Advert
Advert
Advert
ÖZELLEŞTİRME VE TERÖR
Kemal ÖZCAN...

ÖZELLEŞTİRME VE TERÖR

Bu içerik 429 kez okundu.

Dün akşam  gündeme bir son dakika haberi düştü.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, 14 şeker fabrikasının özelleştirilmesi için ihale sürecinin başlatıldığını açıkladı.

Arkadaş ne Cumhuriyetmiş ama?

Sata sata bitiremediler.

Menderes’le başlayan, Özal’la ve Tayyip Erdoğan’la süren özelleştirme talanı,

anlaşılan o ki son kale düşene kadar devam edecek.

Özelleştirme İdaresi 14 şeker fabrikasını satışa çıkarmış.

Bu kapsamda Afyonkarahisar, Alpullu, Bor, Burdur, Çorum, Elbistan, Erzincan, Erzurum,

Ilgın, Kastamonu, Kırşehir, Muş, Turhal ve Yozgat şeker fabrikaları satılacak.

İhaleler şeffaf olacakmış!

İşçi, çiftçi korunacakmış!

İnanmayın, hep aynı yalan, hep aynı alavere,dalavere.

Şekerde özelleştirme pancar üreticisinin, o fabrikalarda çalışan emekçilerin ölüm fermanıdır!

En vahimi mısır şurubuna mahkum olacak halkımızın ölüm fermanıdır!

Sakın ‘ben mısır şurubu kullanmıyorum’ demeyin.

İçtiğimiz kolada, meyve suyunda, gazozda, birada, yediğimiz çikolatada, tatlıda, kekte, pastada, dondurmada,

baklavada kısacası yüzlerce üründe mısırdan elde edilen şurup kullanılıyor. 

5 liraya satılan baklavanın içinde ne var sanıyorsunuz?

O fabrikaları halk kurdu, yasalarla koruma altına aldı ve devlete emanet etti.

Devlet ne yaptı?

Kendisini ele geçiren, sözde millici ve yerlici iktidar tarafından bir çırpıda satıldı, satılıyor.

Daha önce birkaç defa yeltendiler, hatta ihaleleri bile yapılmış, ancak Danıştay iptal etmişti.

Devlet onu mu üretir, bunu mu üretir? diye diye mirasyedi, müsrif bir evlat gibi satıp savdılar.

15 yıllık iktidarları boyunca bir tek fabrika yapmayan siyasi iktidar,

Cumhuriyetin kazanımlarını, halkın malını teker teker satıyor.

Geçtiğimiz kasım ayında Maliye Bakanı Naci Ağbal, ‘şeker fabrikaları benim gözümün bebeği.

İşçilerimiz, sendikalarımızla şeker fabrikalarının daha da büyümesi için çalışmalar yapacağız.

tabii özelleştirme de yapacağız’ demişti. 

Neden satıyorlar?

Zarar mı ediyor, yoksa hammadde mi bulamıyorlar?

Hayır!

Özelleştirme sıcak para uğruna yandaşa, eşe dosta peşkeş demektir.

Önce nişasta bazlı şeker için yasalar çıkardılar.

Sonra 696 sayılı KHK ile Şeker Kurumunu kapattılar.

Şimdi de Şeker fabrikalarını satışa çıkardılar.

Gördüğünüz gibi özelleştirmeye savaş bile engel olamıyor.

Çünkü AKP’li Reis ‘ben ülkemi pazarlamakla grevliyim’ demişti.

Şeker fabrikalarının bir savaş durumunda silah üretimi yapacak şekilde planlandığı söylenirdi.

Doğruymuş, işte bugün satıp savıp parasıyla füze, tank, top filan alabiliriz.

İhale süreci başladı.

Dün Et Balık Kurumu, Yem fabrikaları, Süt fabrikaları, Sümerbanklar,Tütün fabrikaları..

Haberleşme, Petro kimya ve Enerji santralleri..

Bugün Şeker fabrikaları.

İşçisiyle, çiftçisiyle, nakliyecisiyle 8 milyon insanı etkileyecek bir satış.

İlginçtir, bu 8 milyonun AKP’ye oy verme oranı yüzde 70..

‘Nerden baksan  tutarsızlık, nerden baksan ahmakça’

Milleti nişasta bazlı şekere mahkum ediyorlar.

Amerika’lı şirket Cargill’e kotasız üretim hakkı getirdiler.

Özelleştirme pancar üreticisinin ve şeker tüketicisinin ölüm fremanı gibi.

Yanlış tarım politikaları sonucu ülkemizi ithal tarım pazarına dönüştürdüler.

O zamanki şartlarda , yokluk yıllarında zorluklarla kurulan bu fabrikalar ,

bölgelerde tek sanayi kuruluşu olmakla beraber , çiftçilerin gelirine katkı ve işsizliğe karşı istihdam yaratmıştır.

Yem fabrikalarını sattılar, Süt fabrikalarını sattılar, Et-Balık kurumlarını sattılar.

Hepsi kapandı, sonra da terör hortladı.

Bana göre terörün artış göstermesinin en önemli sebeplerinden biri de tarımda yapılan özelleştirmelerdir.

Tarımdaki özelleştirmeler adeta terörü besledi..

Özellikle doğu bölgelerinde kurulan bu fabrikaların ,

bölgeye getirdiği hareketliliğin yanı sıra ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan da önemli bir yeri vardı.

Bu denli bölge halkı için ve istihdam için önemli olan bu fabrikalar,

kuruluş zamanındaki amaçları, misyonu hiçe sayılarak bu fabrikaların ülkeye sağladığı katma değeri ,

yarattığı istihdamı sıcak para uğruna hiç önemsenmediler.

Aynı hatayı şeker fabrikalarını satarak yapıyorlar.

Bir özelleştirmedir tutturmuş gidiyoruz.

Ülke elden gidiyor kimsenin umurunda değil.

Bugün bizler Cumhuriyeti kuranlara minnetle, rahmetle anarken,

yarın bizim torunlarımız inanın bizlere beddua ederek anacaklar.

Tarımsal kalkınma olmadan, sanayi devrimini gerçekleştirmeden hiçbir şey başarmamız mümkün değildir!

Ülkemizin devasa kurumları 3-5 yıllık karlarına yerli ve yabancı sermayeye devrediliyor.

Yerli sermayenin de arkasında yabancı finans şirketleri var.

Halktan aldıkları akıl ve mantık dışı vergilerle saltanat sürüyorlar.

Kendilerine  milli ve yerli, özelleştirmeye karşı çıkanlara da hain, FETÖ’cü, PKK’lı demeye başlarlar.

Neyin millisi, neyin yerlisi?

Milletin malını satan,tünelden, köprüden geçsen de geçmesen de para alan milli ve yerli bir iktidar.

Kendi çıkarlarının, kendi koltuklarının millisi.

İşçiler, çiftçiler, nakliyeciler ve şeker tüketen tüm halkımız el ele vererek direnişe geçmeli,

ve bu yağmaya, talana, saldırıya bir son vermelidir.

Ülkemiz bu özelleştirmeci zihniyetten kurtulmalıdır.

15 yıldır ülkemizin üzerinde kirli yeşil bir kötülük kol geziyor.

Bundan kurtulduğumuz gün,  tekrar inşa edilmesi gereken çok şey olduğuna inanıyorum.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-21/02/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500