancak şunun altını çizmeden geçemeyeceğim.

Emperyalistler Suriye’de boyunun ölçüsünü alacaklar,

ve bu savaşı Suriye halkları kazanacaktır.

Direnen halklar kazanacak, emperyalizm yenilecektir!

Çünkü bu işin diyalektiği böyle, başka da yolu yok!

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-16/04/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500