Advert
Advert
Advert
BU HESAP MAHŞERE KALMAZ!
Kemal ÖZCAN...

BU HESAP MAHŞERE KALMAZ!

Bu içerik 353 kez okundu.

26 Mart Pazartesi günü Soma katliamının duruşması vardı.

Hani şu 13 Mayıs 2014 tarihinde 301 emekçinin diri diri yakıldığı, zehirlendiği katliam.

Hani şu madencilik tarihinin yüz karası olan katliam.

Türkiye tarihinin en ağır maden katliamlarından birisiydi Soma katliamı.

301 emekçi kardeşimizi, başka seçenekleri olmadığı için inmek zorunda kaldıkları maden ocaklarından yanmış olarak çıkardık.

İnmeseler açlıktan, indiler gazdan.

21.yüz yılda adeta Hitler’in gaz odalarını gördük.

Katliamdan sonra Diyanetten imamları gönderip milletin gazını aldılar.

Toplumsal ayaklanmayı önlemek için ölümleri kutsallaştırdılar.

Şehitlik verdiler..

Diğer katliamlara fıtrat deyip geçtiler. 

Ne unutkan bir millet olduk?

Kozlu unutuldu, Ermenek unutuldu, Yeniçeltek unutuldu,  Dursunbey unutuldu…

O günden beri ‘unutmamam lazım’ diyorum kendi kendime.

Yaşadığımız sürece Soma’yı unutmayalım, hep hatırlayalım ve hatırlatalım.

Çünkü öyle basit bir olay değil, hazırlanışı ve göz göre göre gelişi de mutlaka incelenmeli.

Azıcık insan hayatına değer veren bir iktidar olsaydı, iddia ediyorum bu katliam olmazdı.

AKP insan hayatını değil, patronların karlarını düşünüyor..

Bu katliam herhangi bir Avrupa ülkesinde yaşanmış olsaydı,

AKP seçimlere dahi giremez, dağılır yok olur giderdi.

Ne tuhaf bir milletiz ki, Soma’da hala birinci parti.

Özel sektörün vahşetine teslim ettikleri ocaklar işçilere mezar oldu.

1 milyon 500 bin ton kömür çıkarmaları gerekirken, 4 milyon ton kapasiteye çıktılar.

Hiç kimse ne olduğunu sormadı?

Enerji Bakanlığı dahi aşırı üretimi sorgulamadı, ne verdilerse aldı.

İşlerine geldiği için görmezden gelindi, engel olunmadı.

Çıkarılan kömüre alım garantisi verdiler.

İşçiler üretim baskısı ve dayıbaşı sistemi altında ezdiler.

Ocaklarda bir tek kelime söyleniyordu ‘hadi, hadi, hadi’

Siyaset-patron ilişkileri, ihmaller, kar hırsı ve tatlı para …

CHP milletvekili Özgür Özel’in red edilen meclis soruşturma önergeleri..

Meydana gelen felaket kasten adam öldürmek değil de nedir?

Hukuki süreç halen devam ediyor.

İki müfettiş hakkında soruşturma açılmasına Faruk Çelik izin vermedi.

En çok üzüldüğüm nokta Taner Yıldız iki gün gömlek değiştiremedi.

Katliamın üzerinden 4 yıl geçti, bir türlü adalet tecelli etmedi.

Katiller cezalandırılmadı.

Gerçeklerin üstü örtülmeye, katliamcılar aklanmaya çalışıldı..

İşçilere baskı yapılarak yalan ifade vermeleri sağlandı.

EMO İzmir Şubesi olmasaydı işi trafoya yıkacaklardı ya, o da olmadı.

Katliamı, ‘sabotaj’ olarak göstermeye filan çalıştılar.

Uzattıkça uzattılar.

Tayyip Erdoğan ‘Bunlar olağan şeylerdir. Literatürde iş kazası denilen bir olay vardır.

Bunun yapısında, fıtratında bunlar var’ demişti.

15 yıldır iktidardalar ama hiçbir şeyden sorumlu değiller.

Genel Müdür Ramazan Doğru’nun eşi Melike Doğru AKP belediye meclis üyesiydi.

Soma Holding madenlerinde çalışan işçileri zorla AKP’nin civar kentlerdeki mitinglerine taşırlarken sorumluydular.

Bu ocaklardan çıkan kömürleri dağıtıp oy devşirirken sorumluydular.

Ocaktan 301 işçi kardeşimizin yanmış bedenleri çıkarılırken sorumlu değiller.

Hala kulağımda çınlıyor ‘abla çizmelerimi çıkarayım mı?’ diye soran o madencinin ezik sesi.

Ulan bırak kirlensin o sedye!

Sana ne?

Hiç gözümün önünden gitmiyor Başbakan  müşaviri Yusuf  Yerkel' in bir madenciyi yerlerde tekmelemesi.

Yaklaşık 4 yıldır devam eden Soma katliamının duruşması 26 Mart 2018 tarihinde yapıldı.

Yandaş, yalaka, havuz medyasında bir kelime dahi edilmedi.

Bu duruşmada iki yıldır mütalaasını sunması beklenen savcı nihayet mütalaasını sundu.

Tabi beklenildiği gibi oldu.

Savcı, sanıkların iddianamede istenen cezalardan daha az ceza ile cezalandırılmalarını istedi.

Duruşmada ocaktaki sensörlerin çalışmaması ile ölümler arasında bir bağlantı yoktur denildi.

Kullanılmayacak haldeki eski gaz maskelerinden işveren sorumlu tutulmadı.

Açıkça patronlar korunmaya çalışılıyor.

İşveren vekillerine  ‘olası kastla öldürme’ suçundan, 301 kez ve 20 ila 25 yıl arası hapis cezası istenmişti.

Bugün ‘bilinçli taksir’ suçundan cezalandırılmaları isteniyor.

Katliam olmaktan çıkarılıp, basit bir trafik kazasına indirgeniyor.

İşçileri katliama götüren sürecin üstünü örtmeye çalışıyorlar.

Patron Alp Gürkan’ın hala tutuklanmamış olması, bu davadan adalet çıkmayacağının işaretidir.

Bu ocakları özelleştirerek bunlara devreden AKP iktidarı ve Patronlar,

gerekli önlemleri almayarak katliama davetiye çıkardılar.

Somalı ailelerin adalet mücadelesini ve davalarına sahip çıkmalıyız.

Bu nedenle karar duruşması olması beklenen 19 Haziran  tarihinde,

tüm herkes Akhisar ağır ceza mahkemesinde olmalıdır..

Karar ne çıkarsa çıksın, Soma’nın hesabı sorulacak!

Bugün değilse bile yarın mutlaka sorulacak!

Bu hesap kesinlikle mahşere kalmaz dostlar!

Hoş Kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-10/04/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500