Advert
Advert
Advert
OPERASYON MU, HAREKAT MI, SAVAŞ MI?
Kemal ÖZCAN...

OPERASYON MU, HAREKAT MI, SAVAŞ MI?

Bu içerik 457 kez okundu.

Neymiş efendim?
Savaş sadece devletler arasında olurmuş.
Türkiye’nin Suriye topraklarına, yani Afrin'e girmesi savaş değilmiş.
Savaş tanımlarına uymuyormuş.
Terörle mücadele dedik, 
harekat dedik,

operasyon dedik.
Savaş demeye bir türlü dilimiz varmıyor.
Yürütülen mücadeleye savaş vurgusu yapmamakta neden bu kadar ısrarcıyız?
Savaş dersek karşı tarafın bir devlet olduğunu mu kabul etmiş oluyoruz?
Yoksa savaş hukukundan mı muaf tutuluyoruz?
Bırakın Allah aşkına böyle kavramlarla oynaşmayı.
Mahkemede hakim, Can Yücel'e biraz daha kibar ol diye uyarınca, 
O da 'bizim köyde göte göt derler hakim bey' demiş.
Biz ise lafı dolandırıp duruyoruz.
Uluslararası savaş tanımları bellidir.
Karşındaki Amerika’nın kara gücüm dediği, eğittiği ve ağır silahlarla donattığı,
Suriye’deki bir kantonun silahlı gücü.
Kaldı ki, PYD’ nin Suriye’de güçlenmesinin sebebi Amerika ile birlikte yürüttüğümüz Suriye politikasıdır.
Kantonlar devlet içinde küçük birer devlettir.
Barzani’nin Kürdistan referandumu için ‘savaş sebebidir’ dedik durduk.
Güneydoğu kentlerindeki çatışmalar için 'saray savaşı, vatan savaşı' tartışması yaptık durduk.
Ondan sonra savaşlar iki devlet arasında olur muş!
Bir devlet Türkiye’nin egemenlik haklarını ihlal ederse ancak o zaman savaş çıkarmış.
Bir devlet kendini oluşturan parçalarla bile çatışsa adı savaştır.
Sosyal sınıfların çatışması bile bir iç savaştır.
F16 savaş jetlerinin 72 sorti yapıp komşu ülkenin egemenlik sahası içindeki hedefleri bombalaması savaş olmuyor.
Böylesine basit kelime oyunlarına ne gerek var?
Adı ne olursa olsun, saldırı kararını yönetenler verir.
Yönetilenler ölür veya öldürür.
Değişen sadece savaşın bahaneleri ve ismi.
Amerika Irak’a demokrasi getireceğim diyerek Irak’ı işgal etti.
Terörle mücadele yaptığını söyledi.
Saddam’ın elinde, bir türlü bulamadığı nükleer silahlar olduğunu iddia etti.
Ama biz bunun bir savaş olduğunu biliyorduk.
Herkes olup bitenin farkındaydı.
Emperyalizm nükleer başlıklı barış güvercini oldu çıktı.
Güya Irak’ın toprak bütünlüğünde gözleri yoktu.
Ama petrolüne el koydu.

Irak savaş mıydı, harekat mı?
Bugün de bizi yönetenler diyor ki, 'kimsenin toprağında gözümüz yok'
Gerçekten terörü silahla bitireceğinizden bu kadar emindiyseniz,

neden iki-üç yıl önce demokratik açılımlar, çözümler siyaseti yaptınız?
Çünkü o gün öyle işinize geliyordu.
Bugün böyle.
Politik hedefleri gelecek nesiller değil, gelecek seçimler.
AKP iktidarının çözüm sürecine karşı çıkanlar kandan beslenen vampirlerdi.
İktidar bu süreçleri iç politika malzemesi yapmasını iyi beceriyor.
AKP şunu da çok iyi biliyor.
Terörle mücadeleyi PKK’ya karşı yaparsa siyasetin tüm aktörleri kendisini destekleyecek.
Çünkü AKP’nin bir adım önüne geçebilecek vizyona sahip bir siyasi parti yok.
Siyasi iklime şoven bir milliyetçilik, yani koyu bir ırkçılık hakim.
Buna sosyal demokrat olduğunu iddia eden CHP’de dahil.
Oysa bu ülkede ezilen halkı ve halkları bir araya getirecek söylem,

ve politikaları üretmeden AKP’ye alternatif olunamaz.
Dış politika söz konusu olduğunda AKP’nin peşine takılıyor.
AKP milliyetçilik, muhafazakarlık ve dinden beslenir.
Bu ülkenin bu hale gelmesinde hiç payları yoktur.
15 yıldır iktidar olan başkaları.
Savaşa hayır diyenler hain.
Ve kandan beslenenler muhalefet.
15 yıldır iktidardalar ama olup biten hiçbir olumsuzluktan sorumlu değiller. 
Kör bir milliyetçiliğin hortladığı, iç karartan kötü günlere kadar geldik
Bu savaşın bir faydası olduğunu düşünüyorum.
Hiç değilse milli damadımızın ürettiği silahlı insansız hava araçlarını (SİHA) deniyoruz.
Bu ülke için gerçekten üzülüyorum.

Dilerim siviller ölmez. 
Bir şairimizin dediği gibi,
'Kandan kına yakılmaz'diyorum.
Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!
Kemal ÖZCAN -03/02/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500