Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
FİLVARİ USTA
Turgay MUTLU...

FİLVARİ USTA

Bu içerik 669 kez okundu.

Sevgili hemşerimiz Yüksek  Mimar Ertuğrul Aladağ, manevi dedesi Mimar Mihail Kostantinoğlu’nun hayat hikayesini anlattığı ‘’Filvari Usta’’ adlı romanını geçen hafta içinde zevkle okudum. Roman, belgesel, anı ve öykü türü kitapları oldum olası okumayı çok severim. Hele yerel, yöresel kitapları yazan arkadaşlarımızın kitaplarına bayılırım. Zevkin doruğuna varır, sayfalar çabucacık bitmese bari diye de hayıflanırım. Bu güzel kitabın tanıtımını yaparken yaşadığı kentini çok seven, bu tarihi şehre aşık biri olarak bir eksikliğimizi buradan dile getireyim. Muğla’da tam donanımlı bir kitabevi yok. Yerel yazarlarımızın eserlerinin satıldığı bir kitabevi yok. Oysa Muğla ve İlçelerinde birçok değerli, donanımlı yazar arkadaşlarımız var. Arkadaşlarımızın yazdığı kitap sayısı o kadar çok ki, birçoğunun yazdığı ve şahsıma imzalayıp hediye ettikleri eserleri kütüphanemde oldukça yer kaplıyor. Ayrıca Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin yayınladığı yerel birçok eser de var. Tüm bunların satıldığı ve teşhir edildiği bir mekan nedense Muğla’mızda yok.  Çok üzülüyorum bu duruma. Geçenlerde bu konuyu gündeme getirerek Muğla’da MUSANDER üyeleri olarak Belediye Kültür Evinde arkadaşlarla konuştuk, yorum yaptık. Bu sorun mutlaka çözülmelidir. Menteşe Belediyesi, derneğimiz MUSANDER’e  iki, üç odalı bir yer verirse biz bu sorunu çözeriz. Ben de bu derneğin üyesiyim ve bunu arkadaşlarımızla hep beraber yapabileceğimize,  başarabileceğimize gönülden inanıyorum. Çok güzel şiir yazan şair arkadaşlarımız var. Öykü, roman, belgesel, tarih-anı türü kitap gırla dolu. Bunlar yok olup gitmesin. Gelecek kuşaklara edebi eserler kalsın. Bu konuyu siz okurlarım da dile getirirse sevinirim. Bu güzel kitabın özetini arka kapak yazısından okuyalım:

Ertuğrul Aladağ, ‘’Siz hayattayken yaşarsınız, ben öldükten sonra,’’ diyen ‘’Muğlalı Mimar Sinan’’ Mihail Kostantinoğlu’nun hikayesini anlattığı romanı Filvari Usta’da barışa olan tutkusunu, mimariye ve sanata verdiği değeri, bir mimarın duygu dünyasını edebiyattan aldığı güç ve zevkle anlatıyor.

Romanın toplumsal düzleminde Muğlalı Rumların, Anadolu’da yaşayan diğer azınlıklardan ayrı tutamayacağımız, hazin hikayeleri ortaya konurken artık yaşlanan ve halkı sürgün tehdidi altında yaşayan bir sanatçının geleceğe kalma telaşı da romanın bir başka düzlemini oluşturuyor. Filvari Usta, birlikte yaşamaya olan hasretimizi harlarken 20. Yüzyılın başında tüm Anadolu ve Balkanlarda yaşanan savaşın, sürgünlerin, çatışmaların acı sayfalarını da hatırlatıyor.

Sevgili okurlar, bu güzel kitabı alıp okuyunuz. Tavsiye ediyorum. Özelikle Mimar, Harita Mühendisleri, İnşaat Mühendisleri ve teknisyenler mutlaka okumalı. Çünkü içinde yapı teknikleri ve taş ustalığı da anlatılıyor. Mübadele sonucu Muğla’mızı terk eden Rum dostlarımızın acılarını okurken çok üzüleceksiniz. Kitabı okuyup bitirince içime hüzün çöktü. Keşke bu güzel insanlar buralardan hiç gitmeselerdi. Muğla Saat Kulesi gibi birçok esere imzasını atan ve yapımına öncülük eden Filvari Usta’yı Muğlalılar hiç unutmamalıdır. Ertuğrul Aladağ, unutulmaması için bu güzel eseri yazmış. Emeğine ve  kalemine  sağlık diyorum. Kutluyorum. Gelecek hafta’’ Muğla’da İz Bırakanlar’’ adlı kitabım için kendisiyle bir söyleşi yapacağız. Filvari Usta’nın eserlerini ve Rum hemşerilerimizi konuşacağız. Muğla’mıza büyük eserler kazandıran Filvari Usta’yı saygıyla anıyoruz. Ruhu şad olsun.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500